Reklam

YAŞAR URCUN, SANATIYLA IŞIK SAÇIYOR

Yayınlama: 25.05.2023
A+
A-

                 

Tekirdağ Muratlı ilçesi Mithat Paşa İlkokulu öğrencisiyken (65 yıl önce) ilkokul öğretmeni Hikmet Bağbakan tarafından destek, teşvik görüp yaşamı boyunca resim sanatı içinde kalan 75 yaşındaki çınar Yaşar Urcun 22 Mayıs 2023 tarihinde Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde,31 Mayıs 2023 gününe kadar sürecek sergisini sanatseverler için açtı.

Sanatseverler tarafından gezilen, görülen sergi ilgi görmekle kalmıyor, sanatçının gün boyu sergi salonunda olup, eserleri ve o eserlere dokunan öyküler, fırçasına ilam kaynağı olan olaylar hakkında da hiç yorulmadan bilgiler veriyor.

Sanatçının bugüne kadar yapmış olduğu eserleri sadece yağlı boya çalışmaları olmayıp, pastel ve üç boyutlu çalışmalarının yanında heykel çalışmaları da oldukça dikkat çekiyor.

Sergi salonuna girer girmez, çağımızın hastalığı, vahşetin en hakiki utancı olan: Kadına Şiddet, duyarlılığını sanatçı bir şiiri ve Mustafa Kemal Atatürk’ün çok güzel bir sözü ile sanatçı hissiyatını vurguluyor;

“ Sanatkâr, toplumda uzun çalışmalardan sonra, ışığı ilk duyan insandır.”

Yaşar Urcun, keman içinde keman çalan adam çalışmasıyla toplumun vicdanını acıtan konuların en başında gelen kadının, kadınlarımızın da yanında ve vahşetin karşısında durduğunu anlatıyor. Tıpkı, savaşı, vahşeti protesto eden, ezilenlerin, ölenlerin yanında olduğunu anlatan Picasso’nun Guernica tablosu gibi…

Yaşar Urcun’un sergisinde görülecek onlarca eser var. Her yaşta insanın ilgisini çekecek sanat çalışmaları, sergiyi gezip çıktıktan sonra denize karşı içilecek bir çay ve kahve zamanı içinde irdelenirse, görülüp de etkilenen eserlerin ve bu esere yansıyan fırçanın duyguları adına çok şeyi öğrenmek, anlamak ve değerlendirmek mümkündür.

Sanatçının kendisiyle uzun uzun gezdiğim serginin neredeyse her eserin doğumu hakkında kendisinin anlatımıyla duyarlı olanın, toplumuna ışık tutmanın ne demek olduğunu da; yaptığı çalışmaların sesi, duygularıyla anlatıyor.

Örneğin Ahıskalı Yaşlı Kadın eserini ele alalım! Neredeyse yok edilmiş, sürgüne gönderilmiş, yitik bir halkın son fertlerinden birisini ulusal basında görmüş. Yaşlı bir kadın fotoğrafıyla birlikte Ahıskalı Türklerin başına gelenleri anlatan gazete yazısı, sanatçıyı çok etkilemiş. Ve bu etkilenme de tuvaline yansımış.

Tuvaldeki yaşlı kadına bakınca,75 yıl önce sürgüne gönderilen ve erkekleri askere alınan insanların acı çığlıklarını, sessiz haykırışlarını da görmek, bulmak mümkündür…

Papatyalar çalışması en az erguvanlar kadar dikkat çekiyordu. Çocukları konu alan, anlatan çalışmalarında ise çocuk sevgisini, dağları ortaya çıkartan fırçasındaki esintili ve şefkatli fırça dokunuşları kadar estetik, duyarlılık etkilerini gösteriyor.

Yaşar Urcun’u yıllardır tanıyorum. Kapalı alanda yapılan iki sergisine, açık olanda yapılan bir sergisine katılmakla birlikte, sıklıkla uğradığı atölye sohbetlerinde her daim üzeride durduğumuz ortak dil; kültürel, sosyal ve sanat yaşamımız…

Sonsuza kadar yaşasaydım, sonsuz bir içtenlikle şu sözü söyler, yazardım;

“ Randevusuna hiç gecikmeyen ve asla aksatmayan tek gerçek: Ölümdür!”

O zaman, niçin yaşamın atan kalbine, sanatın, edebiyatın, felsefe ve bilimin elleriyle sarılmıyoruz… Doya doya…

31 Mayıs 2023 gününü akşamına kadar sürecek Yaşar URCUN sergisi, herkesin gidip bir şeyler bulacağı, onlarca eserin; felsefenin, üretimin, dengenin, duruşun da olduğu kültür salonunda, belki de çay kahve yudumlarken, kendinizde bir başka güç, dönüşüm enerjisi de hissedecek, yeni bir başlangıç yapacak kudreti bulacaksınız…

Bir çift söz ve teşekkürü de; Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu ile Kültür Müdürlüğü çalışanları için olacaktır. Kültürel, sosyal faaliyetlere susamış insanlarımız için çok güzel faaliyetlere, etkinliklere samimi katkılarınızdan ötürü teşekkürümü borç biliyorum…

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi