Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bizim dünyaya bağlanmamızı sağlayan şey nedir? Bu soruyu sorduğumda, birçok cevap alacağımdan eminim. Bu cevaplar arasında, internet diyenlerin sayısı bir hayli fazla olacaktır. Birçoğumuzun aklına, yollar, sınırlar, denizler yerine internet geliyor. Günümüzün dünyası, yollarla değil kablolarla birbirine bağlanıyor.
Bizim, dünyaya bağlanmamızı sağlayan 3 tane şirket var. Bir tanesi, 2017’de devletleştirildi ancak hala özelleştirilmesinin sorunlarını çekiyor. Bir tanesinin, en büyük hissedarı Varlık Fonu. Diğeri ise, tamamen özel.
Bu şirketlerin hiçbirini, devlete ait olarak göremiyorum. Bence devlete ait olan şirketlerin, kar amacı gütmemesi ve ne olursa olsun gelişmeleri gerekli. Gelişmesi için gerekli olan bütçenin, zengin iş insanlarından ve sektöründeki şirketlerinden alınan vergilerle sağlanması gerekli. Gerçek ise, bunun tam aksi. Devlete ait olduğu iddia edilen şirketler, özel şirketlerle aynı açık pazarda rekabet ediyor ve kar etmeye çalışıyor.
Ülkemizde, internet hızlarının gelişememesinin en büyük sebebi bu. Bu üç şirket, bir şekilde benzer fiyatlarda, bizlere benzer hizmeti sunuyor. Tekel haline gelen bu üç şirket, “Bizden başka seçenekleri yok.” fikriyle hiçbir şekilde gelişmiyor. Yıllar ilerledi ancak ülkemizdeki teknoloji, pek ilerleyemedi. Avrupa’da internet hızları sıralamasında, 32Mbps ile sondan ikinciyiz. Avrupa’nın en iyi internetine sahip olan ülkesi Danimarka’da ortalama internet download (karşıdan yükleme) hızı 279Mbps (Kaynak: www.cable.co.uk).
Bu şirketlerin, gerçek manada devletleştirilmesi ülkemiz için çok büyük avantajlar sağlayacaktır. İlk olarak, bu 3 şirketin toplam gelirleri; 148 Milyar Türk Lirası. Bu para ile yaklaşık 37 000 okul yaptırılabilir. Bu üç şirketin, (en azından yakın gelecekte) tam anlamıyla devletleştirileceğini düşünmüyorum. Yine de, bir devletleştirme ile ülkemizin okul sorunun çözülebileceğini bilmek; devletleştirmeyi desteklemek için başlı başına bir neden.
Tam manasıyla devlete ait bir telekomünikasyon şirketinin, ülkemize sağlayacağı bir katkı da kuşkusuz internet hızlarını arttırması olacak. Kar amacı gütmeyen, sadece zenginden aldığı ile gelişmeyi planlayan bir telekomünikasyon şirketi, ülkemizdeki internet hızlarında büyük artışlar sağlayabilir. Hem de, kar amacı gütmediği için bu avantajları, çok çok daha ucuz fiyatlara sağlayarak daha erişilebilir hale getirebilir. Devletleştirmenin bir diğer faydası, üç şirketten oluşan tekel piyasasının kırılması olacak. Özel şirketler, serbest piyasanın aksine tekelleşmek yerine devlet şirketleriyle rekabet edecekler. Bunu, bazı kişiler haksız rekabet olarak görebilir ancak ben birkaç kişiye ait bir şirketin kaybetmesini çok umursamıyorum. Bence, halka ait bir şirketin kazanması çok daha önemli.
Tamamen devlete ait bir telekomünikasyon şirketi, büyük bir hayal ancak ülkemizdeki çağdışı internet altyapısının tek çözümü. Umarım yetkililerimiz, bu tekel sorununu çözecek hamlelerde bulunur. Bizde, gazete köşelerinden başarı hikâyeleri olarak anlatırız.