Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Ege Üniversitesi’ndeki, Maraş’taki ve Urfa’daki saldırıları kınıyorum. Suçluların, cezalandırmayanların, basına yansımasını engelleyenlerin ve suça özendirenlerin en yakın zamanda hak ettikleri cezayı almasını umuyorum. Öldürülenlerin ailelerine baş sağlığı, yaralananlara da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu katliamlara ses çıkaran, direnen ve iş bırakan sendikalara, partilere ve derneklere bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum.
***
Bir iş kurdunuz, farz edelim ki peynircilik. Bu işiniz içinde bir kamyon almak istediniz. Ticari faaliyetlerinizde kullanmak, işinizi büyütmek, belki insan çalıştırıp işsizliği azaltmak, dolaylı yoldan memlekete fayda sağlamak için bir kamyon alacaksınız. Böylece hem müşterilerinize de daha iyi hizmet sunabileceksiniz.
Bu güzel amaç için birçok ülkede çeşitli yardımlar bulunmakta. Vergi indirimleri, devlet destekleri, kadın esnaflara verilen teşvikler ve benzeri yardımlardan bahsediyorum. Peki Türkiye? Maalesef ülkemizde işini büyütmek isteyen esnaflara, herhangi bir hazine yardımı yapılmıyor. İş kurmak, o işi büyütmek ve ağır rekabet koşulları, hele hele beni en çok üzen yabancı markalarla yaptığımız pazar yarışı esnafları ciddi derecede zorluyor.
***
Türkiye’de ise durumlar zor. Küçük esnaf, atacağı her adımda hem dış firmalarla mücadele ediyor hem de ağır vergi yükleri ve harçlar yüzünden zorluk çekiyor. Yeni kamyon almak isteyen bir esnafın yaşayacaklarından sizlere bahsedeyim:
İlk önce ikinci el ucuz bir kamyon almalı ~370 000TL. Sonrasında sigorta ve noter masraflarıyla karşılaşıyor ancak bunlar önemli ve gerekli masraflar. Sigorta, esnafı ve de trafikteki diğer araçları bir kaza esnasında ekonomik sıkıntılardan koruyor. Noter masrafları ise alıcı ile satıcı arasında güven sağlıyor. Sigorta ve noter masrafları da pahalı ve ucuzlaştırılmalı ancak yazının ilerleyen kısımlarındaki masraflara kıyasla gayet az kalıyor.
Kamyonu aldınız ancak ehliyet de gerekli, belediyelerin veya devletin sürücü kursu yaygın olmadığı için özel sürücü kurslarından C sınıfı ehliyet almanız gerekli bedeli ~35 000TL, sonrasında psikoteknik ve SRC belgeleri de almanız gerekli onlarda yaklaşık 15 000TL ediyor. Ehliyet, SRC ve psikoteknik de gerekli şeyler. Bu belgelere sahip olmayanlar yola çıkmamalı ancak zaten zor bela kamyon alabilen bir şahıs için bedeller çok fazla.
Son olarak, K belgesi ve UTTS’den bahsetmek istiyorum. Bu iki masraf, trafik güvenliğini korumuyor. K belgesi, 131 716TL (yüz otuz bir bin yedi yüz on altı Türk Lirası) ve sadece bakanlığa bu parayı gönderip alabiliyorsunuz. Ne esnafın güvenliği ya da şoförlüğüyle alakalı ne de trafikteki diğer kişilerin. Halihazırda vergisi, harçları, tüm masrafları, ehliyeti bile alınmış bir aracı kullanmak için aracın yaklaşık üçte biri kadar bir parayı, sadece K belgesini çıkarmak için ödemeniz gerekiyor. Bu esnafın belini büküyor. UTTS yani Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi ise, devletin yakıt kaçakçılığını önlemek için bizim araçlarımıza takmamazı zorunlu kıldığı bir cihaz. Anlamadığım mesele şu: “Yakıt kaçakçılığını engelleme sorumluluğu devlete ait, peki yakıt kaçakçılığını engelleyen cihazı niye dürüst esnaf alıyor?”
***
Anlayacağınız değerli okurlarım, esnaf işini büyütemiyor. Bu masraflar küçük esnaf ile büyük holdingler için tıpatıp aynı. Büyük holdinglerin çerez parası, vergi indirimi olarak ödediği ücretler, küçük esnafı işten soğutuyor, işini büyütmesini engelliyor. Bu uygulamaların küçük esnafa zarar verdiği fark edilmiyor mu? Yoksa herkes her şeyin farkında ancak buna göz mü yumuyor?