Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ’ın en eski mahallelerinden birisi olan Ertuğrul Mahallesi, Vali Konağı Caddesi üzerinde tarihi bir köşk var: Sarı Köşk. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından onarılmakta olan bu köşkün konumu itibariyle şehrin sosyal, kültürel yaşamına “CAN “ katacak bir yerde oluşu, düşündürüyor ve heyecanlandırıyor insanımızı.
Sarı Köşk daha önceleri Kültür Müdürlüğü bünyesinde çeşitli sergi açılışlarında, etkinliklerinde kullanıldı. Aynı zamanda bulunmuş olduğu cadde, bir yerde müzeler caddesi olmasını yanında, Sarı Köşk’ün bir yönü de sahile, Atatürk Bulvarına bakıyor.
Sarı Köşk’ün yanından geçen Aşk Merdivenleri, sahil ile Ertuğurul Mahallesi, yani şehir ile kurulan bir bağ, bir köprü niteliğindedir…
Biraz şehir sevgisi, biraz da gezen görenlerle konuşunca şehrimizin insan sosyalliklerini yanında, İstanbul gibi devasa kalabalıklardan turizm payı alamamanın acı türküsünü söylüyorlar.
Son yıllarda İstanbul, kültürel ve sosyal alanların yanında daha birçok alanda büyük atağa kalktı. Özellikle şehir aydınları, entelektüeller milli duygularımız onurlandırmanın yanında, insanlığa miras gibi yatırımlar, hizmetler sundular.
Bu hizmetlerden bazıları şunlardır; Sabancı Müzesi, kırk dokuz yıllığına ülkemizin hatta insanlığın faydalanacağı bir mekân olarak düzenlendi. Pera Müzesi de öyle, Salt Galada, Modern Sanat müzeleri de öyle.
Bu yerlerin müze olduğuna bakmayın sakın! İçerilerinde her türlü sosyalliğin, kültürel etkinliğin yapıldığı şehir mekânlarıdır. Kafeleri, lokantaları, kitap satış yerleri, kütüphaneleri, süreli ve süresiz sergileriyle insana ve insanlığa muhteşem katkılar veren doyulmayacak mekânlar…
Pera Müzesi en çok uğradığım, eğlendiğim, bilgilendiğim yerlerin başında geliyor. Hep hayalimde böyle bir mekân, buna benzer yer de şehrimizde açılamaz mı? Özellikle Sarı Köşk gibi harika bir binanın Pera Müzesi gibi hizmet vermesi düşünülemez mi?
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından onarımının sonuna gelinilen Sarı Köşk’ün neredeyse her gün yanında geçerken bu Pera Müzesi hayaliyle yoğrulup durdum…
Tam da,Sarı Köşk yazısını kaleme aldığım zaman diliminde,Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Albayrak’a Pera hatırlatması yapacağım sırada telefonum çaldı. Arayan, Kadir Albayrak’tı. Sesindeki heyecan tam manasıyla bir müjdenin habercisi gibiydi.
Konuşması başlar başlamaz Sarı Köşk’ün bitmek üzere olduğunun haberini verdi. Bitimine çok az kaldığını, Haziran ayında açılacağını hatırlatınca şaşırdım. Yazmış olduğum Sarı Köşk’ün taptaze haberleri birinci elden sunulmaktaydı. İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Dilşat Ergin ile görüşmemi ve ondan sonra kendisine dönmemi söyleyince hemen telefona sarıldım. Dilşad Hanımı aradım.Dilşad Hanım da çok heyecanlı bir sesle bilgi verdi.
Konumuz Sarı Köşk. Gelinen nokta ve Sarı Köşk hakkındaki düşünceler konuşulduktan sonra tekrar, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Albayrak’a döndüm. İyice netleşen Sarı Köşk bilgileri sonucu Başkan Kadir Albayrak’a;
—Başkanım buna müjde diyebilir miyiz?
—Diyebiliriz. Şehir halkımız için çok kullanışlı, deniz manzarası, tarihi anılarıyla çok önemli bir yeri daha, Tekirdağ’a kazandırma bahtiyarlığı içindeyiz…
Sarı Köşk tam olarak Pera Müzesi gibi çok işlevli olmasa bile Pera’ya yakışır ve yakın bir hizmette bulunacağını bizzat Başkan Kadir Albayrak’ın ağzından dinledim. Alt katın, Sosyal Tesis, orta katın: Sergi Alanı ve üst katın da Başkanın misafirhanesi olarak kullanılacağını duyduktan sonra sevincimi görmeliydiniz…
Ölüm uykusuna yatmış bir şehrin kalbinin tekrar çalışması gibi değerli bir düşünce, kazanım ve hizmet, Ertuğrul Mahallesi Sarı Köşk’te Haziran ayı ile birlikte başlayacak. Ön kısmı denize bakan, bahçesinden merdivenlerle köşke çıkılacak olan yer, tam manasıyla halkın ihtiyacı olan beslenme, dinlenme, eğlenme alanı olacak…
Tekirdağ 135 km sahil şeridi, eşsiz dağları ve ormanları ve öyküleriyle eksik olan parçalarını bir bir tamamladıkça, eninde sonunda hak ettiği yere, ülkemizin ve dünyanın adından söz edileceğe yere gelecektir. Biraz daha hızlı hareket etmek gerektiğine inanarak, böyle değerli bir mekânı, şehrin küskün, buruk, hüzünlü insanı için harika bir armağan, dışarıya çıkma nedeni olarak daha şimdiden kutluyorum…
Ulaşılan her düş, uygar şehirlerin geldiği yerlere biraz daha yakınlaştıracak Tekirdağ’ı. Şimdi daha adını pek anmıyoruz ama artık ŞEHİR TİYATROLARINI, ŞEHİR OPERA BİNASINI da SARI KÖŞK gibi yerlerimiz tamamlandıkça konuşmaya, istemeye başlayacağız…