Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ’da beklenen oldu. Başkan adayı çıkmayınca yönetim devam etmek zorunda kaldı. Gelecek sezon altyapıdan, bölge oyuncularından ve 5-6 transferle mücadele edilecek. Tekirdağspor özüne dönüyor.
Tekirdağspor Başkanlığı için iki iş insanı adaylığını açıkladı. Bir aday resmî evraklardan çekildi. Diğer aday ise mali bilançoyu bahane ederek salona dahi gelmedi.
Geçtiğimiz günlerde Tekirdağspor bir kongre daha yaptı. Yapılan bu kongre, bir ay içinde yapılan ikinci kongreydi. Sonuç yine aynı.
Yapılan son kongrede bu kez başkanlık için bir seçim kararı alınmadı. Başta altyapı olmak üzere bölge oyuncuları ve 5-6 dış transferle bir kadro kurulacak. En doğru sistem buydu.
Trakya Bölgesi’nin en iyi altyapısı kuşkusuz Çorlu Belediye Futbol Kulübü (ÇBFK). Ancak en büyük sorun ise başta PGL olmak üzere profesyonel takımların oyuncu veremiyor olması.
Geçen sezon Çorlu’da, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt ile ayaküstü bir sohbet gerçekleştirmiştik. Ona, “Şehrin belediye başkanı olarak ÇBFK oyuncularının profeyonel ligdeki Çorluspor 1947’de oynaması için destek vermesi gerekiyor.” demiştim.
Başkan Sarıkurt ise, “Çorluspor 1947’nin bir yönetimi var. Benim yapabileceğim bir şey yok.” demişti.
Bu sezon ise Tekirdağ’a gelen ÇBFK antrenörlerinden biriyle bu konu hakkında sohbet etmiştik. Kısacası Çorlu’da ham madde var ama işleyecek bir fabrika yok.
Kongrede konuşan Sportif Direktör ve Antrenör Özay Ceylan, başta ÇBFK olmak üzere Süper Amatör Lig’de PGL potansiyeline sahip oyuncular olduğunu söyleyerek altyapı ile birlikte ligde kalmak için bir kadro kurulacağını söyledi. Bu konuşmanın altına da imzamı atıyorum.
Daha önceki altyapıyla ilgili köşe yazılarımın aynen arkasındayım. Bu kez daha yapıcı olacağım. Ancak eğer altyapıdan 5-6 oyuncu A takıma yükselecekse, statülerinin de yükselmesi lazım.
Çocukların ailelerine ve kendilerine, “Önce eğitim mi, yoksa PGL’de oynayan Tekirdağspor mu?” diye sorsak, tabii ki eğitim bunların hepsinden önde gelir. Bu yüzden futbol ile eğitimi birbirine entegre etmek zorundasınız. Peki, bu nasıl olur?
Daha önceki köşe yazılarımda belirttiğim gibi, o dönem A takıma çıkan futbolcular Ayberk Karaca, Yiğit Çaylak, Bartu Evci, Mustafa Batuhan Bektaş ve Gökdeniz Yorulmaz özel okul öğrencisiydi. Sadece Kerem Yorulmaz devlet okulunda okuyordu.
Özel okulda okuyan öğrencilerin ders programları antrenmanlara göre yapılırken Kerem Yorulmaz ise devlet okulunda olduğu için bazen izin alabiliyordu. Eğitim sisteminde ise başta devamsızlık hakları olmak üzere birçok değişikliğe gidildi.
Bizim altyapımızda da çok kaliteli oyuncularımız var. 5-6’sı kadroda, 2-3’ü ise ilk 11’de forma giyebilir. Ancak bunları yaparken de eğitimleri, dinlenmeleri ve beslenmeleriyle birlikte bir plan yapılmalıdır.
Altyapı oyuncularının A takıma kazandırılması zorunludur. Altyapı oyuncularının A takıma kazandırılması, şu anki ekonomik konjonktüre bakılmadan yapılması gereken bir şeydi.
“Altyapımıza önem veriyoruz, şu kadar oyuncumuz var.” diyerek bu iş yürümez. Önemli olan sayı değil, niteliktir.
Eğer doğru planlama yapılırsa sayı bu kez başarıya dönüşür.