Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
BÜYÜKŞEHİR BAŞKANI HESAP VERDİ
———————————————————
İsmet İnönü Spor Salonu, Cumhuriyet Halk Partili olanların şölen yerine dönmüştü. Şölen dedim de; yazımın başında bu büyük israfı hatırlatmadan geçemeyeceğim!
Biliyorsunuz bu günlerin iflasları birkaç sebepten yaşanıyor. İş bilmezlikten! Yanlış Hükümet Politikalarından! Bütçe; yani gelir gider işi için matematik biliminden yararlanmayışımızdan kaynaklanıyor.
Yakın zamana ve tarihe bir tat bırakan DSP de bu tür politikalardan sonra çöktü. Nice iflas eden aileler, şirketler, küçük esnaf gibi… Nasıl ki hastalıklar önceden işaret veriyorsa insana; iflaslar, yaşanacak olan felaketlerin de çan sesleri hep vardır.
DSP’Yİ var eden Bülent ve eşi Raşan ECEVİT, halkın insanı; lideriydi. Partisini de dengeli bütçelerle yönetmiş, öldüğünde DSP’NİN yeni yönetimine 100 Milyon TL bırakmıştı. Zeki Sezer’in iyi niyeti, ekonomiyi, yönetimi bilmeyişi veya reklâm şirketlerinin kurnazlığı sayesinde bu para eriyip gitti.
8 Mart, akşamüstü Kadir Başkanın Hesap Günü de buna benzer kırıntıları; Bayarlarda, broşürlerde gördüm. Yüzlerce broşür, bayrak; insanların ilgisinden yoksun, yerlerde sürünüyor.
Bunca israf gerekli mi? Sadece bayrak sallamak neşeyi, heyecanı anlatır mı? Zaten kimse de bayrak sallayıp broşür istemedi. Niçin? Sosyal medyanın gücü ortada; herkes oralarda eşeleniyor.
Güzel olan şey ise; Kadir Başkanın hesap verişi anında gizli! Beş yılda daha da olgunlaşan, samimiyeti ve teknik konuları iyice kavrayan bir insan vardı sahnede. Koşulsuz, gururdan, kinden sıyrılmış bir insan…
İşte bu yüzden; en sonunda sahneye çıkan ilçe başkanları neredeyse babalarına sarılır gibi sarıldılar. Çünkü Kadir Başkan şehrin ağabeyi olduğu kadar; onların da ağabeyi…
Siyasetin bu kadar güzel olabileceği anlar çok azdır. Büyük çıkarlar, oyunlar hep vardır. Olacaktır. Fakat bir insan; ısrarla çalışıp, hareketin, üretimin, samimiyetin içinde kalırsa; nice buz dağı bile ona gıpta ile sarılır ve erimeye başlar.
Kadir Başkanın bizi defalarca gülümsetmesi, içimizde birikmiş insan sevgisinden, samimiyetinden ötürüdür. Yaptıklarını, yapacaklarını anlattıktan sonra sahneye çıkan ilçe belediye başkan adaylarının yanında eşleri de çağrıldı. Dünya Emekçi Kadınlar Gününe en güzel hediyelerden birisidir; bu çağrı, bir şenliğin fotoğrafıdır da…
Kadir Başkan’ın güzel bir tespiti oldu; Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlamalarında, “İstanbul’un Kadir Ağabeyi, hesap vermeden çekti gitti. Halkıma hesap vermeye gidiyorum ben.” Verdi de; kaç kişinin elini sıktığından tutun da, kaç kişiyi telefonla arayışına kadar; on binlerce saat; mesai…
Başarılar sana Kadir Başkan; Daha seçilmeden, seçilme vakti bir halk pazarında bir kadının içine doğmuş gibi; “ Kadir Ağabey” diye seslenişi, bugünlere kadar gelme kabiliyetinde ve çalışkanlığında gizli…
ADAY ADAYLARI PANİK YAPMAYA BAŞLADI
————————————————————-
Tekirdağ’da siyaset yarışının telaşı oldukça büyük! Hangi partinin sempatizanıyla konuşsak; bu sefer bizim parti kazanacak. Şansımız büyük! Siyaset havasını kokladım, rüzgâr bizden yöne esiyor…
İşin garibi, herkes şunu biliyor; seçmen her zaman yanıltabilir. Özellikle kararsızlar ve küskünler… Birden birinin alevine veya lehine sayılan rüzgâr tam ters yönden; keşişleme türünden esmeye de başlayabilir.
Tecrübeli siyasetçiler bütün rüzgâr yönlerini hesaplayarak konuşanlardır. Her türlü önlemi alır da yarın halkın karşısına nasıl çıkarım diye ince siyasi hesaplar da yaparlar.
Görünürde bazı siyasetçilerin henüz pişmemiş olması, onları telaşla karışık seçmenine, çalışma arkadaşlarına karşı kabalığa vardıracak aşamaya getiriyor.
Tekirdağ’ın adaylarından birisi yapmış oldukları toplantıda sürekli sandıklar üzerine duruyor. Sandık diyor, başka bir şey demiyor. Hatta çalıma arkadaşlarına tehdide varan sözlerle neredeyse hakaret sınırlarını bile zorluyor.
Bu telaşlı adayın son çıkışı; toplantı yaptığı çalışma arkadaşlarına seslenişi;” Bu sandıktan ben çıkmazsam; bu işin VEBALİ, sizindir.”
Korkunç bir sonun işareti değil mi? Bu telaş, aynı zamanda panik yapmaz mı? Nefreti, ayrılıkları körüklemez mi? Siyaseti hafife alanlar, kuma yazılan yazılar gibi çekip gittiler; ne hazin bir öykü…
Başarısızlık; yani diğer partiye göre daha az oy alınabilinir; bu işin her zaman telafisi vardır. Kendinde hiçbir kusur görmeyen insan, kendisine âşık olan bir NARSİSZİMDİR. Siyaset; narsisizm şahısları kaldıramaz; kimse kimseyi sırtında uzun süre taşıyamaz…