Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tıpkı bir filin züccaciye dükkânına daldığı gibi dalıyorlar.
İlk hamlede okul vuruyorlar, 200’e yakın çocuğu katlediyorlar.
Dinî önderlerini ailesiyle birlikte öldürüyorlar.
Bunları da Irak’a saldırmak için kimyasal silah yalanını uydurdukları gibi, İran’ın 15 gün içinde nükleer silaha sahip olacağı yalanıyla yapıyorlar.
İspanya hariç hiç bir Avrupa ülkesinden ses çıkmıyor.
Çıkmadığı gibi mazlum ve mağdurun değil; katillerin safında yer alıyorlar.
Buna da uygarlık diyorlar.
İyi de uygarlığın tanımını kim yapıyor? Ölçüsünü, standardını kim koyuyor dünyanın önüne? Neyin uygarlık olup olmadığına kim karar veriyor?
Eğer bu sorunun yanıtı “Batı” ise Afganistan, Irak, Libya, hatta Suriye bile barış, demokrasi, özgürlük, insan hakları adına,yani “Batı uygarlığı” adına işgal edilmedi mi? Ya Venezuela’da yaptıkları?
Demek ki sadece “kendine Müslüman” olan bir uygarlık anlayışıyla karşı karşıyayız. Şimdi soralım: Tüm bu değerleri sadece kendi çıkarları için “değerli” bulmak uygarlıktan sayılabilir mi?
Eğer uygarlık ise en hafiftanımıyla “ikiyüzlü ve sahtekâr uygarlık” olmaz mı bu? İkiyüzlülük ve sahtekârlık da “uygar olmak”la örtüşür mü?
Görülen o ki uygarlıkla askerî ve ekonomik güç birbirine karıştırılıyor.Demek ki Doğu ile Batının uygarlık anlayışları arasında derin bir fark, hatta karşıtlık var.
Unutmayalım: “Batı uygarlıkları” yoktur ama “Batı uygarlığı” vardır. Buna karşılık “Doğu uygarlığı” yoktur ama “Doğu uygarlıkları” vardır.
Bu kadarı bile yetmez mi hangisinin daha zengin uygarlıklara sahip olduğunu, dolayısıyla hangi dünyanın daha uygar olduğunu kanıtlamaya?
Kaldı ki uygarlık gökten zembille inmiyor. Bir zaman, bir süreç konusu. Doğunun tarihi çok daha eski ve zengindir.
Batı uygarlığının ne denli çıkarcı, vicdansız ve hukuksuz oluşunun eseridir bugünde yaptıkları.
Bizim uygarlıklarımız ise hem bu topraklar üzerinden gelmiş geçmiş tüm Anadolu uygarlıklarını içselleştirmiş, özümsemiş, hem de üç kıtadan gelip geçenlerin kavşak noktasında bulunduğumuzdan onların uygarlıklarından da etkilenmiş. O nedenledir ki Batı uygarlığından çok daha zengin bir uygarlıktırbizimki.
Ne yazık ki bu büyük gerçeğin yeterince farkında değiliz. Bize tarihimizin hep resmi tarih olarak öğretildiğinden yakınır dururuz da aynı şeyin Avrupa tarihi için de yapılmış olabileceği aklımıza gelmez. O nedenledir ki onların resmî tarihlerini bile onlardan çok biz okur, biz biliriz.
Önümüze koydukları Avrupa tarihi, resmî tarihçilerinin yazdıkları tarihten başkası değildir. Batının hep güzel yüzünü görüşümüzün sebebi budur.
Mahatma Gandhi, Batı uygarlığı hakkında ne düşündüğünü soran bir gazeteciye şöyle demişti:
“İyi bir fikir olabilirdi.”
Eğer olabilseydibugün İran’ayaptıklarınıbaşka ülkelere de yapmış olmazlardı.
Tabii daha da yapacaklarından başka. Ama unutulmamalı ki her ülkenin tarihinde sadece çıkışlar değil; inişler de vardır.