TEKİRDAĞ’IN YAMAN HALLERİ–349

Yayınlama: 22.06.2018 16:23
A+
A-

ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ NİÇİN SUSUYOR?

————————————————————————–

Tekirdağ Valiliğine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz var. T.C.Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı müdürlüğümüzün gözleri önünde, yıllardır bir çevre olayı; ÇEVRE kirliliği yaşanıyor.

Buna rağmen; şehrimizin hayat kalitesi için bir otorite olan Tekirdağ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün kamuyu rahatlatacak bir kararı, bu çevre kirliliğini giderici çalışmasını göremedik.

Konu nedir? Hangi çevre kirliliğinden söz ediyorum? Aslında birçok insanın şehir merkezinden de gördüğü; büyük, kara tepeden söz ediyorum. Kara tepe nedir? Barbaros Caddesinde bulunan Akport Tekirdağ Limanında bekleyen tonlarca kömür…

Bu kömüre nasıl bir ceza verildi; bilmek, anlamak isteyen bir sürü insan bu soruyu sordu ve bugüne kadar gelindi. Kömürler bir suç işlemese de, verilen ceza kömürlere ve limana oldu. Sadece limana mı? Yıllardır bu kömürlerin tozlarını soluyan şehir halkımıza ne oluyor? Aynı zamanda tonlarca kömür, her yağmurdan sonra denize süzülen, akan miktarları; çevre için hiçbir önem arz etmiyor mu?

Bakanlığın;bakanlığımızın yasaları bu kadar net;çevreye duyarlı olmayı destekliyor,bunca kurum kuruluş bu yüzden varsa;yasalar ve kurumlar,kuruluşlar ne işe yarıyor;diye sorular soran vatandaşa hiçbir cevap veremiyorum.

Belki beklenen bu cevabı Tekirdağ Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü verir. O vermiyorsa; Valimiz, bu konuya eğilir ve çevreye duyarlı olduğumuzu, bu işin küçüğü büyüğü olmadığını, kirlilik her yerde kirliliktir; yasalar, ne kadar uygulanır olursa halkın gözünde anlam ve güven kazanıyor.

Şimdilik, görünen o ki; zamanı; bu büyük siyah tepeyi ağır ağır kemirecek. Yani, birazına havaya, oradan da solunum yollarıyla ciğerlerimize üfleyecek. Yarısını da yağmurların, rüzgârın yardımıyla denizimize; bir türlü kurtaramadığımız Marmara’ya akıtacak…

Bu konuda liman yetkililerinden aldığım cevap ise şöyle; “ Burada bulunan kömürün çevreye zarar vermemesi için her türlü önlemi aldık…” ; “ Yakın zamanda buradan kalkacaklar.”

Yıllar geçti; ilk önce bir siyah kömür dağı gibi duran tepecik, şimdi çok azalmışa benziyor; uçanlar, savrulanlar ve denize akanlar mı, yoksa başka bir şey mi bilinmez…

MERHABAYIN GENÇLER

——————————

Komşum Gürkan Yıldırımla sabah sohbeti yaptığımız sırada gazetemizin yazarı ve çalışanı Hakan Bey sabah gazetesini getirdi. Güzel ve anlamlı bir şarkı sözünün slogana dönüşmüş haliyle seslendi bize;

Merhabayın gençler; ardı ardına iki kez seslenip gülümsedi ve her zamanki gibi aceleyle görevine doğru hızlı adımlarla yürüdü gitti.

Onun sözünü, bildik şarkı sözünün devamını söylemek isteyecektim; ağzımda geveledim ve söyleyemeden Hakan Bey, çoktan pasajın dışına bile çıkmıştı.

 “Merhaba gençler ve her daim genç kalanlar” demek oldukça anlamlı ve gerekli. 21 yüzyıl, yaşla, başla uğraşmanın değil; sağlıklı, zinde ve huzurlu kalmanın da yüzyılı olacak. İnsan ömürlerinin uzamasından tutun da, başka gezegenlerde ki koloni kurma çalışmalarına kadar aklı zorlayacak mucizelere tanıklık edeceğiz.

Sürekli yaşınla uğraşanlarda şu mutsuz halleri görüyorum. Bizden geçti artır! Babam da bu yaşta ölmüştü! Annem de bu yaşta hastalanmıştı! Oysa yaşamın kanunları belli! Genç kalabilmenin kanunları da sır değil. Bilgiye, görgüye ve istikrara dayanıyor.

Birincisi; doğru beslenme. Diğeri; Stresi en azami seviyeye indirme. Belki de en önemli olanı; hareket; yani, sporun içinde olma…

Festival nedeniyle düzenlenen tavla turnuvasında ki yarışmaya katılan oyun arkadaşlarımızdan Metin Erikler 78 yaşında; tavla yarışmasında üçüncülüğü göğüsledi.

Yakın zaman önce Maldivlere giden Hakkı Keskin de aşağı yukarı Kemal Erikler ile aynı yaşta. Havuza gittiğinde en az yüzdüğü mesafe; 800–1200 metre… Bu insanların; Yüzünde; yüzlerinde birçok genç insanda olan kırışıklar olmadığı gibi; umutları, nice genç insandan çok daha öte…

 

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi