Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tefrikamın önceki yazılarında, çoğunlukla şehir planlamasının trafiğin hızına etkisinden bahsetmiştim ancak sosyal yaşantımızdaki etkisine pek değinmemiştim. Bu yazımda, ağırlıkla sosyal yaşamımıza etkisinden bahsedeceğim. İyi bir şehir planlaması, şehirdeki yurttaşların psikolojik ve fiziksel sağlığına büyük katkılar sağlayabilir.
Sabah kalktığınızda, birbirinin tıpkısının aynısı evleri ve kaldırımı bile olmayan asfalt yolları görmek; işe giderken hiç kimse ile iletişim kuramamak insanları hayattan bezdiriyor, moralini bozuyor. Oysa işe gitmeden önce egzoz gazlarının olmadığı bir havada, sokak hayvanlarının, gençlerin, dolaştığı kaldırımlarda yürümek; küçük çocukların okuluna bisiklet ile gittiği sokaklar, ufak işletmelerin bulunduğu mahalleler, pasajlardan geçmek; tanıdıklara selam vermek ne kadar güzel olurdu…
Yaya ve bisiklet trafiğinin yüksek olduğu bölgeler, sokak sanatları, seyyar satıcılar ve bir sokağı ‘canlı’ hissettiren diğer şeyler barındırabilir. Araba-merkezli sokaklarda canlılık belirtisi gösteren şeyler, insanlar arabanın yoluna çıkmasın diye kaldırılıyor.
***
İyi şehir planlaması, insanların moralini düzeltiyor. Güne, neşe ile başlamasını sağlıyor. Ulaşım esnasında, stres olmamızı değil; yaşamın stresinden kurtulmamızı sağlıyor. Araç sürmek, ülkemiz gibi şehir planlamasının kötü olduğu bölgelerde stresli bir eylem. Bir yerden bir yere gitmek için araba sürmek zorunda kalan ama araba sürmekten nefret eden birçok insan, trafikte magandalık yapıyor ve bunun acısını bütün herkes çekiyor. En çokta araç sürmekten zevk alanlar.
Bu stresten kurtulmanın yanı sıra, doğru şehir planlamaları insanların fiziksel sağlığını da olumlu etkiler. Hepimiz, yürümenin ve bisiklete binmenin sağlımıza yararlı olduğunu biliyoruz. Bunu destekleyen araştırmalar da bulunuyor.
***
Bazıları, çözümü elektrikli arabalarda arıyor ancak ben elektrikli arabaların bir çözüm olduğunu düşünmüyorum. Tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik elde edilirse, içten yanmalı motorlar yerine elektrikli motorlar toplu taşıma için avantajlı olabilir ancak kişisel kullanım için her türlü sakıncalılar.
Ekolojik sorunlardan başlayalım, elektrikli arabalar çevreci olduğunu iddia ediyor ancak bu tamamen bir göz boyama. Dizel jeneratörlerle beslenen bir elektrikli araba şarj istasyonunda, çevrecilikten bahsedilemez. Bazı durumlarda (Özellikle uzun süreli kullanımlarda.) içten yanmalı motorlara sahip arabaların daha çevreci olduğunu gösteren raporlar da bulunuyor.
Elektrikli arabaların bir diğer ve en büyük sorunu ise; bu tefrikadaki tüm yazılarımda bahsettiğim, şehirlerimiz için büyük bir zarar olan araba-merkezliliğe teşvik etmesi. Herkes elektrikli arabaya geçerse, yine araba-merkezliliğin getirdiği sorunlardan kurtulamayacağız.
***
Değerli okurlarım, psikolojimizi bile etkileyen araba-merkezlilik; üç beş elektrikli araba ile çözülemeyecek kadar büyük bir sorun. Bu sorunun tek çözümü, iyi planlanmış bir şehir trafiği inşa etmek. Bir dahaki yazımda, “Bu tefrikamdan neler çıkarmanız gerektiğinden bahsedecek ve motorlu araç tutkunlarına bir not bırakacağım.” takipte kalın!
Devamı haftaya…
Tefrika: 6/8