Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Geçtiğimiz haftalarda, turizm sektörünü yakından ilgilendiren bir yasal düzenleme gerçekleştirildi. Bu yasal düzenlemeyle, turizm sektöründe çalışan işçilerin haftada bir değil 11 günde bir tatil yapmalarına yasal dayanak hazırladı. Yani, bir turizm emekçisi artık 6 gün çalışıp 1 gün tatil yapmak yerine 10 gün çalışıp 1 gün tatil yapacak. (www.mynet.com)
Değerli okurlarım, turizm sektöründe insanlar ile iletişim kurmak bu işin belki de en önemli kısmıdır. İnsanlarla uğraşmak, turizm işçilerini çok yoruyor. Turistik bölgelerde çalışan bir garsona “Seni iş yerinde en çok ne yoruyor?” derseniz büyük bir çoğunluğu ilk olarak fiziksel zorluklardan değil insanların onlara yaşattığı bıkkınlıktan bahsedecektir. Bu bunalım durumu, tatil ile geçiştirilebilir. İşçilerin, iletişim kurmak zorunda olmadığı yahut sadece istediği kişilerle iletişim kurduğu bir hafta sonu bile psikolojik açıdan büyük bir rahatlama. Lakin patronlar, işçilere bu hakkı bile çok görüyor.
Hemen hemen hepimiz, sıcaklardan şikayetçiyiz. Gün içinde çok defa bunalıyor, sıcaklıyor, terliyor ve dinlenme ihtiyacı duyuyoruz. Peki dinlenme imkanı olmayanlar? Emekçiler, sokak hayvanları ve daha niceleri… Bizler, bu yaz sıcaklarına dayanamazken sadece hayatını idame ettirmeye çalışan emekçilerin de hakkını savunmalıyız.
***
Yeni düzenleme, işçilerin değil patronların yararına olacak. Molalarımızın engellenmesi, 4/C kanunu, yemek zorunluluğunun kaldırılması, sendikalaşmayı engelleme, grev hakkını elinden almalar yetmezmiş gibi bir de hafta sonu tatillerimize göz diktiler. Zaten yıllar boyunca hafta sonu tatillerimiz gerek ek mesailer gerek diğer Ali Cengiz oyunlarıyla engelleniyordu ancak yeni düzenleme ile bu sömürüye yasal dayanak oluşturuldu. Hafta sonu tatilinin kaldırılmasının, başta inşaat olmak üzere diğer sektörlere de sıçraması bekleniyor.
İşçiler memnun olmadan çarklar dönmemeli, müşteri memnun olmamalı. Eğer üreten memnun olursa, tüketen de memnun olur. Üretenin emeğini sömürüp zenginleşenin memnun olup olmaması umrumuzda olmamalı. Kanaatimce, üzülmeleri hoşumuza gitmeli.