Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
ÖYKÜ YARIŞMASI SONUÇLANDI
—————————————————
Bir Kadının Hikâyesi; Öykü Yarışması yaklaşık 1300 eser içinden seçilen; ödüle layık bulunan dört eserin sahibi belli oldu. Doğrusu bu işin galibi kadınlar… Zaten; kadınların, kadın yazarların katıldığı bir yarışmaydı.
Birinci olan öykünün sahibi; Hatice Dökmen. Katıldığı eserin ismi; R’leri Söyleyemeyen Çocuk. Alacağı ödül; 10 Bin TL. Kutluyorum…
İkinci olan öykünün sahibi; Fatma Er; Tekirdağ’dan katılan yazarımızın ikincilik aldığı öyküsünün ismi; Bir Masaldın Oğlum, Bir Vardın Şimdi Yoksun. Alacağı ödül; 7500 TL. Kutluyorum.
Üçüncü olan öykünün sahibi; Ayça Irmak. İzmir’den katılan Ayça Irmak; üçüncü olan öyküsünün ismi; Dünyayı Kucaklayanlar. Alacağı ödül; 5 Bin TL. Kutluyorum…
Mansiyon ödülü ise İstanbul’dan katılan Sibel Apaydın kazandı. Mesleği öğretmen. Öyküsünün ismi; Kesemin Nağmeleri! Alacağı ödül; 3 Bin TL. Kutluyorum..
Büyükşehir Belediyesine; Başkan Kadir Albayrak ve onun bu konuda çok iyi iş çıkarmış ekibine düşen bir şey var; bu eserlerin acilen yayınlanması. Kamunun da bilgisine, öğrenimine sunulmasıdır.
Bu tür yarışmaların önemi, katılanların sayısı, çeşitliliği; neredeyse ülke sınırlarını zorlayıcı coşkusu ortadadır. Yazarları, düşünürleri takdir edip desteklerken, kamusal bir iş yanında edebi, felsefi, kültürel değeri olan bu yarışmaya layık bulunan eserleri insanların da görmesi, okuması, bu derece seçkin bir yarışmada ödüle layık bulunmalarının tadını çıkartmamız gerekiyor.
Bu konunun takipçisi olmayı sürdürmeyi, yazı ve düşün hayatına verdiğim önemi, harcadığım emeği de saygın ve anlamlı bir yerde tutma isteğimle birdir.
Tüm katılımcılara, tam da burada kazanamayanlara da şükranlarımı sunuyorum. Çok önemli bir iş yapan komisyon görevlilerinin bunca hikâyeyi taramaları incelemeleri oldukça yorucu olmalı! Bütün yoruculuğun yanında iyi ve adil bir iş yaptıysalar; bir ömür sürecek itibar, içsel coşku da onlara bir ödül olacak; kutluyorum…
ÇİSEM İLHAN BURADAYDI
——————————————-
Süleymanpaşa Ticaret ve Sanayi Odası, Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla Uzman Klinik Psikolog Çisem İlhan’ın verdiği SEMİNERE katıldık. Yaklaşık iki saat süren seminerin konusu; SEVGİ DİLİ
Hepimizin bildiğini sandığı ama insana, davranış ve zaaflarımıza dair ne çok bilinmeyenin olduğunu bir kez daha dinledik.
1984 Tekirdağ doğumlu ve Tekirdağ’ın okullarından mezun Uzman Klinik Psikolog Çisem İlhan tarafından anlatılan Sevgi Dili isimli seminer oldukça verimli geçti. Bu dünya, insanın dünyası gibi algılanıyor. Hâlbuki 4,5 milyar yaşında olan dünyamızda ortaya çıkan insan türü, en son gelen canlılardan birisi olsa bile; sanki dünyanın sonunu, gidişatını etkileyecek derece öneme sahip…
Davranışlarımız, kendi aramızda, aile, komşuluk, mahalle ilişkilerimiz; hepsi ilişkilerin mucizevî varlıklarıyla daha bir önem kazanıyor. Veya tam tersi; “bir çuval inciri” yaşam boyu ziyan ediyoruz…
Bugün öğrendiklerimiz hep yakınımızda olan davranışlarımız olsa bile;ne çok eskiyen,yıpranmış tarafımız olduğunu da Çisem İlhan’ın değerli anlatımlarıyla pekiştirdik. Gördük ki sevginin beş belirleyici dili var.
Sıcakkanlı hayvanlar en çok fiziksel teması kullanıyorlar. Aslında insanın da vazgeçilmezi bu görünse de, her insanın farklı gelişmiş veya gelişmemiş tarafları yüzünden bu sevgi dillerinde farklılıklar göze çarpıyor.
Yukarıda görünen bu beş dil; aslında insan ilişkilerinin de temelinde bulunmaya devam ediyor. Yine de, değişen dünyanın değişen insan yapıları, toplumsal ihtiyaçları göz önünde bulundurduğumuzda; insan her daim bir şeylere ihtiyaç duyacaktır.
Bütün bu ihtiyaçların, isteklerin, alışkanlıkların hemen yakınında yukarıda görünen beş maddenin de hep olacağı, insan denen canlının psikolojik, fiziksel varlığı, beslenmesi adına her daim göz ününde ve hatırda bulundurulması; bize, çevremize, yakınlarımıza huzur ve neşe getirecektir.
İstisnalar hep olacaktır; ne yaparsanız yapın; bazı ilişkilerin duvarları çok kalın ve geçirmezdir; ışık, ses, temas orada geri tepebilir. Bir başka süzülme yolu için; felsefenin, ilimin ve edebiyatın kapısını aşındırmak da gerekecektir.