Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bazı şeyleri konuşmamız gerekli, dile getirmemiz gerekli.
Önemli meseleler bunlar.
Susuyor, sessiz kalıyoruz.
Belki de sesimizin kısalacağını düşündüğümüz için susuyoruz.
Bazen diyoruz ki “Bu kadarı da olmaz.”
Sonra da, “Bu kadarını da yapmışlar, bunlardan beklenir.”
Herkes, her işletme…
Eğer O’nun hoşuna gitmeyen şeyler yaparsanız, bir gün siz bile “puf” olabilirsiniz.
Birkaç hafta konuşulur, “__kişi ismi__ yalnız değildir!” sloganlarını görür ve gündemin yoğunluğunda yok olabilirsiniz.
Aslında, özgür bir ülkeyiz.
Terörist başına özgürlük sloganı atabilirsiniz ama kadınların özgürlüğünü savunamazsınız.
Saçınızı tas kafa yapıp, ortalıkta kargaşa çıkarabilirsiniz ama barışçıl protestoları bile yapamazsınız.
Taksim’de “şeriat istiyoruz” diyebilirsiniz ama “Yaşasın 1 mayıs!” diyemezsiniz. Ana dilinizde hiç diyemezsiniz.
Bir işçiyi “iş kazasında” öldürebilirsiniz ama işçiyseniz, hakkınızı arayamazsınız.
Doktor dövebilirsiniz ama randevu alamazsınız.
Bir hayvanı katledebilir ama sevemezsiniz.
Her sebepten ötürü suçlanabilirsiniz, haksız konumuna düşebilirsiniz; görüşleriniz, etnik kimliğiniz, cinsel yöneliminiz, giyiminiz, dini inancınız ya da sadece gariban olmanız.
Bir suç işlemenize gerek yok, görüş belirtmenize bile gerek yok. Sıra her an size gelebilir.
Kısacası, düşüncelerimizi söylemekte özgürüz. Söyledikten sonra…