Reklam

ROMAN ÇOCUKLARI

Yayınlama: 14.04.2026
A+
A-

Geçen yazımda Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezinde düzenlenmiş olan Dünya Romanlar Günü etkinliğinden söz etmiş, yazıyı “Çarşambaya Roman Çocukları” diye bitirmiştim.

Öyleyse gelelim şimdi Roman çocuklarına…

Bu kez yapay zekâya şunu sordum:

“Neden Roman çocukları hem çok rahat, hem de neşeli ve özgüvenleri yüksek oluyorlar?”

Yanıtını özetliyorum:

“Çünkü düğünler çocuklar için bir nevi doğal sahne olmakta. Yani kalabalık önündedirler. Oynamaktalar, ritim tutmaktalar, bu sayede de dikkat odağı olmaktalar. Bu da psikolojilerinde olumlu bir etki yapmakta. Sosyal kaygı eşikleri düştüğü için de sahne korkusu yaşamamaktalar.

“Birçok çocukta özgüveni düşüren şey hata yapma korkusu iken, onlarda böyle bir şey söz konusu olmamakta. Çünkü hatalı oynadıklarında ayıplanmazlar, ritmi kaçırdıklarında dışlanmazlar. Bu da deneme cesareti, özgüven ve spontanlık oluşturur. Böylece de korku erken yaşta kırılmış olur.

“Roman çocukları öğrenirken hareket hâlindedirler. Dinlemezler, oynarlar. İzlemekle yetinmezler, katılırlar. Bu da özellikle ritim duygusu, koordinasyon, zamanlama gibi becerilerini çok hızlı geliştirir.

“Evde, sokakta, düğünde sürekli müzik işitir. Bu da beyinde işitsel kalıpların erken oturmasını, ritmik öngörüyü, yani bir sonraki vuruşu tahmin etme yeteneklerini geliştirir. Sonuçta ritim onlar için öğrenilmiş değil, içselleştirilmiş bir şey olur.

“Küçük yaşta dans eden, ritim tutan, bazen enstrüman çalan bireyler olarak kabul edilirler. Yani “Sen çocuksun daha, sus otur” yaklaşımı yerine“ Sen de bu ortamın bir parçasısın. Sen de bir bireysin” mesajı verilir. Bu da kimlik gelişimlerini hızlandırır.

“Roman mahallelerinde çocuklar yetişkin sohbetlerine ve etkinliklerine katılırlar. Yani sosyal hayatın içinde büyürler. Bu da iletişim, rahat olma ve kendilerini ifade etme becerilerini güçlendirir.

“Oynadıklarında alkış alırlar. Ritim tuttuklarında takdir edilirler. Bu geri

bildirimler çok önemlidir. Bu sayede ‘Ben bir şey yapabiliyorum’ duygusu erken oluşur.

“Özetle bu çocukların farkı şu kombinasyondan gelir: Hata yapma korkusunun olmaması, bedenle öğrenme, sürekli müzik ve başta aileleri tarafından olmak üzere sosyal kabullenilişleri.”

*

Bunların içinde en fazla dikkatimi çeken hususlar şunlar oldu:

Bu çocuklara “akılları bir şeye ermez daha” anlayışıyla yaklaşılmıyor. Büyüklerinin bile sohbetlerine katılmalarına izin veriliyor. Başarıları takdir görüp alkışlanıyor. Belki de en önemlisi hata yapmaktan korkmamaları sağlanıyor.

Desenize, hepimizin alacağı çok dersler var bu eğitim anlayışından.

Bütün Roman çocuklarını kucaklıyor, hepsinin alnından tek tek öpüyor, büyüklerini tebrik ediyorum.

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi