Reklam

BEN DİYEYİM!

Yayınlama: 02.11.2026
A+
A-

 

Ben yazayım.

Siz ister okuyun.

İster okumayın.

Ama sonra “Kimse söylemedi” demesin.

Çünkü söyledik.

Hem de defalarca.

Özellikle Tekirdağ’da.

Daha da özellikle Süleymanpaşa’da.

Bazı işletmelerin başı fena ağrıyacak.

Neden mi?

Anlatayım.

***

Önce müzikten başlayalım.

Yıllardır telif haklarını yazıyorum.

Müzik çalmanın da bir bedeli olduğunu anlatıyorum.

Kafelerde.

Restoranlarda.

Barlarda.

Eğlence mekânlarında.

Kısacası müziğin müşteriye sunulduğu işletmelerde.

“Bir gün denetim kapınızı çalar” dedim.

Kimisi dinledi.

Kimisi güldü geçti.

Kimisi de umursamadı.

Şimdi o kapılar çalınmaya başladı.

Süleymanpaşa’daki işletmeciler dikkat!

Müzik çalmak başka.

O müziği ticari işletmede kullanma hakkına sahip olmak başka.

İşletmenizin ruhsatı olabilir.

Verginizi ödüyor olabilirsiniz.

Ama bunlar müzik telif yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Gerekli izinleriniz yoksa sorun yaşayabilirsiniz.

Üstelik işin maddi boyutu da var.

Hem de can sıkacak cinsten.

Peki, çözüm yok mu?

Var.

Ama önce neyi, nerede, hangi haklarla çaldığınızı bilmeniz gerekiyor.

Belki müzik tercihinizi bile değiştireceksiniz.

Bunu başka bir yazıda anlatırım.

***

Gelelim asıl meseleye.

Sosyal medya!

İşte burada Süleymanpaşa’daki bazı işletmelerin çok daha dikkatli olması gerekiyor.

Özellikle alkollü içki servisi yapan mekânlar.

Sahil boyunca faaliyet gösterenler.

Barlar.

Restoranlar.

Kafeler.

Eğlence yerleri.

Sözüm size.

Instagram sayfanız var mı?

Var.

Facebook hesabınız var mı?

Var.

Mekânınızdan fotoğraf paylaşıyor musunuz?

Paylaşıyorsunuz.

Video?

O da var.

Peki, paylaştığınız görüntülerin hukuki sonuçlarını biliyor musunuz?

İşte orası biraz karışık.

***

Bakın.

Türkiye’de alkollü içkilerin reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yasaktır.

Bu kadar açık.

Alkollü içki satma ruhsatınızın olması size reklam hakkı vermez.

Bunu birbirine karıştırmayın.

Satış başka.

Reklam başka.

Tanıtım bambaşka.

Bir fotoğraf paylaştınız.

Masada içki şişeleri var.

Markalar görünüyor.

Bir video yayınladınız.

İçki tüketimini özendiren ifadeler kullandınız.

Bir kampanya duyurdunuz.

İşte bunların her biri ayrı ayrı değerlendirme konusu olabilir.

Üstelik sadece kendi hesabınızdan yaptığınız paylaşımlar değil.

Başkalarına yaptırdığınız tanıtımlar da önemlidir.

Ancak şunu da belirteyim.

Alkollü içki servis edilen bir mekânın her paylaşımı kendiliğinden yasak reklam sayılmaz.

İçeriğin niteliğine bakılır.

Görsele bakılır.

Mesaja bakılır.

Tanıtımın amacına bakılır.

Yani mesele yalnızca fotoğraf paylaşmak değildir.

Mesele o fotoğrafın ne anlattığıdır.

***

Şimdi gelelim Süleymanpaşa’ya.

Sahil hareketli.

Mekânlar hareketli.

Sosyal medya daha da hareketli.

Herkes müşteri çekme derdinde.

Herkes görünür olmak istiyor.

Normal.

Ticaret yapıyorsunuz.

Para kazanacaksınız.

Ama bir sınır var.

O sınır da mevzuat.

“Ben sadece mekânımı tanıttım” demeniz her zaman yeterli olmayabilir.

“Reklam yapmadım” demeniz de.

Çünkü önemli olan sizin ne dediğiniz değil.

Paylaşımın hukuken nasıl değerlendirildiği.

Bunu unutmayın.

***

Bir de şikâyet meselesi var.

Diyelim ki biri sizi sevmiyor.

Rakibiniz olabilir.

Eski çalışanınız olabilir.

Herhangi biri olabilir.

Geçmişte yaptığınız bir paylaşımı buldu.

Ekran görüntüsünü aldı.

Şikâyet etti.

Ne olacak?

Yetkili kurumlar inceleme başlatabilir.

Paylaşımın tarihine bakılabilir.

İçeriğine bakılabilir.

Mevzuata aykırılık tespit edilirse idari yaptırım uygulanabilir.

Ve bu yaptırımlar ciddi tutarlara ulaşabilir.

“Paylaşım eskiydi” demek de tek başına kurtuluş değildir.

Elbette her şikâyet ceza demek değildir.

Ama her şikâyet bir inceleme ihtimali demektir.

Bence bu bile yeterince önemli.

***

Bir sözüm de sosyal medya sayfalarına.

Özellikle Süleymanpaşa’da mekân tanıtımı yapanlara.

Bir işletmeden ücret almanız.

Onun reklamını yapabileceğiniz anlamına gelmez.

Mekân sahibi istedi diye her görüntüyü paylaşamazsınız.

Bir şişe.

Bir marka.

Bir kampanya.

Bir özendirici ifade.

Bazen küçücük bir ayrıntı büyük bir dosyanın konusu olabilir.

Reklamı veren de dikkat etmeli.

Yayımlayan da.

Çünkü sorumluluk yalnızca mekân sahibine ait olmayabilir.

***

Şimdi bazıları diyecek ki:

“Bunca yıldır yapıyoruz.”

Olabilir.

“Kimse bir şey demedi.”

Olabilir.

“Her yerde paylaşılıyor.”

O da olabilir.

Peki, bunlar yapılan işin hukuka uygun olduğunu gösterir mi?

Hayır.

Denetim yapılmaması serbestlik anlamına gelmez.

Şikâyet gelmemesi de.

Benim anlatmaya çalıştığım tam olarak bu.

Süleymanpaşa küçük yer.

Herkes birbirini tanıyor.

Herkes birbirini görüyor.

Sosyal medya ise hiçbir şeyi kolay kolay unutmuyor.

Bugün önemsemediğiniz bir paylaşım yarın karşınıza çıkabilir.

***

O nedenle tavsiyem basit.

Sosyal medya hesaplarınızı gözden geçirin.

Eski paylaşımlarınızı inceleyin.

Alkollü içki tanıtımı niteliği taşıyabilecek içeriklerinizi değerlendirin.

Gerekirse uzman görüşü alın.

Müzik telif izinlerinizi de kontrol edin.

İşletme ruhsatınız var diye her şeyin tamam olduğunu düşünmeyin.

Çünkü ticarette yalnızca kazanmak önemli değil.

Kazandığınızı korumak da önemli.

***

Ben yine yazdım.

Yine uyardım.

Yine üzerime düşeni yaptım.

İsteyen dikkate alır.

İsteyen bildiğini okur.

Ama yarın Süleymanpaşa’da bir işletmenin kapısına denetim geldiğinde…

Bir başka işletmeye yüksek tutarlı ceza uygulandığında…

Bir sosyal medya paylaşımı inceleme konusu olduğunda…

Kimse şaşırmasın.

Çünkü mesele bugün başlamadı.

Mevzuat zaten vardı.

Risk zaten vardı.

Biz de yıllardır anlatıyorduk.

Ben yazayım da…

Sonra “Haberimiz yoktu” demeyin.

Saygılar…

 

Marka Flower Çiçekçi