
( Vekillerimiz Yerel Basını Takip Edemiyor-Etmiyor? )
Bugüne kadar hiç kenti ile Tekirdağ ile anılan, Tekirdağ’ın sorunlarını dillere destan olacak şekilde meclise taşıyan vekilimiz oldu mu?
Kamer Genç’i niçin bütün Türkiye hatırlıyor ve anıyor? Bölgesini, ülkesini savunmaktan bir anlığına bile geri durmadı da ondan. Samimiyetten, yaşadığı şehir ve ülke ile aidiyet bağları kurmaktan başka bir ideali yoktu da ondan…
Ülkemizde, bölgemizde bir araştırma yapıp şöyle bir soru sorsak; “ En çalışkan vekillerden birkaç kişinin ismini söyler misiniz?-Deyiversek, Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Deniz Yavuz yılmaz, Kürşat Zorlu, Cemal Enginyurt, gibi farklı partilere, şehirlere ait vekillerimizin ismi öne çıkıyor.
Buna benzer bir araştırmayı kendi bölgemiz, kentimiz için yapsak; “ Vekillerimizi tanıyor musunuz? Bugüne kadar şehrimizin bir sorunu için onları sahnede, kürsüde çırpınırken, mücadele verirken gördünüz mü, duydunuz mu?” desek, inanın bana doğru dürüst vekil ismi hatırlayan ve bilen çıkmayacaktır.
Niçin? Meclis denen bu yüce yer, sadece göstermelik ve belli imkânların alındığı, keyif yaşandığı bir yer midir? Bu ulus, en fedakâr zamanlarda bile vekillerinin değerli maaşlarını, vip imkânlarını desteklemiş, sırtlamış, kendi yağıyla kavrulurken, vekillerinin huzur içinde yaşamaları için onurlu bir sessizliğe girmiştir.
Ya vekillerimiz? Niçin yeterince şehrin, bölgenin sorunları için kalıcı, istikrarlı ve samimi çabalar göstermiyorlar?
Göstermelik açılışlar, kutlamalar ve anmalarda burada görünüyorlar. Güya halkın içinde oluyorlar…
Görünen o ki, sayın vekillerimiz yerel basını dahi takip etmiyorlar. Yerel basını takip etmezseniz, sorunları yerinde, halk gibi yaşayarak görmez, hissetmezseniz o yüce Meclis çatısı altında da sessizce oturur, vekilken yitik uygarlıklar gibi yitik hale gelirsiniz.
Sayın vekillerim, halkın içine girin… Halkın içine inin… Sayın vekillerim, daha samimi, daha kalıcı, istikrarlı çabalar içinde olun…
Yerel basını okumuş olsanız, boşalan köylerimiz, yok olan bağcılığımız, hayvancılığımız için çok daha kalıcı, anlaşılır çözümler için ter dökersiniz.
Yerel basını birazcık okumuş olsanız, Ganos-Işıklar Dağları için sürekli dile getirdiğimiz “ Bungalov Ev “ turizmi altında dağlarımızın, meralarımızın nasıl parsellendiğini, tel örgüler içine alındığını yüce Meclis kürsüsüne taşır, yeri göğü inletirlerdi…
Yerel basını birazcık takip etmiş olsanız, Gelibolu-Çanakkale Tekirdağ Şehitler Abidesi böyle boş ve yalnız kalmaz, Çanakkale turizmi programlarına katılmasını sağlar, Tekirdağ’ın turizmine birkaç yudum su sağlamış olurdunuz…
Basınımızı biraz takip edebilseniz, şehrimizin boşalan meydanlarına inemeyen, ekonomik ve daralmış sosyallik yaşayan insanlarımıza kulak verirlerdi. Park ve bahçeleri, yetersiz yeşil alanları, çocuk parkları için çok daha hızlı ve sağlam projelere katkı için çaba harcarlardı…
Velhasıl sayın vekillerimiz, eğer başarılı vekillerimiz olmasa, bir parça siyasi korkunuz olmasa, şehrimize bile uğramayıp, Ankara’nın keyfini çok sürecek ve canınız da hiç ama hiç sıkılmayacak…
Bir de sormak isterim sayın vekillerimize, burası bir deniz şehri olduğu halde, halkımız balık ekmek yemeye bile cesaret edemiyor. Ekonomik, ucuz ve kaliteli hizmet yerleri bu şehre uğramıyor; niçin? Şehrimiz deniz kenti olduğu halde, ekonomik olanakları en altta olanlar dahi, yürüyerek, çoluk-çocuk ve torunlarını alıp halk plajları denen, olmayan plajlara gidemiyor; niçin?
Bir Antalya, Kaş, Çeşme, Alaçatı, Alanya bunu; şehir insanlarını yürüyerek halk plajlarına çekebilmiş, pekâlâ başarılı olmuşlar. Halk plajları olan, halktan her kesimin faydalandığı kentlere gidip, halkın denizden en ucuz, en kolay nasıl yararlandığını da mı görmüyor, araştırmıyoruz?
Ne diyelim, vekilliğin kıymetini iyi bilin sayın vekillerimiz. Bu ülkede bu kadar sessiz kalıp da böyle keyifli, huzurlu başka bir iş, meslek bulamazsınız…
Her zamanki gibi, sözümüz çalışan, vicdanıyla, zihniyle yaptığı işten, halkın hakkını, adaletini koruyup, kollama adına, döktükleri alın terlerinden onur duyuyorlarsa, şikâyetleri yoksa sürçü lisan ettiysek affola…