
Sizlere hiç oldu mu? Bana çok fazla oluyor. Bir arkadaşınız ile buluşma ayarlıyorsunuz. Saati ayarladınız, kişileri ayarladınız, sıra geldi buluşacağınız yere, onu bulamadınız. Şehrimizde, hele ki gençlerin, buluşacakları ve kafalarını dağıtacakları, hayatın monotonluğunu bir kenara bırakıp, eğlenecekleri yerlerin sayısı çok az. Bu tarz, evinizin ve işyerinizin dışında rahatlayabileceğiniz, kafa dağıtacağınız, kamuya açık alanların bir ismi var.
“3rd place” deniyor bu alanlara. Türkçe’ye, üçüncü mekân olarak çevrilebilir. Giriş bölümünde de bahsettiğim gibi, üçüncü mekanlar; aklınıza gelebilecek, eviniz (Birinci mekan) ve işyeriniz (İkinci mekan) dışındaki, her buluşma yeri olabilir. Spor salonu, skatepark, mezarlık, kütüphane, meyhane, alışveriş merkezi, Cami, berber, Kilise, çeşmebaşı hiç farketmez. Kafanızı dağıtabileceğiniz, sosyalleşeceğiniz ve vakit geçireceğiniz her yere, üçüncü mekan denir. Sokaklar ve caddeler, üçüncü mekan olarak nitelendirilemez. Bu yüzden, çarşı ve Muratlı Caddesi üçüncü mekan olmuyor. Onlar, üçüncü mekanlara ulaşma yerleri. Eğer, “Çarşıdaki bir dükkan, üçüncü mekan kategorisine girer mi?” derseniz. Evet, dükkanlar ve cafeler üçüncü mekanlardır.
Üçüncü mekân terimi, ilk defa sosyolojist-yazar, Ray Oldenburg tarafından, “The Great Good Place” (Efsane iyi bir mekân) adlı, 1989 basım kitapta kullanıldı. İngilizce biliyorsanız, okumanızı öneririm, güzel bir kitap.
Üçüncü mekânların ne anlama geldiğini öğrendiyseniz, şimdi onlar hakkında Süleymanpaşa’dan popüler örnekler verelim; İki AVM, sahil, Alkaya Sahil, skatepark, Hürriyet’teki Süleymanpaşa Belediye Parkı, Cengiz Topel Meydanı, Büyükşehir Belediyesi Kent Ormanı ve Mesire Alanı, bu kadar. Aklıma geldiğince, bütün ilçedeki üçüncü mekanları saydım sizlere.
İlçemizin bir eksiği ise, bu saydıklarımın dışında, popüler bir yerin bulunmaması. Saydığım mekânlara da, ulaşımın zor olması. Hele ki öğrenciyseniz, geçmiş olsun. Şehir içinde, otobüs ile bir yerden, bir yere gitmek ve evinize geri dönmenin bedeli, 20TL. Otobüse binmeyip, yürüyerek gidebileceğiniz, yerler ise kısıtlı. Özellikle arabası ya da motoru olmayan gençler, otobüs fiyatlarından pek memnun değil.
Tek çare otobüs fiyatlarını indirmek ya da petrol fiyatlarını düşürmek değil tabii ki. Elektrikli arabalar ise hiç değil. Üçüncü mekan eksikliğinin en etkili çözümü, Hollanda başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin büyük bir kısmında, olduğu gibi bir şehir planlaması.
*** Şehrimizdeki planlama, üçüncü mekanları birbirlerine çok uzak düşürüyor. Daha da kötüsü, birçoğunun sadece motorlu araçların gideceği, düşünülerek tasarlanmaları. Birçok üçüncü mekan, yerleşim yerlerinden çok uzakta. Yerleşim yerlerine, okullara ve iş yerlerine yakın olanlar ise tehlikeli durumdalar. Tehlikeli insanların bulunabileceği, yerlere de gitmek istemiyorsunuz doğal olarak. Motorlu bir aracı olmayan gençler, evlerine kapanıyor. Üçüncü mekanlarda, sosyalleşemiyor. Motorlu araç alma yaşına geldiklerinde ise, üniversite geliyor. Üniversite bitince de geçim derdi. Sosyalleşmeden, bir ömür geçiyor, gidiyor.
Üçüncü mekanların, az gözükmesinin sebeplerinden bir diğeri ise, bu mekanların ücretleri. Ulaşmaya verdiğiniz parayı geçiyorum. Ülkedeki hayat pahalılığı ve enflasyon yüzünden, çoğu genç ücretli mekanlara gidemiyor. Nasıl gidelim, Amerika’da evsizlerin beslendiği, restoran zincirlerindeki yemeklerin fiyatları, bizim ülkemizde 3 rakam ile tabir ediliyor.
Üçüncü mekanların; sayısının az olduğu, ulaşımı zor olduğu, ücretlerinin çok olduğu, güvenli olmadığı, sessiz olmadığı, eğlenceli olmadığı, iyi tasarlanmadığı sürece, daha çok sorunlar ile karşılaşacağız. Gençler, üçüncü mekanlarda sosyalleşemedikleri için, sosyal medyada sosyalleşecekler. Kimseye bir alternatif sunmadan, değişim yapamazsınız. Sosyal bir gençlik görmek istiyorsak, bizim sosyalleşmemizi sağlayacak yerlerin, yapılması gerekli. Sosyalleşecek yer yok ise, sosyalleşecek gençte yoktur.