Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
KAFETERYA VE TUVALET YAPIMI GÜNDEMDE
Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde, 1861 yılında inşa edilen tarihi Fransız Deniz Feneri’nin bulunduğu birinci derece arkeolojik sit alanında kafeterya ve tuvalet yapılması tepki çekti.
Arkeolog Mehmet Akif Işın, kafeteryanın kurul kararlarına aykırı biçimde açıldığını, yanına ise kaçak kazıyla tuvalet binası inşa edildiğini belirterek yetkililerin sorumluluğuna dikkat çekti.
Marmaraereğlisi koyunun güney ucundaki burun üzerinde yer alan tarihi Fransız Deniz Feneri, Sultan Abdülmecit döneminde, 1861 yılında Fransızlar tarafından inşa edildi. Denizden 53 metre yükseklikte bulunan ve 10 metre kule yüksekliğine sahip olan fener, tarihî ve kültürel miras açısından önem taşıyor.
Ancak fenerin çevresinde Marmaraereğlisi Belediyesi tarafından kafeterya yapıldığı, kafeteryanın yanına da birinci derece arkeolojik sit alanında kazı yapılarak tuvalet binası inşa edildiği öne sürüldü. Uygulamaların, arkeolojik sit alanlarının korunmasına ilişkin ilke kararları bakımından hukuka uygunluğu tartışma konusu oldu.
“BİRİNCİ DERECE SİT ALANINDA BÖYLE BİR UYGULAMA YAPILAMAZ”
Arkeolog Mehmet Akif Işın, Ereğli Feneri’nin bulunduğu alanla ilgili daha önce de gazino yapılması yönünde başvurular olduğunu belirterek, bu taleplerin koruma kurulu tarafından reddedildiğini söyledi. Işın, Hoşköy Feneri için de benzer bir başvuru yapıldığını aktararak, birinci derece arkeolojik sit alanlarında yapılabilecek uygulamaların ilgili ilke kararlarıyla sınırlandırıldığını ifade etti.
Söz konusu alanda kafeterya açılmasını eleştiren Işın, uygulamanın arkeolojik sit alanlarına ilişkin koruma ilkelerine aykırı olduğunu savundu.
Işın, kafeteryanın açılmasının ardından yanına tuvalet binası yapılmasına da tepki göstererek, birinci derece arkeolojik sit alanında izinsiz kazı yapılarak yapı inşa edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti.
“KAFETERYAYA İZİN VERİLMESİ BAŞLI BAŞINA HATA”
Kafeteryanın açılmasına ilişkin izin sürecini de sorgulayan Işın, Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ile Bakanlığın başlangıçta duruma müdahale etmediğini öne sürdü.
Işın, kafeteryaya izin verildikten sonra yanına yapılan tuvalet hakkında işlem başlatılmasının çelişki oluşturduğunu belirterek, “Hem izin veriyorsun kafeteryaya hem tuvalette soruşturma. O zaman kafeteryaya ne izin verdin?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Tuvalet binasıyla ilgili yıkım kararı verildiğinin aktarıldığını belirten Işın, kararın uygulanıp uygulanmadığının ise bilinmediğini söyledi.
2863 SAYILI KANUN’A DİKKAT ÇEKTİ
Arkeolog Mehmet Akif Işın, arkeolojik sit alanlarının korunmasına ilişkin ilke kararlarının uygulanması gerektiğini vurgulayarak, bu kararlarla çelişen uygulamaların hukuki açıdan sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Işın, olayla ilgili sorumlular hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 65’inci maddesi kapsamında yargı sürecinin işletilmesi gerektiğini savundu.
Tarihi Fransız Deniz Feneri’nin çevresindeki yapılaşmaya ilişkin iddialar, kültürel mirasın korunması, koruma kurullarının kararları ve ilgili kurumların sorumluluğu konularını yeniden gündeme getirdi. Kafeterya ve tuvalet yapımına ilişkin izin belgeleri, kurul kararları ve yıkım kararının uygulanma durumu ise konunun açıklığa kavuşması açısından önem taşıyor. Habertrak/Nijat Ayvaz