Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bilinen ilk parti okulu 1906 yılında Berlin’de SPD tarafından kurulmuş.
Ondan sonra, üyeleri ve yöneticileri politik konularda eğitmek için “parti okulu” açmak fikri yaygınlaşmış.
Yeni Parti de bu akıma uyarak, CHP’den geçen eğitmenlerle, Özgür Okul adı altında bir yapılanma içine girdi.
İlk adımda, eğitmenler onar kişilik gruplarda organize olarak haberleşecekler ve sorunları tartışacaklar.
Bu çerçevede bazı düşüncelerimi yazmak istiyorum.
Üyelere verilecek başlangıç eğitimlerinin amacı onları birer “aktif üye” haline getirmek olmalıdır.
Partilerde “Aidatını ödeyen üye, aktif üye sayılır” şeklinde bir aktif üye tanımı var.
Bu tanım eksik.
Aşağıda daha kapsamlı bir aktif üye tanımı veriyorum.
İdeal olarak eğitim içerikleri, üyeleri bu hedeflere götürecek şekilde planlanmalıdır.
AKTİF ÜYE KİMDİR?
Aktif üye, haklarının, görevlerinin ve sorumluluklarının bilincindedir.
Partinin örgüt yapısını, işleyişini, tarihini, ilkelerini bilir.
Atatürk ilkelerinin temeli olan bilimsellikten sapmaz.
Tüzüğü, programı savunur, yerine göre eleştirir.
Parti çalışmalarına katılır, gönüllü olur.
Parti içi demokrasiyi her seviyede gerçekleştirmek için çalışır.
Parti yayınlarını, çeşitli kaynakları takip eder.
Tarım, ekonomi, siyaset felsefesi gibi ilgi duyduğu alanlarda uzmanlaşır.
Partide yükselmek için kendine ileri hedefler koyar.
Aktif üye, yaratıcı düşünür, yeni fikirlere açık olur.
Sorunların farkına varır, çözüm araştırır, kalıpların dışına çıkabilir.
“Nasıl farklı yapabilirim? Neden olmasın?” diye sorar, denemekten korkmaz.
Aktif üye, eleştirel düşünür, kanıt sorar; varsayımları, safsataları eler.
Tartışmalarda ortak çıkarları bulmaya çalışır, verimsiz tartışmalara girmez.
Toplantı yapma, sunum, yazı, sosyal medya gibi alanlarda kendini geliştirir.
İnsanlarla iletişim kurmaktan çekinmez, ilginç konular bulur, fırsatlar yaratır.
Saygılı, iyi bir dinleyicidir.
Çeşitli konularda, “hazırlıksız konuşma” egzersizleri yapar.
Düşüncelerini etkileyici anılar, hikayeler şeklinde ifade edebilir.
Aktif üye, iyi takım oyuncusudur.
Takım arkadaşlarına güvenir, onlardan çekinmeden hesap sorar, ortak hedeflere odaklanır.
Duyarlı vatandaş olarak haksızlıklara, kötü uygulamalara, kişisel veya toplu tepki gösterir.
Mahallesinde, işyerinde bir topluluk ruhu yaratmak için ilişkiler kurar, etkinlikler düzenler.
Aktif üyeler, partide sorumluluk yerlerine, başarılı, bilgili, dürüst, ve yetenekli kişilerin seçilmelerini sağlamak için sürekli çaba harcarlar.
ESKİDEN ALINACAK DERSLER
Eski CHP Parti Okulu 2012 yılında hızlı başladı ama kısa sürede hızını ve etkinliğini kaybetti.
Okulun, üyeler, yöneticiler, adaylar, sandık görevlileri, kadınlar ve gençler için ayrı ayrı eğitim programları vardı.
Bu programları hazırlayan Parti İçi Eğitim Biriminde, meslekten eğitimci olmayanlar çoğunluktaydı.
Ayrıca eski okulda aşırı merkeziyetçi bir yapı vardı.
Çevre illerdeki eğitmenlerin fikirleri dikkate alınmıyor, farklı uygulamalara izin verilmiyordu.
Ankara’dan gönderilen slaytlar, uzun cümleler, takibi güç grafikler, karmaşık kutucuklar içeriyordu.
Yapay zeka ile hazırlandığı anlaşılan bazı slaytlar, dikkat dağıtan gereksiz süslerle doluyudu.
Eğitimlere katılanlar daha çok pasif dinleyici durumunda idiler.
Eğitimlerin kalıcı olması için anlatılan konuların özeti, veya not almayı kolaylaştırıcı şablonlar dağıtılabilirdi.
Bir ara küçük grup çalışmaları denendi.
Süleymanpaşa’da yapılan son grup çalışmasında, bazı gereksiz zorluklar yaşandı.
Ankara’dan gelen eğitmenler, salonda ille yuvarlak masa olmasını istemişler.
Bir düğün salonundan kiralanan büyük yuvarlak masalar parti binasına taşındı.
Partinin toplantı salonundaki dikdörtgen masalar çıkarıldı, onların yerine emanet masalar yerleştirildi.
Salonda yer kalmadığı için her masaya 10 kişiden fazla katılımcı düştü, küçük gruplardan beklenen verim alınamadı.
Önemli olan masaların yuvarlak olması değildi, 5-7 kişinin tartışması, fikirlerini duyurabilmesi idi.
Partinin dikdörtgen masaları bu işe pekala yeterdi.
Yine istek üzerine aceleyle satın aldırılan beyaz tahta, bir köşeye kondu, yazılan hiç bir şey okunamadı.
Ankara’dan gelen eğitmenlerin, yöntemin özünden çok şekline önem verdikleri görüldü.
İLÇE ÖRGÜTLERİNİN ROLÜ
Merkeziyetçi yapısı nedeniyle, eski parti okulu kaçınılmaz bir hantallığın içine düşmüştü.
Eğitimler yaygınlaşmadı, iller arasında adil dağıtılmadı.
Son 10 yılda Süleymanpaşa’da üyelere yapılan Temel Siyasi Eğitim sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
Eğitim konusunda her şeyi Ankara’dan bekleyen ilçe yönetimleri de konuya ilgisiz kaldılar.
İl, ilçe yönetim kurulları eğitime ciddiyetle yaklaşmalı.
Süleymanpaşa’da, son dönemlerde, eğitimle ilgisi olmayan kişiler eğitim sekreteri olarak atandı.
Yönetim kurullarında her konunun uzmanı bulunmayabilir, ama bu kişiler, en azından, yönetmelikte önerildiği gibi, bir “eğitim çalışma grubu” kurarak bazı çalışmalar yapabilirdi.
İlçe yönetimleri, üyelerin siyasi eğitimi konusunda daha proaktif olmalı, yerel ihtiyaçlara göre eğitimler, toplantılar düzenlemeli.
Üyelerin eğitimi partinin başarısı için önemlidir.
Seçmenlere sorunları nasıl çözeceğimizi anlatmamız lazım.
Bu işi en iyi, arada sırada çıkıp bir iki esnaf gezen yöneticiler değil, seçmenlerle iç içe yaşayan üyeler yapabilir.
Üyeler, bilgili, iletişim konusunda becerikli, davasına inanan kişiler olmalı.
Eğitim il, ilçe yönetimlerinin temel görevlerinden biridir.
Eğitim, üyeler ile bağ kurmanın en samimi yoludur.
İl, İlçe yönetimlerinin başarısı ve başarının sürdürülmesi üyelerle kurulan bağa bağlıdır.
Bu amaçla ilçe yönetimleri işe, yönetim kurulu üyelerinden ve uzmanlardan oluşan bir “ eğitim çalışma grubu” kurarak başlayabilir.
Hedef gruplar, eğitim konuları, “proje hazırlamak”, “eleştirel düşünce”, “ev ziyaretleri” gibi kazandırılacak beceriler saptanabilir.
Uzun eğitimler yerine, kurul toplantılarının ilk 15 dakikasında “mini-eğitim” seansları düzenlenebilir.
Yeni katılan üyeler için her ay düzenli 2-3 saatlik “oryantasyon” eğitimleri yapılabilir.
Oryantasyon eğitiminde kısaca partinin işleyişi, kongreler, seçimler gibi konularda bilgi verilebilir.
Çarşaf liste ile blok listenin farkını bilmeyen yönetim kurulu üyelerine rastladım.
Mahalle delege seçimleri ve ilçe kongreleri, ilçe yönetimleri tarafından organize edilir.
Seçim sistemlerini bilmeyen yönetim kurulu üyelerinin düzenleyecekleri kongreler ne kadar demokratik olabilir?
SONUÇ
Eğitim önemlidir.
Bu önemin farkında olan kişiler eğitim çalışmalarını üstlenmeli.
Daha kısa, pratik ve amaca yönelik programlar geliştirilmeli.
Üyelerin eğitime katılmasını özendirmek için eğitim görmüş olanlara bazı ayrıcalıklar tanınmalı.
İlçe yönetimlerinin eğitim konusunda daha aktif olmaları sağlanmalı.
Eğitmenlerin fikirleri, geribildirimleri dikkate alınmalı.