Reklam

ANIZ YAKMAK CEHALET DEĞİLSE NEDİR?

Yayınlama: 20.08.2026
A+
A-

Kapaklı’da yaklaşık 100 dekar tarım arazisi yandı.

Yine yangın… Yine anız… Yine rüzgâr…Yine itfaiye…Yine iş makineleri…Ve yine milyonlarca liralık kamu kaynağıyla söndürülmeye çalışılan, insan eliyle büyütülmüş bir felaket!

Kapaklı Bahçeağıl Mahallesi’nde anızlık alanda başlayan yangın, rüzgârın da etkisiyle ağaçlık alana ve ayçiçeği tarlasına sıçradı. Yaklaşık 100 dekar tarım arazisi zarar gördü.

Şimdi herkes aynı soruyu sormalı: Bu yangın gerçekten “kader” mi?

Hayır!

Çünkü Tekirdağ’da anız yakmak zaten yasak.

Üstelik Valiliğin 2026 yılı tebliğinde anız yakılmasına kesinlikle müsaade edilmeyeceği açıkça belirtiliyor ve anız yakanlar hakkında cezai işlem uygulanacağı ifade ediliyor.

O zaman benim sorum çok basit: Bu kadar yasağa, uyarıya ve tehlikeye rağmen hâlâ kim yakıyor?

Ve daha önemlisi: Yakalanıyor mu?

ANIZ YAKMAK TARLA TEMİZLEMEK DEĞİLDİR!

Hâlâ bazıları anız yakmayı “tarlayı temizlemek” sanıyor.

Hayır!

Sen tarlayı temizlemiyorsun… Toprağı öldürüyorsun!

Anızla birlikte toprağın içindeki canlı organizmaları, böcekleri, mikroorganizmaları ve ekolojik dengeyi yok ediyorsun.

Toprağın doğal yapısını bozuyor, erozyon riskini artırıyor, verimliliği düşürüyorsun.

Sonra da gelecek yıl daha fazla gübre kullanıp daha fazla masraf yaparak aynı toprağı yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyorsun.

Bu nasıl bir üretim anlayışıdır?

Üreticinin emeğine saygı duyuyoruz. Çiftçinin alın terinin yanındayız… Ama çiftçilik, toprağı yakma özgürlüğü değildir.

KENDİ TARLAN MI, KİRALIK TARLA MI?

İşte asıl sorgulanması gereken noktalardan biri de burası.

Anız yakanların kayıtları tutuluyor mu? Kim yakıyor? Hangi tarlada yakıyor? Tarlanın sahibi kim? Kiracı kim? Aynı kişi daha önce anız yakmış mı? Daha önce hakkında işlem yapılmış mı? Bunların tamamı kayıt altına alınmalı.

Çünkü kamuoyuna yalnızca “yangın çıktı, söndürüldü” demek yetmez.

Yangın söndürülür.

Peki sorumluluk da söndürülüyor mu?

CEZA VAR AMA CAYDIRICILIK NEREDE?

Tekirdağ Valiliği’nin tebliğinde yalnızca yasak değil, kurumların sorumlulukları ve cezai süreçler de açıkça düzenlenmiş durumda. Anız yangınlarına sebep olanların tespit edilmesi ve ilgili kurumlara bildirilmesi öngörülüyor.

O halde sorun “ceza var mı?” sorunundan çıkmalı. Sorun: Ceza gerçekten uygulanıyor mu?

Çünkü vatandaşın görmek istediği şey şudur: Yangını çıkaran bulunmuş mu?Hakkında işlem yapılmış mı?Zarar tespit edilmiş mi?Kamu zararı tahsil edilmiş mi?Aynı kişinin yeniden anız yakmasının önüne geçilmiş mi?Eğer bunlar yapılmıyorsa, kâğıt üzerindeki cezanın ne anlamı var?

Marka Flower Çiçekçi