DOLAR
EURO
GRAM ALTIN
ÇEYREK A.
BITCOIN
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava

ANNA KARENİNA

Yayın Tarihi: 21 Eylül 2024 | Son Güncelleme :

21 Eylül 2024 - 16:26

ANNA KARENİNA

     ( İnsan Tek Başına…)

“İnsan tek başına Tanrıyı anlayamaz…” Buradan yola çıkan Tolstoy, insanın diğer insanlara ve öğreticilere, eğitimcilere her zaman ihtiyacı olduğunu ve bir gelişme sağlanacaksa, o işin aşkla yapılarak olacağını o büyük eserinde, sadece etrafına değil insanlığa anlatır…

Yapaylığa ve tüketime boğulmuş 21.yüzyıl insanı, bir taraftan da uzayda yerleşik hayat için gün sayan bilim dünyası… Ne kadar tezat görünse de, yıllarca göçler, savaşlar, kıtlıklar yaşamış büyük insanlık, şimdi de bir şeyi bol bulursa, bolluğun keyfini çıkartmak için her türlü savurganlığı yapmaya sosyolojik olarak yazgılıdır dersem yanlış olmaz…

Bir lokma, bir hırka, hiçbir genç insan için anlam ifade etmez. Belki de saf inanç, felsefe, tarih içinde olanlar anlayabilir, saygıyla yaklaşır bu tür yaşam felsefelerine. Olduğu gibi sahiplenmemiz de gerekmez… Ama anladığımız, önemsediğimiz, içselleştirdiğimiz her türlü öykü, geçmişin izlerini, felsefesini taşıyan sözler, yaşama ait birçok kaybı çok önceden önleme becerisi sağlar…

Tarih bilimi, dinler tarihi, masallar, mitler ve klasik eser haline dönüşmüş dehaların mirası olan şeyler; bizi sefillikten kurtarmak isterler; şartlar nasıl olursa olsun…

Anna Karenina’nın bize öğrettiği saf aşk, bütün koşulları nazikçe bir tarafa bırakır. Kendini sevgiliye adayan genç, güzel ve zarif bir kadın… Garantici bir yaşam özlemiyle yanıp tutuşmuş olsa, genç ve güzel bir kadın için her türlü konfor, rütbe onu çok seven kocası tarafında var.

Psikolojik açıdan her türlü horlanmayı, çok sevdiği çocuklarından ayrı düşmeyi dahi aşkı için kabul eden kadının sonunda, sevgili tarafında bulduğu karşılık, tam da klasik eserlerin insanlığa sunacağı bir hediye, bir öğreti-kanon…

“Sadece ihtiras ve yükselme hırsı, onun ruhunda bundan başka bir şey yok!”

İnsanın, toplumların olduğu her yerde yapaylık kol gezecek; kaçınılmaz bir gerçek… Biraz makyaj, biraz rol ve hırs; kim bilir kaç Anna Karenina’yı daha rayların üzerine, hiçliğe savuracak.

Anna Karenina’nın son sözleri:

 

—Neredeyim, niçin? Tanrım beni affet!” Bu kadar… Büyük eserin biricik kahramanı, bir yerde bütün kaybedenler için o değerli soruyu sorar:

 

—Neredeyim? Niçin? Bu soruları sormak için kaç okul bitirmek gerekir? Hangi rütbeleri, koltukları kazanmak lazım?

 

Klasik eserlerin tamamı bir okuldur. İster kitaplar, ister filmler, tiyatro oyunları, operalar veya öyküler…

 

Sadece okuma bilmek bile yeterli olabilir; zihinsel ateş yanmışsa, değişim ve dönüşüm aşkı başlamışsa, her yıl, bir ömür boyu sınıf geçmeye başlamışsınızdır…

 

Tolstoy’un son saatlerinde, son sözleri nedir acaba? Cenin pozisyonunda “Anna Karenina öldü!” der, büyük eserin büyük yazarı; her canlının ölmeye muhtaçlığını, en vazgeçilmezin vazgeçilir olduğunu anlatan son sözler…

YORUM ALANI

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.