Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
OLİMPİK HAVUZDA NELER OLUYOR?
———————————————-
Tekirdağ’ın tek olimpik havuzu olan çok değerli bir spor tesisimizde son aylarda sıklıkla yaşanan hoş olmayan havuz kapatma, ilaçlama yapılması, havuzu kullanan sporcularda soru işaretleri oluşturuyor.
Sıklıkla ve son zamanlarda daha da fazlalaşan havuz kapatma-havuz ilaçlama olayların altında küçük çocukların; çişlerini, kakalarını tutamamak yatıyor. Birçok sporcumuz, yüzmeye geldiğinde sırf bu yüzden geri dönüyor veya sporunu geç yapmak zorunda kalıyor.
Olimpik Havuzun bu tür olaylarla, sıklıkla kapatılması düşündürücüdür diyen sporcular; burayı kullanan küçük ve engelli çocuklarımızın da yok sayılmaması, onların da havuzdan faydalanması gerektiğini ama belli günlerde olursa; daha iyi olacağı üzerine fikirler öne sürülüyor.
Bu konuyu yok saymak veya sadece havuzu kapatarak, ilaçlayarak geçiştirmek; Olimpik Havuzu yöneten Tekirdağ Gençlik Hizmetleri ve İl Spor Müdürlüğüne yakışıyor mu? Diye bir sürü insan; merakla bilgi almak, kafalarını karıştıran bu uygulamalara cevap bulmak için bizleri; basını yardıma çağırıyor.
Temennim, Tekirdağ’a yakışan bir olimpik havuz yönetimi; aksaklıkların çok kısa zamanda giderilmesi ve şehir halkının dikkatini çekecek, şehrimizin ismini su sporlarında ulusal ve uluslar arası seviyelerin en üst noktalarına taşıyacak gelişmelerin, kazanımların olmasıdır.
TARİHİ ÇEŞMELERİMİZ BAKIMSIZLIKTAN YOK OLUYOR
—————————————————————
Bu şehir; bu insanlar tarihi bir türlü sevmedi! Sevdirilmedi… Bir şehre veya ülkeye gidince tarihi yerlerini anlata anlata bitiremeyen şehirli dostlar, kendi şehrine gelince, sırtını dönüyor. Sanki hiçbir şekilde bu şehirle ilgimiz yokmuşçasına…
Araştırmaca Yazar Mehmet Serez’in Tekirdağ’ın Çeşmeleriyle ilgili çalışması, çeşmelerimizin son durumu, acı sonlarıyla yüzleştiklerini de ortaya çıkarttı. Çoğunun hali içler acısı…
Buraya, Ertuğrul Mahallesinde bulunan Orta Çeşme’yi taşıyacağım. Ondana söz edeceğim. Kim bilir kaç kez yeri değiştirildi. En son taşındığı yer, İbrahim Müteferrika Parkıdır. Arkeoloji Müzesi ile İsmet İnönü Spor Salonunun önünde ki parkın içinde; neredeyse çeşme özelliğini kaybetmiş mermer sütunların acıklı hali…
İyi iz sürücüler, tarihin dilini anlayanlar inceleme yapsa; parka, bulunduğu yere daha bir değer, anlam katacağı kesindir. İyi iz sürücü, tarihe, kültüre; kültürlere gönül veren insanlar artık çok kıt.
Kültür Müdürlükleri; Müdürlüğümüzün bile sessizliğe, çaresizliğe teslim olması karşısında elimiz kolumuz bağlanıyor.
Orta Çeşmenin son hali, kabul edilemez olduğu halde; herkesin gözü önünde, ibretsel bir duruş; idam mahkûmu gibi son arzuları bekleniyor…
Ne çok şeyler yapılabilir; tarihi çeşmelerimiz, eserlerimiz adına. Bir sürü kurum, kuruluş ve şehre gönül vermiş insan var gibi görünüyor; GÜYA…
Mevlana’nın bir sözü; “ Susuzlar dünyada su ararlar. Ama su da dünyada susuzları arar! “ su ile insan birlikteliğini, vazgeçilmezliğini ne kadar güzel anlatıyor. Çeşmeler de öyle; anlattığı, anlatacağı hikâyeleri hep var…
Bu çeşme onarılıp, kurnalarına, yalaklarına ve havuzuna kavuşturulması gerekir! Acaba, bu konuda kendini sorumlu hisseden bir kurum veya insan var mı? Pişkinlik moda olmuş sanki…