TEKİRDAĞ’IN YAMAN HALLERİ–364

Yayınlama: 23.07.2018 11:08
A+
A-

SİYASETİ-İKTİDARI YIPRATAN

YANLIŞ SİYASETLER-SİYASETÇİLER

——————————————

Yakın zaman önce Başkan, Recep Tayyip Erdoğan, özellikle İl ve İlçe Başkanlıklarına şöyle seslendi;

 

“ Halkı şamar oğlanı sanmayın!” Halktan, haktan, adaletten kopma, her partide yaşandığı, yaşanacağı gibi iktidar partilerinde daha da çok yaşanır. Çünkü menfaatler olan her yerde bu tür sosyolojik, insani kırılmalar yaşanır.

 

Başkan, Recep Tayyip Erdoğan da bu yaşananları en aza, hatta zamanla siyasete, partiye verdiği vereceği zararı en iyi bilenlerden olduğu için, il ve ilçe başkanlıklarını, yöneticilerini, üyelerini uyarma gereğini duyuyor; duydu.

 

Tekirdağ Devlet Hastanesinde Birinci Kısım’da yaşanan bir olay, ne ilk ne de son olacağını düşündürüyor. Yıllardır röntgen bölümü sorumlu hemşiresi, böyle bir siyasetçi mantığıyla; kraldan fazla kralcı sevdasıyla görevinden başka yere aldırılıyor. Tamamıyla kişisel, duygusal ve cahilce yapılan bu tür hareketler; kurumlara, kurumlarda çalışan mesleğini seven insanlara, hizmetlerini aksatacak ruhsal çöküşlere kadar gidiyor.

 

Tam da burada anlamamız gereken şey; herkesin kendi evinin içini, önünü temizleme mecburiyeti… Muhalefetin, eksikliği, yetersizliği nasıl ortadaysa, iktidarın içine sızmış, sadece kişisel çıkarlar, şahsi egolar peşinde koşan, hırsına, gururuna kurban giden yöneticileri; siyaseten sorumluluk verilmiş SORUMSUZ insanları tespit edip, temizlik yapmalıyız…

 

İktidar partisine sızan, önceliği partisine, ülkesine, şehrine hizmet etmek olmayan bu tür insanlar; siyasete, halkına, şehrine gönül vermiş insanları da derinden üzüyor.

 

Bir örnek daha vermem gerekirse aynı olay; Toplum Yaranına Projelerin uygulanmasında da yaşanıyor. Siyaseten görev verilen bu kişiler, sadece kendi tanıdıklarını işe almaları, halkın, işe ihtiyacı olan insanların hak-adalet anlayışlarında, hükümete inançlarında sarsılmalar yaşanıyor.

 

Bu tür projeler, eskiden olduğu gibi; noter aracılığıyla çekiliş yaparak, birinci öncelik, hakkın adaletli bir şekilde teslim edilmesine yardımcı olmak; işin ehli olmayan, siyaseti kötü amaçları için kullananların da devreden çıkartılmasıyla; siyasetin daha güvenilir ve daha seçkin insanlar tarafından da tercih edilir aşamaya gelmesidir…

 

Başkan, Recep Tayyip Erdoğan, ısrarla sesleniyor tüm yurdun il ve ilçe yöneticilerine; “ HALKI ŞAMAR OĞLANI SANMAYIN!”

 

Acaba, halkı bir hiç gören bu tür cehalet, menfaat grupları, sonlarının yakın olduğunun farkında mı? İtibarın, saygının, saygınlığın ne büyük zenginlik, güç olduğunun bilincinde mi? Sanmam…

 

 

HÜKÜMET CADDESİNİN BİTMEYEN ÇİLESİ

———————————————————————-

 

 Akıl almaz uygulamalar devam ediyor. Yine mazgallar genişletildi, yine trafik durma noktasına geldi. Oysa bu cadde, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrağın yüz akı projesiydi; güya!

 

Kabul etmeliyiz ki; yol, cadde, sokak, kaldırım, kanalizasyon işi; gerçek bir mühendislik olayıdır. Bu işi en iyi bilenle çalışmadığınız zaman ne olur?

 

Her yağmur yağınca, ortada kalırsınız. Yüz akı dediğiniz nice projeye, serçe kuşları bile güler… Ayıptır söylemesi; bu kadar sıkışık olan caddede; Direkleraltı bölgesinde güpegündüz çalışma yapmak yerine, bu yer geceleri ıpıssız oluyor; gece gelip; hem çalışana, hem esnafa, hem de şehir halkına eziyet etmememe fikri; hiç düşünüldü mü?

 

Hükümet Caddesi esnafı, şehir insanı trafik sorunu, sorunları bir de ikide birde kazılar, mazgal genişletmeler yüzünden dertli mi dertli… Seslerin duyan var mı? Siyasi düşünce algısı gözetmeden, bunlar raporlanıyor mu?

 

Bu caddede yaşanan esnaf, iş kayıpları, insanların huzurla dolaşıp dolaşmadıklarını küçük bir inceleme, anketle ortaya çıkarmak mümkün. Acaba bu tür sonuçlarla yüzleşecek siyasetçi, idareci var mı?

 

Direkleraltı Hükümet Caddesine yapılan mazgallar; iyi hoş! Mantığımın kabul etmediği nokta şu; Muratlı Caddesi, Zafer Mahallesi Sokaklarından gelecek suların önü daha başlarda kesimlediği sürece; sizin genişletme çabalarınız, çalışmalarınız boşa gitmez mi?

 

Ne demeli; bilemiyorum? Bu kadar beceri ve becerisizlik yan yana; kendi dalını, ağacını kesme gibi geliyor bana…

Marka Flower Çiçekçi