Reklam

ESNAF ÇİFTÇİ MEMUR İŞÇİ AĞLIYOR MEMNUN OLAN KİM?

Yayınlama: 06.11.2026
A+
A-

 

Esnaf ağlıyor, çiftçi ağlıyor, sanayici dertli, tekstilci memleketi terk ediyor, doktorlar yurt dışına gidiyor… Peki bu memlekette işler yolunda diyebilen kim var?

Bir düşünün…

Tekirdağ’ın çarşısına, pazarına, sanayi bölgelerine, köylerine şöyle bir bakın. Herkesin dilinde aynı söz: Geçinemiyoruz!

Esnaf, siftah yapamamaktan şikâyetçi. Kepenk açıyor ama akşama kadar kasaya giren para giderlerini karşılamıyor.

Kirası ayrı dert, vergisi ayrı dert, elektrik faturası ayrı dert. Müşteri fiyat soruyor, düşünüyor, vazgeçiyor. Esnaf da arkasından bakıyor.

Çiftçinin hali deseniz içler acısı… Mazot pahalı, gübre pahalı, tohum pahalı, işçilik pahalı. Tarlasına emek veriyor ama hasat zamanı kazancının hesabını yaparken kara kara düşünüyor. Üretenin yüzü gülmüyor.

Sanayici ,önünü göremiyor. Özellikle tekstil sektöründe yaşanan sıkıntılar, üretim ve istihdam açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor. Bir zamanlar binlerce insana ekmek kapısı olan işletmelerin üretimlerini başka ülkelere taşıması konuşuluyor. Çünkü üretmek de zorlaştı, ayakta kalmak da!

Peki doktorlar?

Onlar da çareyi yurt dışında arıyor. Yıllarca eğitim almış, yetişmesi için ülkenin kaynak harcadığı hekimler başka ülkelerde gelecek kurmanın yollarını arıyor. Bir ülke yetiştirdiği doktorları tutamıyorsa bunun nedenlerini sorgulamak zorundadır.

ESNAF GİTMEK İSTİYOR, ÇİFTÇİ ÜRETMEKTE ZORLANIYOR, SANAYİCİ YER ARIYOR, DOKTOR GELECEĞİNİ BAŞKA ÜLKEDE ARIYOR!

Peki memnun olan kim?

Tekirdağ’a dönelim…

Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biriyiz.

Tarımımız var, limanlarımız var, üretim gücümüz var. İstanbul’un yanı başındayız. Coğrafi avantajımız var. Ama bütün bu olanaklara rağmen vatandaşın gündelik yaşamındaki sorunlar bitmiyor.

Trafik ayrı bir sorun, ulaşım ayrı bir sorun. Altyapı, çevre, hava kirliliği, plansız yapılaşma, işsizlik ve hayat pahalılığı vatandaşın gündeminden düşmüyor.

Vatandaş, belediyeye gidiyor, çözüm bekliyor.

Esnaf ,odalara bakıyor, destek bekliyor.

Çiftçi, yetkililere sesleniyor, sesinin duyulmasını istiyor.

Sanayici, önünü görmek istiyor.

Herkes bir şey bekliyor ama herkesin ortak sorusu aynı: Bizi kim duyacak?

Elbette yapılan işleri görmezden gelmek doğru değil. Ancak yapılan hizmetleri anlatmak kadar, yapılmayanları konuşmak da yönetenlerin sorumluluğudur.

Bir şehrin başarısı kaç tane açılış yapıldığıyla, kaç tane kurdele kesildiğiyle ölçülmez. O şehirde yaşayan insanın hayatı kolaylaşıyor mu, esnaf para kazanabiliyor mu, çiftçi üretebiliyor mu, gençler geleceğini burada kurabiliyor mu? Asıl sorun budur.

Siyasetçiler kürsülerden konuşuyor, kurumlar açıklamalar yapıyor, herkes kendi penceresinden başarı hikâyesi anlatıyor.

Ama vatandaşın penceresinden bakınca, manzara pek öyle görünmüyor.

Çünkü vatandaş, artık vaat değil, çözüm istiyor. Açıklama değil, icraat bekliyor. Fotoğraf değil, hizmet görmek istiyor.

VE SON SORU:

Esnaf ,mutsuz, çiftçi mutsuz, üretici mutsuz, çalışan mutsuz, emekli mutsuz, gençler gelecek kaygısı taşıyor…

Tekstilci, üretimini başka ülkelere taşımayı düşünüyor, doktorlar yurt dışında gelecek arıyor.

Peki memnun olan kim?

Yoksa herkesin anlattığı başarı hikâyesiyle vatandaşın yaşadığı hayat birbirinden tamamen farklı mı?

Tekirdağ’ın da Türkiye’nin de artık hamasi sözlere değil, gerçek çözümlere ihtiyacı var.

Çünkü bu memleketin insanı, yoruldu!

Hem de çok yoruldu…

 

Marka Flower Çiçekçi