Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
TEKİRDAĞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, TEKPARK ULAŞIM, ŞİRKETİNİ KUTLUYORUM

Covid–19 denen korkunç virüs, kralın çıplak olduğunu da gösterdi tüm dünyaya. Doğayı önemsemez-seniz, doğal olmaktan uzaklaşırsanız, kendi kendinize yetmez, her şeyi büyük kar deyin doğayı katletmenin mutluluğunu merkeze alırsanız; çaresizce milyonlarca insanı kurban verirsiniz…
Bir işim nedeniyle Süleymanpaşa merkezden Hürriyet Mahallesine gitmek için Büyükşehir’e ait halk otobüsüne bindim. TEKPARK kartını okutur okutmaz ilk işlem ( birkaç saniye) HES KOD denetimi yapılıyor. HES KODU kartınıza yüklenmemişse, belli bir eğitim verilmiş şoförler kişinin-yolcunun anlayacağı dilde, araca almayacağını, bir an önce HES KODU yüklemesi yapması gerektiği anlatılıyor.
Hürriyet Mahallesine gidip gelene kadar,7–8 durakta HES KODU olmayan yolcular binmek istedi; halk otobüs şoförü, sabırla durumu anlattı. HES KODU yoksa alamayacağını söyleyip nazikçe yolcuları aşağı indirdi…
Kurumlaşmanın, her şeyi özelleştirmemenin önemi burada çıkıyor ortaya. Giderken de, gelirken de otobüs neredeyse boş-on yolcuyla gitti. Kişiye ait bir işletme olsaydı zarar ettiği için belki de araca benzin alamayacaktı. Belediyeye ait olması, sosyal belediyeciliğin önemini ortaya koymaya yetiyor…
Zorluklar; kıtlıklar, felaketler dayanıklı olan veya olmayan toplumları bir güzel sınarlar. Tıpkı kırk yıl önce insanlar yoksulken, yoksulluklarının bile farkına varmıyorlardı. Çünkü her şeyleri üretiliyordu; yumurtası da, peyniri de, fasulyesi, buğdayı, pirinci de kendileri tarafından üretiliyordu.
Bir özelleştirme modası yayıldı. Devlet zarar ediyor diye, neredeyse her şeyi özelleştirerek kendini kar eder hale geçirmek istedi. Tekirdağ Rakı ve Şarap Fabrikası özelleştiğinde birçok insanın alkışladığına şahit olduk. Neymiş, bedavaya maaş alanlar varmış! Neymiş, devlet zarar ediyormuş!
Sonunda ne oldu; tarihi fabrikamız? Tekirdağ’ın en bilinen, en öne çıkan ve en önemli markası; masaldaki gibi; “ Yandı bitti kül oldu…” Özelleşti de buradaki üzümcülük, bağacılık daha ileri bir seviyeye mi taşındı? Öyle olsaydı; ALKIŞLARDIK…
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nden önce yolcu taşıma işi de özelleştirilmişti. Nasıl hizmet verdiklerini gördük ve kerelerce yazı yazdık; “ şoförler, az maaş alıyor, yarı aç yarı tok çalışıyor ve bu yüzden fazlasıyla gerginler… Araçlar bakımsız…” Sonuçta araç sahipleri zarar ederek çekildiler bu piyasadan…
Büyükşehir Belediyesi ellerini taşın altına koyarak, TEKPARK ULAŞIM ANONİM ŞERKETİNİ kurdu. Şehrimize yakışan araçlar alındı. Konforo, temizliği, şoförlerin halkla iletişimi öne çıkan bu hizmeti; tam da Covid–19 zamanı test etme fırsatımız oldu; zarar ederken dahi; DEVLETİMİZİN, MİLLETİMİZ adına almış olduğu sağlık, temizlik programına uyuyor, gönülden katılıp destekliyor…
Devlette süreklilik böyle olur. Bol makyaj, bol laf üreterek değil; pratik yaşamın içine girerek; insanların gönüllerine, ruhlarına, vicdanlarına dokunarak…
Halkımız da devletimiz gibi zor günlerden geçiyor. Esnafımızın büyük çoğunluğu ise hem sosyolojik, hem psikolojik, hem de ekonomik zorlukların üstesinden gelmek için neredeyse son anları yaşıyor.
Bütün bu sıkıntıların yanında, seçimle iş başına gelen BELEDİYE BAŞKANLARI, tam da gerekli olan gönül evreline, kalıcı, sağlam ve istikrarlı bir şekilde dokunmak zorunda… Hani o meşhur sözü unutmayarak; “ Sağ elin verip, sol elin görmeyeceği” sözü…
Covid–19 belki çok şeyi öğretti, hatırlattı bizlere ama belki de daha öğretecekleri bitmedi doğanın! Kendine yeten, denizlerini, dağlarını, ovalarını, vadilerini, derelerini, ırmaklarını temiz tutup gözü gibi bakan duyarlılığın gelmesi adına belki de son çağrıdır bu tür uyarılar…
Ergene, bütün pisliği, korkunç kokusu ve kanserojen etkisiyle akıyor; uçsuz bucaksız güzel topraklarımızdan Meriç ve Ege’ye…
Son sözüm; TEKPARK Ulaşım A.Ş.çalışanlarından yöneticilerine kadar herkesi kutluyorum…
Fakat HES KODU yükleme bilmeyen yaşlılar zorlanıyor; belli yerlere, geçici olarak yaşlı vatandaşlarımıza yardımcı olacak birimler kurulmuş olsa; bu hizmete ayrı bir hizmet inceliği katacaktır…