Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Aylar, yılları, sanki yüzyıllar da yüzyılları kovalayacakmış da öyle bitecekmiş izlenimi veriliyor. Bir türlü sonu gelmeyen onarım, tamirat, zaten yalnızlığa mahkûm olmuş, bırakılmış çarşının haline daha da içler acısı, elem dolu bir hal içerisine dönüştürüyor.
Gece çökünce Tekirdağ çarşının, merkezin olduğu yere, zannedersiniz ki karakış günleri var da öyle çekiliyor insanlar evlerinin en kuytu köşelerine…
Vilayet binasının onarımı, yani iç kısımları belki de çok güzel-estetik oldu. Bu çalışmamda üzerinde duracağım konu Vilayet binasının iç kısımları değil, dış kısmı; bahçesidir…
Geriye,15–20 yıl öteye uzanırsak, her geçen yıl Vilayet önündeki zarif çam ağaçları azaldı. Kimisi yıllar önce düzenlemeler sayesinde sökülürken, bazıları da yerli yersiz sulamalar yüzünden kurutuldu.
Vilayet önünde azalmayan gövdeleri çürüdüğü halde yok olmayan dut ağaçları ise, zarafetten çok temizlik işçileri için tam manasıyla eziyete dönüşmüş durumda. Dut mevsimi gelince yerleri temizlemek için inanılmaz derece çile çekiyorlar.
Kuruyan çam ağaçlarının halen düzenleme içine alınmayıp, eğri büğrü duranların ise Vilayet binasını iyice bakımsız, kimsesiz duruma getirmiş olduğunu gözlemliyorum…
Vilayet binası en görkemli sanat evleri-merkezleri gibi olması gerekmez mi? Bir şehrin en saygın, bir devletin o şehirde en onurlu makamı; Vilayet binaları değil de nedir?
Nasıl derler “ İçi sizi, dışı bizi yakar” Vilayet binasının için istediği kadar görkemli olsun, dışarısı, bu görkeme, zarafeti, nezaketiyle el vermiyorsa, bir bütün hale dönüşmemişse, bir anlamı olmuyor…
Vilayet binası her geçen gün çıplak kaldı. Yakında beton çölüne dönüşürse, okullarımız gibi betona, asfalta teslim olursa şaşmam; şaşırmam…
Birçok insanın istediği şeyi dillendiriyorum burada. Vilayet binasının önüne ekilecek, yeni düzenleme çalışmaları içinde dikilecek ağaçların gösterisi tıpkı en iyi okullarımız, bahçelerimiz, koruluklarımız gibi olmalı. Görkemi, bilgisi, görgüsü, estetiğiyle herkesi durup baktırmalıdır kendisine…
Sabancı Müzesi, birçok Fransız Lisesi, Aşiyan Tevfik Fikret Evi, Yıldız Korusu, Mihribat, Emirgan, Validabağ korulukları, bahçe düzenlemesiyle öne çıkar ve saygı, sevgi ile anılır, insanları kendilerine çekerler.
Saygınlıkları ilk önce girişten, giriş kapısından başlar ve bahçe ile insanların gönlüne giriverir… İsterim ki Tekirdağ Vilayet binası, bütün şehirlerimiz içinde en görkemli dış bahçeye sahip olsun…
Bu bina, ağaca, çiçeğe hiç ilgisi olmayanları bile durdurup kendisine çeksin; “ Bu ne güzel ağaç, bu ne güzel çiçek, bitki, bu ne güzel bina” densin…
Tekirdağ için bu kadar küçük bir görkem, beğeni lüks müdür sayın amirlerim?