Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bu hafta, Çanakkale Savaşı hakkında araştırma yapıyordum. Nene Hatun, Seyit Onbaşı gibi kahramanların hikâyelerini biliyordum. Çanakkale Savaşı ile ilgili birçok yerli kaynaktan bilgi almıştım ancak birkaç dergi hariç, yabancı kaynaklardan hiçbir bilgim yoktu.
Araştırmaya başlayınca, karşıma birçok hikâye çıktı. Anzaklar, bizler aksine Çanakkale Savaşı’na, Çanakkale Savaşı demiyorlar. Onlar, Çanakkale Savaşı’na “Gallipoli Campaign” (Gelibolu Mücadelesi) diyorlar. Sizde yabancı kaynaklarda araştırma yapmak isterseniz, ‘Gallipoli Campaign’ ismiyle araştırırsanız çok daha iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.
En çok ilgimi çeken Anzakhikâyesi, James (Takma adı: Jim) Martin’in hikâyesi. Acı bir hikâye James’in hikâyesi, tıpkı Çanakkale Savaşı’ndaki hikâyeler gibi, Aleko gibi. Jim, 12 yaşında bir çocuk işçiydi. 14 yaşına vardığında, Çanakkale Savaşı başladı. Jim, Anzaklara katılmak istedi ancak yaşı yetmiyordu. Bu nedenle, yaşı hakkında yetkililere yalan söyledi. Yetkililer, Jim’i orduya aldı.
Jim’in bulunduğu gemi, deniz mayınlarına çarparak battı. Jim’in içinde bulunduğu taburun büyük bir kısmı, karaya yüzerek ulaştı. Jim, yaklaşık 6 ay boyunca savaştı. Genç vücudu, savaşa yenik düştü. Hastalandı ve hastane gemisine kaldırıldı. Hastane gemisine kaldırıldıktan birkaç saat sonra, öldü. Böylece Jim, daha 14’ünde bir kahraman olarak adını tarihe yazdırdı.
Tarih boyunca, savaşlar birçok çocuğun hayatını olumsuz etkiledi. Sayısız çocuk öldü, sakat kaldı. Bu zararlara rağmen, savaşları ‘kazanmak’ uğruna tonlarca para harcanıyor. Daha çok kişiyi öldürme amacıyla devletler, halklara zulüm ediyor. Ondan da kötüsü, halkları birbirine küstürüyor. Filler tepilirken, çimenler eziliyor.
Ben, hiçbir savaşın kazananı olduğuna inanmıyorum. Kâğıt üstünde bir kazanan olabilir ancak savaşlardaki tarafların kayıpları, her zaman kâğıt üstündeki galip yazısından daha büyük olmuştur.
Halk için, ülkeiçin ölmek büyük bir onur. Bunu kabul ediyorum. Umarım, (gerektiğinde) hepimiz bu onura ulaşırız. Karşı çıktığım şey; savaşların yüce, kutsal, ulu olaylarmış gibi lanse edilmesi. Ölümü getiren hiçbir şey kutsal olamaz. Yaşamaktır kutsal olan, yaşatmaktır kutsal olan.
Her ne kadar, savaşan ülkelerin ve savaşan ülkelerde bulunan halkların kazananı olmasa da, savaşlardan kazanan birçok kişi ve şirket bulunmakta. Savaşların kazananlarından bazıları:
Dünyadaki savaşların ve sömürgenin büyük bir kısmının sorumlusu, İngiliz Kraliyet Ailesi. Monarşinin en büyük örneği, insanı insandan üstün gören zihniyetin temsilcisi, İngiliz Kraliyet Ailesi birçok savaşın kazananı durumunda. Tamamen yanlış ve topluca bir saçmalık olan Common Wealth ülkelerine birkaç ülke daha eklemek için birçok çocuğu katleden, bir o kadarını yetim ve sakat bırakan, kendi halkından birçok kişiyi (Jim gibi) utanmadan sıkılmadan, sanki iyi bir şeymiş gibi savaşa gönderen bu aile…
Rockfeller ailesi. Petrol şirketi ve banka sahibi olan bu aile, her iki şirketini de savaşlar sayesinde ayakta tutuyor. Bankacılık şirketi; Amerikalı silah şirketlerine, iyi öldüren silah yapsınlar diye para veriyor. Yapılan silahlar sayesinde, Ortadoğu’daki ve diğer petrol çıkan yerlerdeki savaşlar, tamamen Rockfeller ailesinin petrol şirketinin kazanmasına sebep oluyor. Rockfeller ailesi, katliamı temel alan bir döngüyle çalışıyor.
Rothschild ailesi. Bu aile, tamamen bankacı bir aile. Bankası, insanların işine yarayacak projeler yerine savaşları finanse ediyor. Birçok savaşın finansörü, Rothshild ailesidir. Bu aile, finanse ettiği savaşların yanı sıra, savaşların piyasalarda oluşturacakları etkileri tahmin edip, halkı umursamadan ülkelerin ekonomilerini manipüle etmiştir.Rothshild ailesi, çok eski bir aile. Napolyon Savaşlarını ve daha birçok savaşı finanse eden bu aile, dünya üzerindeki birçok savaşın gerçek kazananı.
Yıllar geçtikçe, savaşların kazananları değişecektir. Kim bilir, belki de halklar birer birer tam bağımsızlıklarına erişecek, yabancı ülkelerin ve şirketlerin boyunduruğundan kurtulacaktır. Yazımı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü ile sonlandırmak istiyorum: “Ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir.”