Reklam

TEKNOLOJİK EĞİTİME ATILAMAYAN ADIM: EBA

Yayınlama: 10.09.2024
A+
A-

Dünya genelinde ve ülkemizde, eğitim alanında teknolojinin nimetlerinden çok fazla yararlanılamıyor. Ülkemizde, zar zor erişebildiğimiz fotokopi makineleri eğitimde bir avantaj veya yenilik olarak görülüyor. Gerçek ise, bunun tam aksi. 1938 yılında icat edilen bir aleti, yenilik olarak pazarlamak doğru olmaz. Bu kadar eski bir icadı (fotokopi makinesi), eğitimin bilişimle birleşmesi olarak sayamayız, saymamalıyız.

Peki, fotokopi makinelerini ve akıllı tahtaları dışında eğitimde ne kullanıyoruz? Akıllı tahtalardan neden bahsetmediğimi sorguluyorsanız, sebebi çok basit. Akıllı tahtalar, potansiyellerinin neredeyse tamamını kullanıyor. Hem öğretmenler hem öğrenciler, akıllı tahtalardan fazlasıyla yararlanıyor. Eğitim amacıyla kullanılan akıllı tahtalar, sınıflarımızın sahip olduğu güzel bir yenilik. Bunu inkâr edemeyiz. Bu yazımda sizlere bahsetmek istediğim bilişim aracının, büyük bir potansiyeli var. Yine de, kimse aktif bir şekilde kullanmıyor. Bahsettiğim bilişim aracı, ülkemizde EBA (Eğitim Bilişim Ağı) olarak bilinen ‘bulut teknolojileri’ olarak basite indirgeyebileceğimiz bir platform. EBA’nın, çok yüksek bir potansiyeli olmasına rağmen, öğrenciler arasında popüler değil. Bunun tabii ki sebepleri var.

Bilmeyenler için EBA ya da uzun adıyla Eğitim Bilişim Ağı: Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen ve kurulan bir internet sitesi. 2012 yılında kuruldu. İçinde, öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin kullanabileceği birçok materyal bulunduruyor. Bu materyaller, düşünülenin aksine gayet kaliteli. Ücretli satılan, eğitimde yardımcı olduğunu iddia eden birçok eğitim programından veya web sitesinden daha kaliteli içerikleri bulunuyor. İçeriklerin kaliteli olmasının, birkaç nedeni var ancak en büyük nedeni, gerçek öğretmenler tarafından hazırlanmış olması.

EBA’da bulunan içeriklerin hemen hemen hepsi, öğretmenler tarafından hazırlanan içerikler. Bu yüzden de gayet kapsamlı ve kaliteli. Her sınıf için tonlarca farklı çeşit içerikler var. Bunlara ek olarak, ders dışı etkinlikler ve eğitimler de bulunuyor. EBA’nın kütüphanesi, en son hatırladığıma göre çok geniş.

EBA’nın bir diğer avantajıysa, kolay erişilebilir olması. EBA’daki bütün içeriklere, telefonunuzdan, bilgisayarınızdan veya internet tarayıcısı olan herhangi bir cihazdan erişebilirsiniz. Bütün içeriklere erişemesenizde, TRT EBA isimli televizyon kanalı sayesinde, internet erişimi olmayan bir yerde eğitimden geride kalmayacak düzeyde eğitim görebilirsiniz.


Bütün bunlar hoş, güzel. Peki, EBA özellikle öğrenciler arasında neden yaygın olarak kullanılmıyor?

Bunun, tam net bir cevabı olduğunu düşünmüyorum. Birden çok sebebi var, hepsini ben bile bilmiyorum ancak EBA’nın yaygın olarak kullanılmamasının bence 3 sebebi var.

İlk sebebi, EBA’yı kullanmanın çok zor olması. Ara yüzü için bir şey diyemeyeceğim, son zamanlarda neredeyse bütün devlete bağlı web sitelerinin ara yüz tasarımları çok güzel. Bu güzel ara yüzleri kullanmak için giriş yapmanız gerekli, işte bu kısım çok zor. EBA’ya giriş yapmak için EBA şifrenizi ve T.C. Kimlik Numaranızı girmeniz gerekli. Şuanda, sokaktan geçen herhangi bir öğrenciyi çevirseniz, “Senin EBA şifren ne?” diye sorsanız, yüzdelik vermiyorum ancak öğrencilerin tamamına yakın bir kısmı (belki de tamamı) EBA’nın varlığını daha önce hiç duymamış gibi size bakacaktır. Sonra da “Bilmiyorum.” diyecektir.

 

EBA’daki yetkililer, öğrencilerin EBA şifrelerini unutabileceklerini düşünüp EBA’ya bir başka giriş seçeneği daha eklemişler. EBA’ya, e-Devlet üzerinden giriş yapabilirsiniz. Burada, anlayamadığım bir mesele var. e-Devlet, 15 yaşının altındaki kişiler için kullanılabilir değil. Bu yüzden bu yöntem, ilkokul ve ortaokul öğrencileri için imkânsız. Lise öğrencileri içinse biraz karışık. İlk olarak, e-Devlet şifresi almanız gerekli. PTT’ye gidip, sıra bekleyip e-Devlet şifresi aldıktan sonra e-Devlet hesabı oluşturup, EBA’ya giriş yapabilirsiniz. Gerçek ortamda, bunu yapabilecek kadar eğitime meraklı bir öğrenci tanımadım.

EBA şifrenizi unuttuysanız, e-Devlet dışında bir yerden giriş yapmak zorundaysanız veya daha önce hiç EBA şifresi almadıysanız, öğretmenleriniz veya velileriniz sizin için EBA şifresi alabilir. Herhangi bir öğrencinin, öğretmenine veya velisine gidip “Ben, EBA şifresi istiyorum.” diyeceğini hiç düşünmüyorum. Özetle, sisteme girmek için çektiğimiz bu zorluklar, bizi EBA’dan soğuttu.

Öğrencilerin EBA’yı kullanmamasının bir diğer sebebi de, özel şirketlerin EBA çakması platformlar oluşturması. Öğrenciler, özel şirketlerin reklamlarına kanarak EBA’dan daha kalitesiz internet kurslarına para veriyor. EBA’nın, özel şirketlere karşı rekabette kaybetmesini engellemekse yetkililerin elinde. Bu platformlar, illegal hale getirilebilir veya EBA daha iyi pazarlanabilirse ya da kullanımı öğrenciler için zorunlu kılınırsa; öğrencilerin, özel şirketlerin kalitesiz dijital programları kullanmasını engelleyebilir ve EBA gibi devlet destekli platformlara yönelmesini sağlayabiliriz.

 

Öğrencileri EBA’dan uzaklaştıran bir diğer etken ise, EBA’nın öğrencilerin akademik hayatlarına pek fazla katkı sağlamaması. Öğrenciler, okullarda yeterince eğitim alıyor. Bu sebeple, EBA gibi platformlardan da eğitim alma gereksinimi duymuyor. Bunu engellemek için EBA kullanımı zorunlu kılınabilir veya EBA’yı kullanan öğrencilere çeşitli avantajlar sağlanabilir. En azından, güzel bir pazarlama ile EBA kullanımı öğrencilere teşvik edilebilir.

***     Eğitim alanında yapılan reformlar, sadece kutuları işaretlemek için yapılmamalıdır. Yurt dışına çıktığımızda, “Bizim devletimiz de bulut teknolojilerini kullanan, öğrencilerin eğitim alabileceği bir internet sitesi yaptı.” demek, ülkemizin PISA’da hep son sıralarda olduğu gerçeğini örtemeyecektir. Çözüm bol, uygulamak isteyen ise pek yok. Lütfen, potansiyeli çok yüksek olan bu platformu, görmemezlikten gelmeyelim.

Marka Flower Çiçekçi