Öğle vakti birkaç saat önce geçmiş, akşam vaktine ilerliyordu döngünün gezegeni. Küçük çay ocağının önünde, kıt olan masanın hasırdan yapılı sandalyesinde oturmakta, kahve parçacıkları kokan nefesimin dümen suyu içinde ilerlemekte, hatta yuvarlanmaktayız. Önde kır saçlı bir adam, viran yürüyüşlü; ağır-aksak…...