Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
FESTİVAL KIPIRTILARI COŞKUYA DÖNÜŞTÜ
————————————————————–
54.Kiraz Festivali Kortejinin cansız oluşu yapılan etkinliklerin nitelikli oluşuyla dengelendi. Büyküşehir Belediyesi ve Süleyman Paşa Belediyesi bu şehrin insanına yıllarca panayır havasında sunulan eğlence ve festival etkinliğini istenen aşamaya; daha anlaşılır, katılımcı ve eğlenceli hale getirme çabaları içindeler.
Görünen o ki; bizim kiraz festivalimiz de ulusal ve uluslar arası düzeye çıkma telaşı içinde. Adı Kiraz Festivali olmasına rağmen, kirazın dışarıdan geldiğinin üzerinde duran Süleyman Paşa Belediye Başkanı Eşkinat, bunun da önlemini alacaklarını, almaya başladıklarını festival programı Antakya Medeniyetler Korosu kapanış konuşmasında dile getirdi.
Ekilen kiraz bahçeleri ve bağ örneklerinin ileriki zamanlarda özendirici, genişleyen çalışmalarla şehrimizin tarım alanlarına yayılacağını anlatan Eşkinat; bu konuda heyecanlı ve haklı bir çalışma içinde olduğunu gösterdi…
Festivalin etkinlikleri az gibi görünse de, daha nitelikli, seçici ve katılımcı hale gelmesi adına mutlu oldum. Bir yüke dönüşmüş, halka yenilik adına hiçbir şey katmayan hale gelmesine her iki belediye de dur demek istiyor.
Kanıtı da festival etkinlikleri! Bir bölümünü izledim; Antakya Medeniyetler Korusu ve iki gün süren, kendimin de katıldığı Tavla Turnuvasını. Yelken Yarışları ayrı bir günden, değişim ve sportif şenlik yaşatırken, tavla turnuvası da her geçen gün artan eğlenceli mücadele örnekleriyle dolup taştı.
Antakya Medeniyetler Korusunun şehrimize gelmesinde finansman ayağını Büyükşehir Belediyesi oluştururken, katılımını destekleyen, ev sahipliği yapan Süleyman Paşa, gelecek festivaller adına; daha katılımcı ve uluslar arası bir eğlencemize, turizm tanıtımında da ciddi katkılar sağlayacağına dair ümit verdi.
Medeniyetler Korusu dinlemeye gelenleri büyüledi. Onca etkinlik izledim. Etkinlik biter bitmez seyirce hemen uzaklaşır. Yerinden kalkar. Bu etkinlikte, yerinden kalkması şöyle dursun; konuşma yapan Başkan Eşkinat’ı büyük bir sabır, minnetle dinlediler, alkışladılar.
Bir oluşuma, sadece ayrıcalıklı isim vermek yetmiyor. Antakya Medeniyetler Korusu, ruhuyla, bedeniyle tam da koroya yakışan gerçek bir medeniyetler buluşması, kavuşumu; iç içe geçmiş TÜRKİYE zenginliği…
Gelelim benim de üç yıldan beri katıldığım 54. Kiraz Festivali Etkinliğinin bir parçası olan Tavla Turnuvasına! Mehmet Serez’in ve değerli ekibinin Tekirdağ’a kazandırdığı Namık Kemal Evinin bahçesi; Malta Eriklerinin serin ve üşütücü gölgesinde 128 tavla oyuncusu mücadele verdi.
Tekirdağ ağırlıklı ve değişik şehirlerden, ilçelerden gelen 128 kişinin kültürel, sportif bir etkinlikte bir araya gelmeleri, iki gün boyunca neredeyse tüm ruhlarını, görgülerini tarihsel kokular içinde festivale, Tekirdağ’a önem kazandıran bir emek içinde sonlandırmalarının bir sürü görünür ve görünmez mimarı, mühendisti var.
Bunlar kimler mi? Tek tek saymak istiyorum bu değerli çabaya katkı veren insanları. Başta bu etkinliği önemseyen 128 oyuncuyu. Ev sahipliği yapan Namık Kemal Evini, kurucularını, yöneticilerini saygıyla, minnetle anıyorum.
Tavla Turnuvasına her türlü maddi manevi desteği veren Süleyman Paşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat ve ekibini; festivalin görünmeyen destekçisi Büyükşehir Belediyesi ve Kadir Başkanı ayrıca kutluyorum.
Turnuvanın görünür ve görünmez değerleri, baştan sonuna kadar bu etkinliğin mimarları; Ali Şinasi Göktürk Hocam, Mehmet Kutlu, Mahmure Yel, Cemal Albayrak, İlter Türkmen ve Yavuz Elfani; hepinizin ellerinden sıkıyor, şükranlarımı sunuyorum.
Tavla turnuvasında hayal kırıklığına sahip olanlar da olmadı değil. Geçmiş yılların şampiyonu Özkan Papatya’nın daha ilk turda elenmesi, çok sağlam tavlacıların ikinci ve üçüncü turu dahi görememeleri; bu tavla denen efsane oyunun; zar, şans ve akıl üçlüsünden oluştuğunun kanıtıdır da…
Dördüncü olan Oğuz Selçuk, kendi ifadesinde ki gibi; “ Ben buraya nasıl geldim halen inanamıyorum!” Tavla böyle bir oyundur; şans rüzgârı ve katılma cesareti, heyecanı size bir ilk yaşatır…
Esas olan ise; oyunların bitiminde, devem etme süreçlerinde; perde arkası konuşmalarda gizli… Tipik bizim insanımız; Nasrettin Hocanın torunlarına yakışır; destek mesajları ve yorumlar; mizah, hikâye, oyun kokuyor…
Ödül alan dört arkadaşımız; Birinci olan; Murat Kocaman’ı, İkinci; Zeki Dedeoğlu’nu, Üçüncü; İstanbul İSTAVDER derneğinden katılan Metin Erikmler’i, Dördüncü olan; Oğuz Selçuk arkadaşımı şans, zar, oyun ve akıl güçlerinin heyecanlarını, coşkularını, rakip olma güzelliklerini bizlere yaşattırmaları adına; teşekkür ediyorum.