TEKİRDAĞ’IN SUSKUN CADDELERİ

Yayınlama: 08.01.2020 13:55
A+
A-

[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]

 

Ülke genelinde yaşanan küçük esnaf sorunları, ekonomik zorluklar Tekirdağ merkezinde çok daha fazla hissediliyor. Tekirdağ Süleymanpaşa’nın anlı-şanlı caddelerine bir bakın! Dokunaklı sessizlikleri dinlenmeye çekilen, uykuya ihtiyacı olan insan huzurunu taşımıyor. Plansızlığın, dengesizliğin, gamsızlığın gafletine teslim olmuşluğun acısıyla neredeyse dile gelmiş durumdalar…

 

Eski Vali Konağı Caddesine bir bakın! Denize doğru akıp giden, en önemli ve canlı olması gereken caddemizin burukluğuyla yüzleşmek için ağır ağır bir dolaşın. Bu cadde ve civarı; Ertuğrul Mahallesi turizmin; dolaşımın en canlı noktaları olması gerekirken, en suskun ve en tahlisiz bir görüntü içinde…

 

Güney Kafkasya seyahatimin başlangıç noktası Batum’du. Rusların 100 yıl önce çizmiş olduğu şehir planı karşısında Batum’a her gidişimde bu imrenme şaşkınlığını yaşıyorum. Sokaklarına bile girdiğiniz zaman cadde görünümlü muhteşem planlı yerlerle karşı karşıya geldim. Geniş; neredeyse sokakları bile cadde görünümlü her şeyin düşünüldüğü yerlerin planları günümüzden 100 yıl önce yapılmış…

 

Tekirdağ’ın sokaklarına girsek çıkamayız. Kaldırımı olmayan, araçlara ve kargaşaya teslim olmuş sokaklar… Yetmezmiş gibi bir de araç trafiğini geçirdiğimiz sokakların kimsesizliğini ne yapacağını bilmeyen idarecilerin çaresizliğini hissetmemek mümkün değil…

 

Muratlı Caddesi; iki dönem önce (Dr.Adem Dalgıç) çok iyi para harcanarak neredeyse aylar süren yatırımların yapıldığı Muratlı Caddesi; belki de en tahlisiz olanlarından… Günün üzerine bir gece çökmeye görsün; en ıssız hale gelen caddelerimiz; korkulacak vaziyete alıyor. Muratlı Caddesi gibi ana caddelerin dükkânlarının boşluğu, yepyeni durumdayken viran bakışları içinizi dağlar…

 

Peştemalcı Caddesi’nin diğer caddelerden hiçbir farkı yok. Eski medeniyetlerin izlerini, öykülerini ruhunda saklayan Eski Vali Konağı Caddesiyle birlikte denize doğru süzülen; tıpkı Fırat ve Dicle Nehirleri gibi bir medeniyetten diğerlerine akıp giden insan seslerine hasret bir caddemiz; Peştemalcı Caddesi…

 

Tarihine, tarihi eserlerine ve en önemlisi kendi insanına yeterince önem vermeyen idarecilerin elinde umutlarımız çoktan yaşlanmış ama her daim sihirli değnek beklemeye, şişenin içinde çıkacak cin’i hayal eden masalımsı bir yaşamın içinde şehirde yaşadığımızı sanan köylüler bile değiliz…

 

Kolordu Caddesi, Muratlı Caddesiyle yakışır yoksulluğa, boş dükkânlarının kasvetiyle bizlerden yardım dilenmeye devam ediyor… İdarecilerimizin, anlı şanlı yöneticilerimizin büyük çözümler üretmek gibi dertleri yok… Yol yapmayı, su getirmeyi marifet sanıp, İNSAN getirmeyi çoktan unutmuşlar…

 

Caddelerimiz talihsizliğe kurban olmuş… Caddelerimize yatırım yapmış insanlarımızın dükkânları; varlarken yok hükmündeler… Varsa yoksa Hürriyet Mahallesinin öğrencilerden kaynaklanan hareketleri, canlılığı şehircilik olarak görülüyor olabilir. Oysa şehrimizin ana merkezi gözyaşı içinde, terkedilmişliğinin ağıtlarını yakıyor…

 

Caddelerimiz suskun… Caddelerimizin insanları, caddelerin çekiciliği olmadığı için oralarda yoklar… Evlerine, kahvehanelere hapsolmuş insanımızın huzuru, şenliği nasıl yücelebilir ve nasıl artabilir? Kayıp medeniyetlerin durumuna düşmek üzereyiz…

 

Sadece Kolordu ile Muratlı Caddesi arasında bulunan açık ve kapalı otoparkın yeri değerlendirilse; oda tiyatroları, kültür merkezleri, sosyal alanlarıyla şehir merkezimizin suskun biçare kaderi kendiliğinden değişecek; şenlenecek şehir merkezimizin caddeleri…

Marka Flower Çiçekçi