Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bir ülkenin ormanları, doğal güzellikleri, kırsal bölgeleri kimlere aittir? Birçok okurumun, bu soruya “Köylülerindir!” diye cevap vereceğini düşünüyorum. Maalesef ki sermaye sınıfı, köylülerin ortak kullanımında olması gereken varlıklara sahip olmaya, satın almaya yahut çökmeye çalışıyor.
Son dönemlerde gündeme gelen Muğla’daki Akbelen Ormanı, bu durumun bir örneği. Akbelen Ormanı çevresinde yaşayan köylüler, yaklaşık 6 yıldır mücadele veriyor. Yani, mücadeleleri yeni değil. Kendilerine ait olanın, sermayenin eline geçmesini engellemeye çalışıyor.
Sermaye ise, her defasında daha büyük bir hırsla varlıklarısahiplenmeye çalışıyor. Bunu yaparken, 1930’lu yıllardan bugüne değişmemiş yasaların değiştirilmeye çalışılması sebebiyle kendisine yasal dayanak buluyor.
***
Akbelen Ormanı, yıllar boyunca sermaye tarafından işgal edildi. Bu işgale, birçok milletvekili, köylü, eylemci karşı çıktı ancak sermaye sınıfı dinlemedi. Sermaye, Akbelen’de bu sefer de zeytinlik bölgesinde tesisler kurmak istiyor ancak bunu engelleyen bir “zeytinlik yasası” olduğu için yapamıyordu. Geçtiğimiz günlerde bu yasa, Akbelen’deki zeytinliklerde tesis kurulmasına izin verilecek şekilde değiştirildi.
Bir kez daha sermaye, halkın varlıklarına el koyuyor. Buna karşı çıkmak, bir vatandaş olarak hepimizin sorumluluğu. İşgal düzeyinde saldırganlık sergileyen bu şirketlere, artık doğamızı yok etmesine hep birlikte “Dur!” diyen birçok duyarlı vatandaş var.
Bu nedenle, ülkemizin dört bir yanında “Zeytinime dokunma!” sloganı yankılanıyor. Gerek sosyal medyada gerek meydanlarda gerekseAkbelen Ormanı’nda holdinglerin bu akıl almaz hareketlerine karşı çıkılıyor. Değerli okurlarım, doğal güzelliklerimize yapılan tesisler, maden ocakları, santraller bizlerin değil, şirketlerin yararına olacak.
Ufak bir hesap yapalım: Bir şirketin devamlılığınısürdürmesi için kar etmesi gerekir. Kar etmesi için ise örneğin, 100TL’ye aldığı ürünü 110TL’ye yani ederinin üstüne satması gerekir. Böylece şirket devamlılığını sağlayabilir. Sattığı bazen de ürettiği ürüne ederinin üstünde bir değer biçmek zorundadır.
Peki nasıl oluyor da özel şirketler, kamu yararına iş yapacaklarını iddia edip; bakanlıktan özel izinle biz halkın varlıklarında tesis kurabiliyor? Anlam veremiyorum.
***
Akbelen Ormanı’ndaki tutumumuz, diğer doğal güzelliklerimiz içinde bir örnek olacak. Ormanlarımıza, doğal güzelliklerimize; barışın, dayanışmanın, adaletin ve kardeşliğin sembolü zeytinimize sahip çıkmalıyız. Yoksa varlıklarımızı sırf bir şirket daha fazla kar etsin diye, birer birer kaybedeceğiz.