Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Güya bütün eserlerimiz Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurumu Müdürlüğü ve Belediyelerimizin ilgili kurumları tarafından korunup kollanıyor…
Bu nasıl iştir?15–20 yılda yüzlerce ahşap bina, bütün şehir halkının ve bütün yetkililerin gözleri önünde toz duman oldu.
Böyle koruma düşman başına dersek yanlış anlaşılır mı? Ördeklidere Caddesi ve diğer birçok yerde tarihi çeşmelerimiz, parça parça, usul usul yok olmuyor mu? Alınan önlemler var mıdır tarihi çeşmelerimiz adına?
Sadece tarihi çeşmelerimizi bir parkta toplamış olsak, belki de en çok ziyaret edilen açık hava tarih müzesi olacakken, görmeyen, duymayan sorumluluk almayan yöneticilere, amirlere söz para etmiyor…
Kolordu Caddesi üzerinde bulunan Kambur Ahmet Ağa evinin kalıntısı, yıkılmamak için direniyor ama aynı zamanda Belediyelerimizin ilgili kurumları, pek saygın müdürleri de bir türlü görmemek için direniyorlar.
Aylar önce gelen resmi bilgi, en yakın zamanda projesinin hazırlanıp kurtulacağı üzerineydi. Beklemedeyiz: Kolordu Caddesi’nde direnen son çığlıkları atan tarihi yerimiz için.
Çalıkuşu Konağı olarak bilinen yerimiz birkaç yıl önce yandı, bitti kül oldu. Yine bir başka Belediye büyüğümüz:
Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanında, esirin 85 sayfası Tekirdağ’da kurgulanıyor, geçiyor. Şehrimiz için edebiyatla tarihin birleşmesi, özellikle Ertuğrul Mahallesi için düşünülen dönüşüm için bir fırsat olduğu halde, halen ses seda çıkmıyor burasını yenileyecek sorumlulardan.
57.Alay olarak bilinen binalarımızın bazılarının belleri çoktan büküldü. Bel kemikleri kırıldı, bütün şehir insanı, amir ve yöneticilerin gözleri önünde. Geriye kalan üç tanesi kurtarılıp çok farklı kültürel, sosyal, ekonomik gelişmeler için kullanılabilecekken, diğerlerinin de toza, dumanı karışmasını bekliyor gibiyiz…
Yahu, görmüyor musunuz, şehre geçici olarak gelen Bulgar Milleti mensupları bile hareket kattı. Ekonomik, sosyal girdiler, değişimler sağladılar. Bir de bu işin 12 ay olan hareketini düşününü! İç ve dış turizmi sadece alışverişle kurtaramayız. Yaz yağmuru gibi alışveriş hareketleri bir şehrin gelişmesine büyük ve kalıcı katkılar veremez.
Her türlü dönüşümü, kıyıda kenarda kalmış bütün tarihi mekânlarımız, eserlerimiz ile birlikte yapmalıyız. Bir tarafa, alış verişi, bir tarafa eğlenceyi, diğer taraflara, sportif, kültürel etkinlikleri, yarışmaları ulusal ve uluslar arası seviyelere getirerek istersek bu şehrin yüce kaderini beş yılda başka bir tarafa döndürmek elimizdedir…
Sözün özü; yok olmaya başlamış tarihi çeşmelerimizi, uygun olmayan cadde kenarlarından kaldırıp TARİHİ ÇEŞMELER parkı yapmalıyız. Tarihe ve insana saygı, sevgi bunu gerektirir.
Kolordusu’nda çok az bölümü sağlam kalmış ve çok önemli bir öyküsü olan Kambur Ahmet Ağa’nın evinin kalan kısım acilen güçlendirilmeli, kurtarılmalıdır.
Çalıkuşu Konağı, bu şehir ve Ertuğrul Mahallesi’nde başlayan büyük kültürel hareket, kalkınma için vazgeçilmezdir. Yok sayılmamalı… Unutulmamalı…
57.Alay Binaları, sadece Alman mimarisine saygı gereği değil, isterse bir öykü, efsane kadar Gelibolu Savaşları ile kurulacak bağ ve bağlantılar eşliğinde acilen dönüşümü, bakımı, onarımı ve halkın her türlü etkinliklerine açılmalıdır.
Özellikle 57.Alay binaları müzeciliğin yanında, üreten kadınlarımız için muhteşem atölyeler satış yerleriyle şehrimize bambaşka renk ve enerji katmaları mümkünken…
Ve tarihi çeşmelerimiz, yeterince gözyaşı döktüler. Kayıp verdiler; onların da söyleyecek bir şeyleri var; öykülerini de kitabelerinin yanına yazarak, tarihi çeşmeler parkını oluşturmalıyız…