Reklam

Kıbrıs Seçimleri

Yayınlama: 21.10.2025
A+
A-
KKTC’de seçimler sonuçlandı. Seçimi, %62 gibi inanılmaz bir oy oranıyla Tufan Erhürman kazandı. Halkın büyük bir kesimi, açık ara farkla güncel cumhurbaşkanını destekliyor. Eski başkandan ise pek memnun olmadıkları açık ve net. Sayın Erhürman, Kıbrıs meselesinde konfedere devlet yönetimini savunuyor. Yani adanın kendi içinde iki ayrı federasyon, dış işlerde ise tek devlet gibi işlemesini istiyor. Ayrıca hem KKTC’de hem de Kıbrıs’ın güneyindeki Rum Yönetimi’nde iki bağımsız parlamento; bunlara ek olarak da her iki bölgeden de temsilcilerin olduğu ayrı bir Kıbrıs Parlamentosu kurmayı amaçlıyor.
***
Kıbrıs’ın iç işlerine karışmak, ne bize ne de diğer ülkelere düşmeli. Tabii ki bu konuda görüşlerimizi belirtir, fikirler öne sürer, tartışırız ancak Kıbrıs’ın geleceğine, Kıbrıslılar karar vermeli. Bu durum, hem bizler hem de Amerika, İngiltere gibi emperyalist devletler ve bu emperyalist devletlerin uşakları için de geçerli. Kıbrıs’ta bağımsız ve birleşik bir devletten bahsedeceksek, bu devlet dışardan ısmarlama değil halkların onayı ile olmalı.
Okurlarımın büyük bir kısmının gençlerden oluştuğunu düşünüyorum, bu yüzden ben de dahil birçoğumuz; Ecevit döneminde yapılan Kıbrıs Barış Harekatı devam ederken daha dünyada değildik. Günümüzde, Kıbrıs Barış Harekatı çarpıtılarak, Kıbrıs’ta tekrardan Türkiye Devleti’nin silahlı mücadele etmesi gerektiği savunuluyor. Bu tamamen anlamsız.
O dönemde Kıbrıs, tamamen Rum yönetimindeydi. Pek çok kaynağa göre, bölgedeki Rum otoriteler Türklere zulüm uyguluyordu. Şu an bile sorsanız, inkar edeceklerini düşünmüyorum. Karaoğlan Bülent Ecevit, Kıbrıs’a herhangi bir emperyalist devletin aksine, pazar arayışından ötürü asker göndermedi. Orada yaşayan Türklerin ve diğer azınlıkların zulüm görmesini engellemek ve refaha kavuşturmak için çıkartma yaptı. Kıbrıs Barış Harekatı, tamamen insani gerekçelerle yapılmış ve olması gereken bir olaydı.
Barış Harekatı, bölgedeki İngiliz ve Yunan emperyalizmine karşı bir savaş niteliğindeydi. Kıbrıs’taki Türkler, bu harekat ile Kıbrıs’ın yönetiminde söz sahibi oldular. Tabii Yunanlar, biraz da diğer devletlerin gazıyla, hemen mağdur rolüne girdiler. Çarpıtmalar, iftiralar ve sahte belgeler ile 1974 Türkiye’si zor günlerden geçti. Ambargolar, hep bu çarpıtmaların ve Ecevit’in, Kıbrıs’taki Türklerle beraber emperyalist devletlerin çıkarlarının aksine tavır takınmasının sonucuydu.
Şunu da unutmamak gerekli ki, bugün iki devleti savunan kitleler, o dönemde “Amerika bize ambargo uygulayacak!” diye bas bas bağırıyor, “Türkiye kaybedecek, bu çıkarma gereksizdir.” diye gazetelerde naralar atıyordu. O dönemde emperyalist devletlerin çıkarlarını savunup, bölge halkının görüşlerini umursamayanlar, bu dönemde de aynısını yapmaya devam ediyor. Ellerinde olsa, Kıbrıs’taki demokrasiyi de tanımayıp oraya da kayyum atayacaklar.
Milliyetçilik, iki tarafa da yaramayacak. Kıbrıs’ın, Ecevit’in harekata adını verdiği gibi “barış”a ihtiyacı var. Ranttan, inkardan ve çıkarcılıktan arındırılmış bir barış…
***
Kıbrıs halkının kendi kaderini tayin etme hakkına saygı duymalıyız. Diğer devletler müdahalede bulunmadıkça ve Kıbrıs’taki Türkler zarar görmedikçe, saldırgan politikalar izlemek sadece sürece zarar verecek. Seçimlerde halkın güvenini kazanan Tufan Erhürman’ı tebrik ediyor, herkes için en iyisini umuyorum.
Marka Flower Çiçekçi