TEKİRDAĞ’IN YAMAN HALLERİ–338

Yayınlama: 01.06.2018 16:31
A+
A-

YERLİSİ YOK BURALARIN

————————————————-

Bu ses-haykırış toplumların, insanların algılarına tesir etmekten öte edebi dünyayı var etme, insanın takılıp kaldığı yerden öte geçirme adına söylenmiştir. Kıt olan tespitlerdendir. İyi kulaç atanlar, tırmananlar anlar veya anlamaya çalışır; bu tür ritmin kalp atışlarını.

Leyla Erbil “Kalan” kitabında böyle bir tespite, felsefik, sosyolojik ve edebi çıkışa yer vermiştir. Neredeyse kitabın bana damlayan en değerli kültürel akışıdır.

Yazar, İstanbul’u seyreder, dolaşıp tarihe dokunurken; bir sürü ize rastlar. Kim bilir hangi uygarlıkların, diğer uygarlıklara aktardığı; üst üste koyduğu tarihsel, mimari, öyküsel izler…

Bir yerde kendini tutamaz; tutulmuş insan aklına, her daim sınırları çizmekle, duvarları yükseltmekle meşgul korku ve korkunç düşüncelere esir olmuşlara; “ Yerlisi yok buraların!” diye seslenir.

Her daim yeni ile eskinin çelişkileri! Belki de en yabanıl, vahşi zamanlardan kalan içgüdülerimiz. Kendi kabilemize, topluluğumuza yer tutmak için; hayvanların bugün dahi yapmış olduğu; yer, ev, eş kavgaları…

Bu kadar büyük gelişmeler, savaşlar, iç içe geçmiş kültürler; gelinen noktada bir avuç batı felsefesi…

Hâlbuki göçlerle ne çok karışmışız; eski ile yeninin; yerli ile muhacirin kavgaları, sevdaları, acılarıyla yoğrulmuşuz…

“ Yerlisi yok buraların; yerlisi yok hiçbir yerin!”

Yazar, asıl yerlilerin toprağın altında olanlar olduğunu, hatta daha da yerli olanların daha da altta, ondan da yerli olanların onun altında olduğunu hatırlatır. Hatırlatmaktan öte, esaret zincirini balyoz ile koparmayı dener. Belki de anahtarı yanı başımıza bırakmak ister; kendi kendimizi kurtaralım diye…

Kulaklarımda çınlıyor bu haykırış; Yerlisi yok buraların! Yerlisi yok hiçbir yerin…

Bugün gelinen noktada; batı diyarı, düşüncesi, Rumeli kültürü, Anadolu gerçeği övünmesi, barışçıl işbirliği yaşanırken daha; yerli, muhacir kavgaları; hatta Karabezigan Köyünde olduğu gibi; yerli, muhacir mezarlığına kadar vardırılmış akıl olmaz, mantık ışı olan yer işaretleme, alan yaratma becerileri.

Geldiğim yerde; yani doğduğum diyarda bize de “yerli” anlamına gelen argo seslenişler yaparlardı insanlar. Bir türlü kabul etmedi; yaşama dair arayış içinde olan benliğim. Oysa dedelerimizin babaları da MUHACİRDİR…

Göç, terk yorgunu, suskunuydular…

BÜYÜKŞEHİR ve SÜLEYMANPAŞA

BELEDİYE, İNTERNET SİTELERİ

———————————————————————-

İnternetin mucizevî yol alışı çok hızla devam ediyor. Ticaretten, siyasete, edebiyattan, sanata, politikadan, eğitim dünyasına kadar; bütün kurumların, ülke ve dünya insanının dolaştığı bir dünya…

Bu dünyada Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi de, Süleymanpaşa Belediyesi ve şehrimizin diğer kurumlarının alanları var. Çok değerli bir uygulama…

Belediye ve diğer kurumlara ait bu siteleri takip edenlerden birisiyim. Yeterli güncellenmeyen, sadece fotoğrafa yansıtılan içeriği zengin olmayan uygulamalar; tatsız, tuzsuz ve yetersiz. Bir kez; yeterince güncel ve gündemi belirleyen bir öne çıkış yapmıyor, yapamıyorlar.

Diğer kurumlarla belediyelerimizi karşılaştırırsanız; belediyelerimiz onlara göre oldukça önde.

Bir kere bu uygulamaya ayrılan personel; çok çok seçkin olmalı diye düşünüyorum. Sanki bütün görevi, belediye başkanlarını öne çıkarmakmış gibi; faaliyetleri anlatmaktan çok, bütün faaliyet alanlarını ve orada ki kişileri konu mankeni gibi görmeleri.

Bu şehir bizimse; o insanlar, seçmense; önemsenip ayağına kadar gidiliyorsa; birkaç insanın isminin, hikâyesinin burada geçmesi; yani belediyenin bu işi yapan insanları tarafından önemsenmesi yanlış olmaz.

Sanki belediye başkanları tanrı; diğer bütün insanlar veya mekânlar; orada bulunması zorunlu birer nesne!

Süleymanpaşa Belediyesinin uygulamalarına; tanıtımlarına bakıyorum. Bu kadar seçkin görünen, batı tutkunu Ekrem Beyin yönetiminde ki site; biten ve devam eden projeleri tanıtıyor. Tanıtımda ki kuruluk, yetersizlik, ruhsuzluk almış başını gidiyor.

Bu projeleri ilk tanıttıkları anda ki sözcükler neyse; yine bir yıl, hatta iki yıl önceki cümleler aynı! Hiç mi gelişme olmadı?

Birkaç ayda bir güncellenecek bilgilerle; projenin gidişatı, alınan yol? Veya biten proje diye tanıttığınız Kitap Durak Projesi! Bu projenin tutmadığını, halkın duraklarda ki kitaplara ilgi göstermediğini yazmanız; bir yengili değil; halkı önemsemedir…

Büyükşehir Belediyesinin durumu da ayrı bir hoşluk taşıyor. Sürekli Kadir Başkan ön plana çıkartılan bir sürü fotoğraf… Detaylar, halkın; yani seçmenin, asil olan insanların kendileri hep gölge gibi bir yerlerde bekleşiyor…

Bu konuda yenilik yapmak, daha çok halka yaslanmak; güncel olanın peşinde koşmak; başkanların da, halkın da kazanması, mutlu olması, önemsemesi anlamına geliyor…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi