Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağspor’un olağanüstü kongresi yapıldı. Daha önce sinyallerini verdiğim gibi aday çıkmadı. Peki gerçekten çözüm altyapı mı? Yoksa büyükşehir mi ?
İlk olarak Tekirdağspor’un neden bu noktaya geldiğinde bakalım.
Takımız uzun yıllar Zübeyde hanım çay bahçesinden yürütülmeye çalışıldı. 2012 yılının Haziran ayında Tekirdağspor için yeni bir milat başladı. Dönemin Tekirdağ Belediye Başkanı Adem Dalgıç’ın iş İnsanı İsmail Uyanık ile görüşecek Tekirdağspora destek geldi. İsmail Uyanık’ın şirketinden birisi olan Doruk Marmara Sponsor oldu. Başkanlığa Doruk Marmara’nın CEO’su Gürsel Erbap, Teknik heyete ise Mehmet Ali Çınar ve Ali Postacı getirildi.
Gürsel Erbap, ilk olarak tüm siyasi partilerin üyelerinde bulunduğu ortam bir yönetim kurulu oluşturdu. Hatta bu yönetimde Belediye Başkan Yardımcısı bile vardı.
İlk olarak Yelken kulübün karşında bir yer kurularak tesis kuruldu. O sezen Süper Amatör kümeden eski adıyla BAL, yeni adıyla PGL ligine çıktık. PGL ise ligi 2. Sırada tamamlayarak 3. Lige çıkamadık.
Doruk Marmara’nın o dönem işleri bozulunca ve Belediye ki bazı sorunlardan dolayı kongreye gitme kararı alındı. İşler o tarihten sonra sarpa sarmaya başladı.
Bu dönemi neden uzun uzun Hem Tekirdağspor’ için hem de benim sıkı sıkıya bağlı olduğum bir milat olduğu için anlattım. Tabi benim açımdan ta ki 4-5 gün önceye kadar.
Daha sonra iş tamamen o zaman belediyeye kaldı. Dönemin Belediye başkanları zorla bir aday çıkarıldı. Muhalif siyasi parti o adaya destek vermedi. İş adamları başkan kimse o yapsın mantığıyla geri çekildi.
Ama son kongrede iş bambaşkaydı. Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar defalarca Tekirdağspor’a destek verdiği için şikayet edildi.
Son olarak Cengiz Kurtoğlu konserinde Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar’ın eline mikrofon alarak Tekirdağspor’a destek vermeye davet etmesi CİMER’e şikayet edildi.
Bunu muhalif veya parti için muhalifler yaptı demiyorum. Ama yapan zaten can çekişmekte olan Tekirdağspor’a büyük zarar verdi. Ekomini çok kötü olduğu bir zamanda böyle bir şikayet varken hiç kimse de adaylığa soyunmadı. En son olarak alt yapıya önem verelim, onlara çıkalım denelim dendi.
Altyapıyla ilgili yazacağım 2 yazı da bunun detaylı şekilde anlatacağım ama en önemli sorun tüm oyuncuların lise öğrencisi olması.
Tüm takımlar, oyuncularının maç saatindeki hem hava sıcaklığı hem de psikolojik olarak hazırlanmak için antrenmanlarını maç saatinde yaparlar. Lise öğrencisi olan okulların en derken 3.20’de çıktıkları için bu sisteme uyulması mümkün değildir. Bunun tek çözümü çıkış saatleri daha esnek olan özel okullara yönlendirilmesidir.
Hiçbir görevim olmadığı halde (hiçbir zamanda almayacağım) bir özel okuldan Tekirdağspor öğrencileri için %40 indirim anlaşması sözü almıştım. Tekirdağspor, yönetimi devreye girmesi halinde çok daha fazla okuldan indirim alınabilir hatta birkaç öğrenciye ise %100 burslu okuması sağlanabilir.
Ancak oyuncu yetiştirmeyi, pas, şut, 5 e 2, kondisyon, orta vs sananlara, bunları 3 yıldır anlatamadım. Bunu bilimi hiçe sayanlara, hala günümüzü, kendi futbolculuk dönemiyle kıyaslamaya çalışanlara hiç anlatamazsınız.
Bunları neden şimdi anlatıyorum. Artık bir şeyleri değiştiremeyeceğime inandığım için, artık boşuna kürek çekmekten bıktığım için, duygusallıktan vazgeçerek mesleğimin gereğini yapmaya başladığım için yazıyorum.
Birileri altyapıyı kasti olarak kötülediğimi düşünebilir. Bundan yaklaşık 3-4 yıl önce 5-6 oyuncunun kazanılmasın da en büyük katkıyı sağlayan, altyapı oyuncuların a takım kapısını aralayan birini suçlayacaklar varsa önce aynaya baksın.
Tek çözüm Spora zorlu ödemesi veya yatırım yapması gereken Tekirdağ Büyükşehir Belediyesidir. Büyükşehir Belediyesi Binde 7’lik bütçesini spora ayırmak zorunda olduğundan Tekirdağspor’a en az 30 Milyon katkı sağlayabilir.