Reklam

YAZ TATİLİ NASIL GEÇECEK

Yayınlama: 02.07.2024
A+
A-

Okullar yaz tatiline gireli neredeyse 3 hafta oldu. Bu yazımın yayınlandığı tarihte, 18 gün olacak. Haziran ayını, geride bıraktık. Yaz tatili, birçok öğrenciye çok fazla boş zaman tanıyor. Her öğrenci, boş zamanlarını farklı şekillerde değerlendiriyor. Kimimiz için 18 gün, 1 saat gibi geçti gitti. Kimimiz için ise 18 gün, 18 asır gibi geçti. Bana soracak olursanız; bende, 18 günün uzun geçtiğini düşünenler arasındayım.

Tatilinizi verimli değerlendirmeniz gerekli. Yaklaşık 90 günlük bir tatilin,boş geçirmek biz gençlere yakışmaz. (Okulların açılışı ertelenebilir veya geri çekilebilir, bu yüzden net bir rakam söylemedim.) Tatillerde, kendimize bir şeyler katmalıyız. Eğitimin, sadece okulda değil hayatımızın her alanında olduğunu hem büyüklerimize hem gelecek nesillere göstermeliyiz.


Öğrencilerin büyük bir çoğunluğu, boş zamanlarında tatil mekânlarına gidiyor. Haklarıdır, gitsinler. Bütün bir dönem, okul ve ev ortamında yaygın bilinen tabirle ‘dört duvar arasında’ kalem tutan çocuklara, bir tatil çok görülmemeli.

Restoranlar, oteller, havuzlar gerçekten güzel şeyler. Okula, daha güneş açmadan gidip karanlıkta eve dönünce, insan biraz manzara görmek istiyor. Dikkat etmeniz gereken şeylerin sayısı ise, biraz fazla. İlk olarak birçok yerlerde özel şirketler, halkın olan deniz kıyılarına hukuksuzca el koymuş durumda.

Birçok özel şirket, kıyılara gişe koymuş; deli dumrul misali herkesten ücret istiyor. Haberlerini, hemen hemen her gün görüyor, duyuyoruz. En çok, Ege kıyılarında bu haberleri görünce üzülüyorum. Atalarımızın, yıllar önce kanı ile aldıkları topraklara (belki de yabancıların sahip olduğu) özel şirketler el koyuyor. Lütfen, kıyılara girişler için para isteyen şirketleri görürseniz ihbar edin.

Bir diğer ekonomik tuzak ise, taksiciler. İstanbul dışında, bu durum pek yaygın değil. Ekmeğini, hakkı ile kazanan İstanbullu ve İstanbul dışındaki taksici esnaflarını bir kenara ayırıyorum. Taksicilerin bir kısmı, yerel turistleri bindirmiyor, yabancı turistleri seçiyor. Bunun çözümleri çok fazla, İstanbul içinse taksilerden daha güzel bir çözüm var. İstanbul’da ve ülkenin birçok yerinde, MartıTag gibi paylaşımlı yolculuk servisleri bulunuyor. Bu tarz, paylaşımlı yolculuk servisleri kullanarak, taksilerden daha konforlu ve daha ucuza bir yerden bir yere ulaşabilirsiniz. Ülkemiz için paylaşımlı yolculuk yönetmeliğinin, bir an önce yürürlüğe girmesi gerekli.


Tatile gidemeyen veya gitmek istemeyen öğrenciler, yaz tatilini bir ders çalışma fırsatı olarak görüyor. Akademik başarınızı yetersiz buluyorsanız veya yaz tatilinden döndüğünüzde kalem tutmayı hatırlamak istiyorsanız, bu iyi bir seçenek. Tatilde ders çalışmak, kitap okumak, deneme çözmek akademik başarınızı arttıracaktır.

Akademik başarınızı, çok fazla arttırmayacak şey ise dershaneler… pardon, kişisel gelişim kursları. Kimi dershaneler, yaz kampı diyor. Kimisi, mekân masrafından kaçınmak için uzaktan kurs diyor. Böyle şeylere para harcamamanızı öneririm. Hele ki yaz aylarında, çalışmak istemiyorsanız kimse sizi çalıştıramaz. Eğer ders çalışmak ve akademik başarınızı arttırmak istiyorsanız, bir başka seçeneğiniz daha var, DYK’ler.

DYK’ler yani Destekleme ve Yetiştirme Kursları, akademik başarınıza birçok dershaneden daha büyük katkı sağlayacaktır. Bilmeyenler için DYK’ler, öğrencilerin okul dönemlerinde yaz için seçtikleri kurslar. Öğrenciler, derslerine giren öğretmen de dâhil, istediği öğretmeni seçerek yazın derslerine hazırlanabiliyor. Hem de ücretsiz bir şekilde.


Yaz tatilinde, öğrencilerin tercih ettiği bir diğer seçenek ise, bir işte çalışmak. Yani, çocuk işçi olmak. Ülkemizde, maalesef ki çocuk işçi sayısı oldukça yüksek. Birçok sektörde, çocuk işçiler, sigortasız işçiler, sendikasızlar işi bıraksa; sektör çöker. Emeğin, hâlihazırda ucuz olduğu ülkemizde, çocukların emeği daha da ucuz. Çocukları, ucuz işçi olarak gören patronlarsa, gerekli önlemleri almıyor ve çocuk emekçileri katlediyor.

Maalesef ki, ihmallerden ötürü katledilen veya sakat kalan çocuk işçiler gündem olmuyor. Benim en son gördüğüm yaşamını yitiren çocuk işçi, 12 yaşında Suriyeli bir çocuktu. Asansör ile duvar boşluğu arasında kalarak öldü. İsmi Ahmet idi. Ahmet, ihmal yüzünden öldü. Patron, 3 kuruş ödememek için asansörü tamir etmedi. O asansör ise, gencecik bir çocuğun canını aldı. Katilleri ve sorumluları kınıyorum.

Tüik’in 2023 yılı verilerine göre ’15-17 yaş arası çocukların iş gücüne katılma oranı’ %22,1. Bence, çok fazla. Siz de çalışmak istiyorsanız, sizlere önerim; patronunuzun, insan hayatını paradan daha önemli gören biri olmasına dikkat edin. Yapacağınız işi, severek yapın. Para, ikinci planda olsun. İş öğrenmek, bir meslek hakkında bilgi sahibi olmak için çalışın. Sevmediğiniz bir işte çalışmayın, çalışma ortamınızda suç teşkil eden bir durum gördüyseniz, mutlaka yetkili birimlere şikâyet edin.


Diyeceklerim, bu kadardı. İsterseniz, binin trene gidin tatile. İsterseniz, oturun evde çalışın dersinize. İsterseniz ise, giyin tulumları, arkası puslu aynanızda tarayın saçlarınızı, bekleyin arabasını almak isteyen müşterileri. Her ne yaparsanız yapın, tatilinizi verimli geçirmeyi unutmayın.

Okul veya tatil, belki öyle hissetmeyeceksiniz ancak çabuk bitecek. Vaktinizi, güzel değerlendirmeniz gerekli. Eğitim hayatınız boyunca, sadece 11 adet yaz tatiline gireceksiniz. Hepsinde, unutulmaz anılar biriktirmeniz umudu ile bütün sıra arkadaşlarıma iyi tatiller!

Marka Flower Çiçekçi