Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Tekirdağ’ımızın kültürel ve tarih hayatı adına Yavuz Yalçın’ın yapmış olduğu çalışmalar, kim bilir kaç yılın emeğinin karşılığı olarak doğdu…
Tekirdağ Halkevleri ve Halkodaları, Tekirdağ-Çorlu ve Malkara geçmişine bir dokunma, bakmadan öte; araştırma ve incelemeyle sonuçlanan bir eser çıkıyor karşımıza.256 sayfadan ibaret gibi görünen eser, Tekirdağ’ın 1932–1951 yıllarını resmi kayıtların eşliğinde, siyasi ve sosyal hayatın kültürel yaşama kucak açmasıyla sonuçlanıyor.
Uygar toplumların öne çıkan yeteneklerinden birisidir; arşivler ve arşivlere önem veren yazarlar, şairler ve bilim insanlarının çokluğu… Merakı olmayan, zamanlar arası yaşanmışlıklara inanmayan toplumların düşleri çok kısa, renksiz ve kısır oluyor. Gerçekleri dedikleri şeyler de; betonlara, asfaltlara ve öfkelere yenik düşen bir sürü yatırım oluyor; renk, desen, neşeden uzakta kalan garip zenginlikler…
Yavuz Yalçın’ın sabrını, binlerce evrak arasına girip, yıllar arasında gezintisini şehrim, bölgem ve ülkem adına kutluyorum. Zahmetli bir yolculuk olduğu belli! Ama bir o kadar da kültürel öğretici ve sosyal neşeler taşıyor Tekirdağ’ın bugününe…
Tekirdağ Halkevi kuruluş yılının 24 Haziran 1932 yılında olduğunu, kurucu yönetiminde bulunan kişiler ve mesleklerden söz etmek gerekirse duygulanmadan edemiyor insan…
Kurucu Yönetim Kuruluşunda kimler yok ki? Ekrem Ülgen ( Orta Mektep Tarih Öğretmeni), Safter Kağan ( Orta Mektep Tıbbiye Öğretmeni), Celal Bey ( Ziraat Bankası Memuru) , Şakir Bey ( Belediye Memuru) (…)
Kitabın her sayfasında Tekirdağ insanının sosyal, kültürel yaşamının yanında siyasal yaşamın tercihleri ve Cumhuriyet’in heyecanınla yoğrulmuş bir şehir çıkıyor ortaya.
25.Sayfasında heyecanlandığım bir isim çıkıyor karşıma: Haşim İŞCAN. Dönemin Tekirdağ Valisi.29 Ekim 1935 Cumhuriyet’in 12.yıl dönümü kutlaması yapılmaktadır. Haşim İşcan “Cumhuriyetimiz” konulu söylev verir. Cumhuriyet ve Cumhuriyet ve Devrimleri adına yapılan üç söylev ve izleyen günün gecesinde Cumhuriyet balosu yapılır.
Neredeyse günümüzden yüz yıl önce şehrimizin milli, dini bayramlarına verdiği önem, halkın her kesiminden insanın katıldığı Halkodaları Yönetimi, bir toplum için olmazsa olmazın gayretini, şuurunu göstermişler; hafızalarını tazeleyip, yaşamın içerisinde şenliklerin, anmaların, eğlenmelerin olmazsa olmaz olduğunu göstermişlerdir.
Dönemin Tekirdağ Valisi Haşim İŞCAN isimin görmek niçin heyecanlanmama sebep oldu? Bir defa Tekirdağ hakkında bilgisizliğim ile bir kez daha yüzleşmeme neden oldu. Antalya’ya gittiğim zamanlar uğramaktan büyük zevk aldığım bir yer var; Antalya Haşim İŞCAN Kültür Merkezi. Burada, tiyatro sahnelerinden opera sahnelerine, görsel ve düşünce şenliğine dâhil olmuşken öğrenmiştim bu değerli, halka, sanata, sosyal, kültürel hayata hizmet eden Vali Haşim İşcan’ı. O günün insanlarının hitap ettiği gibi “Haşim Baba”nın, nesilden nesle aktarılan öyküsü; meğer insan merkezli hizmet anlayışıymış…
Antalyalılar onu bağırlarına çoktan basmışlar; ölümün yaşama ait tarafına taşımışlar. Haşim İşcan’ın ismini Mahalleye de, Kültür Merkezine de vermişler. Ya Tekirdağlılar? Geçmiş ile bir türlü barışık olmayı, kendi muhteşem zenginliğine sırtını dönmüş, zenginliği mal-mülk olmaktan öte taşıyamayan bugünün Tekirdağlıları?
Yavuz Yalçın’ın değerli eserinin 51.sayfasında ise 1930’lu yılların Tekirdağlıların ibretlik sanat aşklarını, sanata olan düşkünlüklerini de anlamak mümkündür.
1938 yılı Halkevi etkinlikleri, neredeyse tiyatro şölenine dönüşmüştür. Geçmiş yıllarda Tekirdağ’da yıl içerisinde ancak 2–3 tiyatro sahnelenirken,1938 yılında 21 tiyatro oyunu, tekrarlarla birlikte 28 etkinlik düzenlenmiş. Tiyatro salonunun 700 kişilik olduğu üzerine yazarımız 1938 yılında tiyatro etkinliğine katılan Tekirdağlıların sayısının yaklaşık 20 Bin izleyiciye ulaştığı tespit edilmiştir.
Tekirdağ Halkevleri 19 yıllık çalışmaları süresinde görev yapmış başkanların birkaçının isimleri; Ekrem PEKEL ( Ezacı), Raşit DRAMALI ( Çiftçi ) , Fazlı TEZEY (Ortaokul Müdürü)
1938 yılı Çorlu Halkevi Şube Başkan ve üyeleri; Güzel Sanatlar Şubesi; Başk. Mustafa SUNAR ( Öğretmen ) Üye ( Mümtaz ÇIĞ ( Fen Memuru) , Üye Hüseyin DEMİR (Terzi )
Malkara ilçemizde Halkevi açılışı 25 Şubat 1940 yılı yapılmıştır. Güzel Sanatlar Şubesi, Spor Şubesi, Köycülük Şubesi…
Uygarlığın olmazsa olmazı olan bugünün Cumhuriyeti, o günün insanlarına ne kadar çok şey borçlu olduğumuzu anlamak için Yavuz Yalçın’ın 256 sayfadan oluşan esere, sadece şehrimizin değil, ülkemizin gelişmesini, heyecanını, kurumlar ile insanlar arasındaki birlik ve beraberliğin öyküsünü anlamak için okunmalıdır; sımsıkı sarılarak…