Reklam

YENİ PARTİ VE PARTİ İÇİ DEMOKRASİ

Yayınlama: 28.07.2026
A+
A-

Günlerdir heyecanla beklenen Yeni Parti’nin tüzüğü ve programı yayınlandı.

Bu arada gazetelerde ve sosyal medyada çeşitli eleştiri yazıları çıktı.

Bu yazıda, tüzük ve programı parti içi demokrasi açısından ele alacağım.

Partinin kısa bir süre içinde açılması gerektiği için detaylı çalışmalar yapılamadı.

Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde çabucak yazılması gereken bir tüzüğün diğerlerinden farklı, çok ”yeni” bir şey olması beklenmiyordu.

Yapılacak ilk kongrede tüzüğün tekrar görüşüleceğini ümit ediyoruz.

Yeni programın 11. Sayfasında şöyle bir ifade var: “Parti içi demokrasiyi güçlendirmek için gereken yasal düzenlemeler hayata geçirilecektir.”

Bu cümle, konunun partinin kurucu üyeleri tarafından pek anlaşılmadığını, bilerek yazıldı ise,  savsaklanacağını gösteriyor

Yasal düzenlemelerden önce, tüzükte ve yönetmeliklerde kolayca yapılacak değişikliklerle parti içi demokrasi sağlanabilir.

Ekrem İmamoğlu, yeni nesil siyaset için 86 milyonu çağırıyor.

Halk veya parti üyeleri siyasette sesini nasıl duyuracak?

İşe burada parti içi demokrasi önem kazanıyor.

Tüzükte açık kuralların olması gerekiyor.

Tüzükte önseçim, aday yoklaması gibi yöntemlerden bahsediliyor, ama hangi yöntemin uygulanacağı merkezin kararına bağlanmış.

Bütün kararlar sonunda genel başkana dayanıyor.

 

DELEGE SEÇİMLERİ

Konuya, gömleğin ilk düğmesi olan, mahalle delege seçimlerinden girelim.

Yeni tüzükte delege seçimi ile ilgili hiçbir yenilik yok.

Gördüğüm kadarıyla, mevcut siyasi partilerin milletvekilleri  ve yöneticileri çoğunlukla hep tanıdıklar, hemşeri ilişkileri, akrabalık veya yukarıdan birinin desteği ile tepeden gelip bu pozisyonlara yerleşmiş kişiler.

Bu arkadaşların daha önce bir mahalle delegesi olmak için savaştıklarını, ilçe başkan adayına, ismini listeye yazması için, şirin görünmeye çalışmış olduklarını sanmıyorum.

O nedenle, hazırladıkları tüzüklerde, delege seçimlerine bazı kurallar getirip, kimsenin adamı olmayan üyelerin seçilmesini sağlayacak bir sistem düşünmek akıllarının ucundan bile geçmiyor.

Ya olayın farkında değiller, ya da bu sakat düzen  işlerine geliyor.

Üyelerin oy kullandığı ilk seçim mahalle delegeleri seçimidir.

Bu seçim parti içi demokrasinin ilk adımıdır.

Delegeliğin tamamen kalkmasını savunanlar var.

Doğru ve adil uygulanırsa, üyelerin oylarını bir ölçüde süzen delegelik kurumu iyileştirilebilir.

Mahalle delegeleri çarşaf liste ile veya orantılı blok sistemi ile seçilmeli.

Diğer üyelerden belli sayıda imza toplayıp başvuru formunu dolduran, en az bir yıllık üyelerin isimlerinin “mahalle delege adayları çarşaf listesi”ne yazılması gibi kurallar konabilir.

Çarşaf listeyi anahtar liste ile delmeye çalışmanın, demokrasiye aykırı ve üyenin oyuna saygısızlık olduğu vurgulanmalı.

Hiç bir delege adayı, masa başında delege listesi hazırlayan İlçe başkan adayına şirin görünmek zorunda kalmamalı.

Delegeler, seçilmek için üyeler arasında çalışma yapmalı.

Temsil ettikleri arkadaşlarının adına karar vereceklerinin bilincinde olmalı.

“Mahalle delegelerinden parti meclisine kadar, bütün parti içi seçimlerde, blok liste uygulanıyorsa, listelerin ve bireysel adayların aldığı oylar d’Hondt  yöntemiyle orantılı olarak değerlendirilir” ifadesi tüzükte yer almalı.

d’Hondt sistemi milletvekili ve belediye meclis üyelerinin seçimlerinde kullanılıyor.

Kongrelerde, yönetim kurullarının seçimi gibi parti içi seçimlerde de kullanılabilir.

Örneğin, 400 üyenin oy kullandığı,  blok liste ile yapılan bir mahalle delege seçiminde, bağımsız bir adayın, seçilecek 70 kişi arasına girebilmesi  için d’Hondt sisteminde 6 oy alması yeterli.

Böyle adil bir yöntemde  kadın veya genç kotasına gerek yok.

Bu kişiler kendi güçleri ile seçilebilirler.

“Kota” sözü demokrasiye aykırıdır, liste hazırlayan, isim ayıklayan birinin olduğu varsayımını içerir.

Kota koymak yerine, seçime katılma ve seçilme şartları düzeltilmeli, kenarda kalan gruplar siyasi konularda eğitilmelidir.

Seçilen kadın veya genç sayısının  yüzde 50’yi bile geçebilmesinin yolu açılmalıdır

İlçe yönetim kurulları da çarşaf liste veya orantılı blok ile seçilmeli.

Bağımsız düşünen, bireysel bir aday, yönetim kuruluna girip, mezhep, hemşeri, mahalle arkadaşları gibi grupları delebilmeli.

İl ve ilçe delegeleri seçildikleri dönem boyunca bir delege meclisi oluşturmalı, düzenli danışma toplantıları yapmalı.

Delegelere, mahalle temsilciliği gibi görevlerde, eğitimde ve adaylıklarda öncelik tanınmalı.

 

BELEDİYE MECLİS ADAYLARI, BAŞKAN ADAYLARI, MİLLETVEKİLİ ADAYLARI

 

Ön seçimler de, mahalle delege seçimleri gibi, üyelerin doğrudan oy kullandığı seçimlerdir.

Belediye meclis adayları, başkan adayları, milletvekili adayları önseçimlerde belirlenmeli.

Ön seçim ve seçim yöntemleri kesin bir şekilde tüzükte yer almalı.

Örneğin, meclis adayı olmak isteyen bir üye, mahallesinde kapı kapı gezerek kendini tanıtmalı.

Mahalle sakinlerinden belli sayıda imza toplayan kişinin ismi, o mahallenin çarşaf listesine yazılmalı.

Sonra belediye meclis adayları her mahallede kurulacak sandıklarda belirlenmeli.

Partinin belediye meclis adayları listesi bu kazanan üyeler ile hazırlanmalı.

Kuvvetler ayrılığı yerel yönetimlerde de olmalı.

Belediye meclis üyeleri halkın sorunlarını meclise getirip savunacak kişiler olmalı.

Hazır parti listeleri yerine belediye meclis üye adaylarını doğrudan halk belirlediği  için bu sistem daha demokratiktir, “kent uzlaşısı” gibi sorunlar yaratmaz.

Seçim sistemi denince birçok kişinin aklına bir sandığa atılan oylar ve en çok oy alanın kazanması geliyor.

Bu en basit çoğunluk sistemi.

Bu basit yöntem, seçmenlerin iradesini en iyi yansıtan yöntem değil.

Bir çok seçim sistemi bulunuyor.

Bunların arasında, “onay” oylamasının  en çok seçmen memnuniyeti yaratan, adil ve en kolay uygulanan  bir yöntem olduğu biliniyor.

Basit çoğunluk yönteminde, örneğin 6 aday varsa birisi yüzde 17 oy alarak birinci çıkabilir.

Onay oylamasında bir seçmen, listeden beğendiği kaç aday varsa hepsini işaretleyebilir.

En çok oy alanlar sırayla seçilmiş olur.

NE YAPILABİLİR?

Tüzük hazırlayanlar, parti içi demokrasiye samimiyetle inanıyorlarsa yukarıda saydığım konuları tüzüğe koyabilirler.

Siyasi Partiler Kanunu’na uymak için kongrelerden önce hazırlık kongresi yapılmasını da tüzüğe koyabilirler.

Hazırlık kongrelerinde, tamamen demokratik usullere göre yapılan  ön-ön seçimlerden çıkan sonuçlar, bir gün sonra  yasal kongrede onaylanır.

 

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi