Reklam

Trakya’nın Geleceği Tehlikede

Trakya’nın Geleceği Tehlikede
Yayınlama: 08.10.2026
Düzenleme: 08.10.2026 16:26
A+
A-

 

 

TRAKYA’DA KAYA GAZI ALARMI

“SUYU, TOPRAĞI VE GELECEĞİMİZİ RİSKE ATIYORUZ”

 

 

Trakya’da kaya gazı arama faaliyetleri kapsamında alınan acele kamulaştırma kararı, bölgenin su kaynakları, tarım alanları ve deprem riski açısından tartışılıyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası eski Başkanı Dr. Cemal Polat, kaya gazı faaliyetlerinin Trakya’nın yeraltı suları ve tarım toprakları açısından ciddi riskler taşıdığını belirterek, “Doğalgaz çıkaracağız diye Trakya’nın geleceğini yok ediyoruz” dedi.

“TRAKYA’NIN YAŞAM ALANLARINI İLGİLENDİRİYOR”

Dr. Cemal Polat, bölgede yürütülecek çalışmaların yalnızca enerji üretimi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, konunun Trakya’nın geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.

Polat, “Bu konu Trakya’mızın yaşam alanlarını ilgilendiren çok önemli bir konu. Trakya’nın geleceği açısından çok önemli bir konu olduğu için biz bunu kamuoyuyla paylaşıyor ve bu konuda gerekli önlemlerin alınması konusunda tüm halkımızı, tüm siyasileri duyarlılığa davet ediyoruz” dedi.

“KAYA GAZI İÇİN YERİN BİNLERCE METRE ALTI PARÇALANACAK”

Kaya gazının yerin yaklaşık 3 bin, 4 bin hatta 5 bin metre altında bulunan kayaçların içerisinde bulunduğunu belirten Polat, gazın çıkarılmasında hidrolik kırma yöntemine dikkat çekti.

Polat, yöntemi şöyle anlattı:

“Bu gazı çıkarmak için yüzde 97’si basınçlı su, yüzde 3’ü kimyasallardan oluşan bir karışımla kayaçlar parçalanır ve kuyular oluşturulur.”

Polat’a göre bu yöntem Trakya açısından en önemli çevre sorunlarından birini de su kaynakları oluşturuyor.

“TRAKYA’NIN İÇME SUYUNUN YÜZDE 90-95’İ YERALTINDAN”

Trakya’nın su varlığına dikkat çeken Polat, bölgede yıllardır yaşanan su sorunlarının kaya gazı faaliyetleriyle daha da ağırlaşabileceğini savundu.

“Trakya’da içme sularımızın yüzde 90-95’ini yeraltı sularından karşılıyoruz.”

Plansız sanayileşmenin yeraltı suları üzerinde zaten baskı oluşturduğunu söyleyen Polat, bazı bölgelerde yeraltı su seviyesinin yüzlerce metreye kadar gerilediğini ifade etti.

“Yıllardır plansız sanayileşme nedeniyle yeraltı suları 400 metreye kadar indi ve su kalitesi oldukça düştü” diyen Polat, yaz aylarında yaşanan su kesintilerine de dikkat çekti.

“BİR KUYU İÇİN YÜZLERCE TON SU”

Polat, kaya gazı arama ve üretiminde kullanılacak su miktarının Trakya açısından kritik olduğunu belirterek, tek bir kuyuda yaklaşık 351 ton su kullanılabileceğini söyledi.

“Kaya gazı çıkarmak için tek bir kuyuda yaklaşık 351 ton su kullanılması söz konusu. Bu suyu yeraltı sularından karşılamamız mümkün değil.”

Kullanılan suyun bertaraf edilmesinin de başlı başına bir sorun olduğunu belirten Polat, atık suyun kontrolsüz biçimde çevreye bırakılması halinde toprak ve su kaynaklarının zarar görebileceği uyarısında bulundu.

“SIZMALAR İÇME SULARINI KİRLETEBİLİR”

Kaya gazı faaliyetlerinde kullanılacak sıvıların çevre açısından oluşturabileceği risklere dikkat çeken Polat, özellikle yeraltı su kaynaklarına yönelik olası sızıntıların önemine vurgu yaptı.

“O kirli su dışarıya boşaltıldığında kimyasallar tüm bitki örtüsünü yok edecek, sızmalarla içme sularını kirletecek ve bölgedeki tarım alanlarını çoraklaştıracaktır.”

Polat’ın açıklamaları, Trakya’da enerji arama faaliyetlerinin su güvenliği ve tarımsal üretimle birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Bölgede çevre örgütleri ve meslek kuruluşları da yeraltı suyu, tarım alanları ve atık yönetimi başlıklarının kapsamlı biçimde incelenmesini istiyor.

“FAY HATTI ÜZERİNDE GİDİYORSUN”

Polat’ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise deprem riski oldu.

Kaya gazı faaliyetlerinin Trakya’daki fay sistemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan Polat, hidrolik kırma yönteminin bölgedeki sismik risk açısından araştırılması gerektiğini belirtti.

“Trakya’dan Çatalca’da olan hatta kadar fay hattı üzerinde kırılmaları ve depremi tetikleme riski bulunmaktadır.”

Sunucunun “Çıkarsak orada tehlike olacak” sözleri üzerine Polat, “E tabii, fay hattı üzerinde gidiyorsun” yanıtını verdi.

Polat, enerji üretiminden sağlanabilecek ekonomik kazanç ile olası çevresel zararların karşılaştırılması gerektiğini belirterek, “Toprağı ve suyu eski haline getirmek kazanılan paranın 20 katını harcasanız bile mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Bölgedeki hidrokarbon faaliyetleri açısından sismisite konusu, yalnızca iddia düzeyinde bırakılmaması ve Trakya’nın fay sistemleri, mevcut sismisite ve yerel jeolojik koşullarla birlikte bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşler de bulunuyor. GGazete Trakya

“TRAKYA’DA BİNLERCE KUYU AÇILMASI DEMEKTİR”

Polat, kaya gazı üretiminin yoğun olduğu bölgelerde kuyu sayısının artabileceğini belirterek bunun Trakya’da geniş bir altyapı ağı oluşturabileceği uyarısında bulundu.

“Kaya gazı çıkarılan bölgelerde her 1 kilometreye 1 kuyu açıldığı görülmektedir. Trakya’da binlerce kuyu açılması demektir bu.”

Kuyuların yanı sıra ulaşım yolları, boru hatları, enerji nakil hatları, üretim alanları ve depolama tesislerinin de tarım arazileri üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade eden Polat, acele kamulaştırma kararının yalnızca sondaj noktalarıyla sınırlı olmadığına dikkat çekti.

“TRAKYA STRATEJİK GIDA DEPOMUZ”

Trakya’nın Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden biri olduğunu vurgulayan Polat, enerji faaliyetlerinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin de hesaba katılması gerektiğini söyledi.

“Trakya toprakları kuru tarımda bile buğdayda ortalama 600 kg, ayçiçeğinde 300-400 kg verim sağlayan stratejik gıda depomuzdur.”

Polat’a göre sondaj sahaları, yollar ve boru hatları nedeniyle tarım topraklarının parçalanması üretim kapasitesini etkileyebilir.

“Alanlar kirlendiğinde tarım yapılamaz. Yollar, şantiyeler, boru hatları nedeniyle tarım toprakları elden çıkacaktır.”

Acele kamulaştırma kararının kapsamındaki taşınmazların arasında tarım arazileri, meralar ve orman alanlarının da bulunduğuna ilişkin haberler yayımlandı.

“SU VE TOPRAK ESKİ HALİNE GETİRİLEMEZ”

Polat, enerji üretimi ile çevrenin korunması arasında kurulacak dengenin Trakya’nın geleceği açısından belirleyici olduğunu savundu.

Kaya gazı faaliyetlerinin yalnızca çıkarılacak gaz miktarı ve ekonomik getirisi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Polat, özellikle yeraltı suyu, tarım toprağı, atık su ve deprem riski başlıklarının birlikte ele alınması çağrısında bulundu.

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi