Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
TÜRKAN ANNE
————————–
Böyle bilindi ve ona genç kızlar tarafından böyle seslenildi; TÜRKAN ANNE! Annelik kavramının yüceliğini çok şeyle anlatabiliriz; sözcükler, bakışlar ve susuşlarla…
ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği) Tekirdağ Şubesi,2017 yıllında Süleymanpaşa Belediyesi tarafından yapımına destek verilen 100.Yıl, Türkan Saylan Parkında Türkan Anneyi; Annemizi andık… Hatırlanmak güzel şey; insana özgü ve gizemli bir şey!
Hatırlanmanın bin bir türlü anlamı var. İyi şiirin şairi, hikâyenin yazarı, felsefenin filozofu, yapının mimarı olarak hatırlanabilirsiniz. Bir de insana, kız çocuklarına; çocuklarımıza verilen yüce, varoluş katkılarını düşününce; insan genlerine, hücrelerine geçen bir etki; sevginin uzlaşmış, dingin haliyle hatırlanmak var…
Türkan Saylan; Türkan Anne, ne yaptı da bunca zaman onu anıyor, hatırlıyoruz? Bir parçasını, matematiğin güvenli ve şaşmaz rakamlarıyla yazalım;
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği 1989 yılında kuruldu. Günümüzden 30 yıl önce. Kendilerine görev edindikleri ana düşünce; Atatürk Devrimleri ve Cumhuriyetin kazanımlarını koruma yolunda insan haklarına saygılı, bilimsel, sanatsal olandan uzaklaşmadan düşünceye tutunma ve sorgulama anlayışını geliştiren, çağdaş bir yaşam alanında eğitim vermek, çözüm üretmek ve kamuoyu oluşturmak…
Bugüne kadar, Altmış Dört Bin Dört Yüz, İlköğretim ve Lise öğrencisine burs verildi. Otuz Dört Bin Yüz Elli, Üniversite öğrencisine burs verildi. Otuz Beş öğrenci yurdu, Yirmi Dört ilköğretim okulu yapıldı. Otuz İki Köy okulla buluşturuldu. Yedi Yüz Altmış Dokuz, Anasınıfı yapıldı. Beş Yüz Altmış Beş Adet oyun parkı yapıldı. Eğitim ve Kültür Evleri, Çalış taylar, Gençlik Kurultayları…
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Tekirdağ Şubesi Başkanı Gömeç Göçmen bütün bu güzellikleri, insana, gençlere, çocuklarımıza ulaşan yatırımları anlatırken, Türkan Saylan’ın Parkı, parka, anma törenine gelmiş insanların duruşu bir tek şeyi anlatıyordu; Cumhuriyetin, Atatürk Devrimlerinin, eğitim, ilim ve sanatla buluşmanın kaçınılmazlığının ve vazgeçilmez oluşunu…
AKMAYAN ÇEŞMELER, CİDDİYE ALINMAYAN HAYRATLAR
———————————————————————————–
Şehirleri şehir yapan en önemli şey; Devletleri devlet yapan şey gibi; devamlılık-İSTİKRAR…
Tekirdağ’ın dönüşüm aşkı, eğriden doğruya doğru evrilirken, yanlışlıklar, eksiklikler bir türlü tamamlanmıyor. Düzen, istikrar; bize çok uzak bir anlayış gibi…
Tarihi Yalı Hamamı, tarihi çeşmelerimiz hiç yokmuş gibi; onlara hiçbir şekilde emek verilmemiş, o çeşmelerden insanlarımız faydalanmamış, anıları, hatıraları, tarihsel önemleri yokmuşçasına unutuldular; kaybolup gitmeye TERK edildiler…
Bu anlayışı desteklemek mümkün değil! Anlamak da öyle… Daha çok yeni canlı bir örneği; hayrat amaçlı; Ahmet Şenel adına 1985 yılında Mumcu Çeşme Caddesinde yapılan çeşmenin suyu çoktan kesilmiş.
Yörede oturan bir kadın; beni fotoğraf çekerken gördüğünde belki de içine doğmuş bir sezgiyle; “ Çoktandır suyu akmıyor! Ne güzel akıyor, gelen geçen suyundan içiyordu!” diye seslenişi ve sesindeki hüznü anlatamam…
1985 Yılında Ahmet Şenel Hayratı, olduğu yere çok da güzel yakışmış. Bir estetik görüntü yanında, zamana, iyiliğe, suya, susamışlığa, faydaya adanmışlığını sanki en iyi anlayan iğde ağacı olmuş.
Bu çeşmeye gidip, o iğde ağacını görmenizi isterim. Onun sarılımı, çeşmeyi kucaklaması; sanki belediyemizin anlayışını, eksikliğini, vefasızlığını anlatmak istiyordu. Belki de anlatıyor; ağaçların kendi içerlerinde dilleri, haberleştiklerini biliyoruz artık…
Bu çeşme ve diğerleri; tarihi çeşmelerimizin kurtarılması, insanlarımızın hizmetine, manevi ve estetik duygularımızı onarmak adına çok faydalı olacaktır; yapılamaz, başarılamaz mı?