DOLAR
EURO
GRAM ALTIN
ÇEYREK A.
BITCOIN
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava
Google News

DEVLET, KİMİN DEVLETİ?

Yayın Tarihi: 30 Ocak 2025 | Son Güncelleme :

30 Ocak 2025 - 12:02

DEVLET, KİMİN DEVLETİ?

Bizim millet her zaman devletine sahip çıkmış, ona her zaman sadık kalmıştır ama zaman olmuş, yönetenler bunun değerini bilememişler ya da bilmezlikten gelmişlerdir.

Nitekim devleti için “ebed-müddet” diyen, yani “ebediyen devlet” diyen odur ama ne yazık ki içinden geçmekte olduğumuz şu son yıllarda bu inançtan uzaklaşmakta olduğu gözlenmektedir.

Bunda da pek haksız sayılamaz. Zira şöyle sorularla karşıkarşıyadır:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatandaşlarının tamamının devleti midir, bir kesiminin mi?

            Eğer tamamının devleti ise neden bütün soruşturmalar, operasyonlar, gözaltılar, açılan davalar, yapılan tutuklamalar sadece muhalif kesime yöneliyor da,diğerlerine hiç dokunulmuyor?

Bütün bunlar, bu devlet sanki 84 milyonun değil de,halkın bir kesiminin devletiymiş gibi hareket edildiğini ortaya koymuyor, bu manzara da bir kesimin devlete olan inancının zayıflamasına sebep olmuyor mu?

Oysa Haçlı Seferlerine karşı duran ve hepsini de zaferle sonuçlandıran insanlar bu halkın bir kesimi değil; tamamıydı.

Türklere Anadolu kapılarını açan Malazgirt Meydan Muharebesini zaferle taçlandıranlarbu halkın bir kesimi değil; bütün evlâtlarıydı.

İstanbul’u fethedenlerde bu halkın bir kesimi değil; bütünüydü.

Vatanına ihanet edenleri bir yana bırakacak olursak, İstiklâl Savaşını yapanlar da bu halkın bir kesimi değil; tamamıdır.

Asla şoven duygularla değil; objektif düşünmeye çalışıyorum:

Batılı güçler, yaklaşık 150 yılda bütün Kuzey Afrika ülkelerinin resmi dilini kendi dillerine dönüştürürken, aynı yerlerde yaklaşık 450 yıl hüküm sürdüğü hâlde bir tekinin dahi diline dokunmayacak kadar hümanist davranmış olan devlet, sadece bir kesimin ya da iktidardakilerin değil, herkesin devletiydi.

Kadın haklarını neredeyse tüm Batılı devletlerden önce tanıyan devlet, bir kesimin değil; herkesin devletiydi.

“Hayvan hakları” diye mangalda kül bırakmayanlara karşı evlerin dış duvarlarına kuş evleri monte edecek kadar hayvansever olanları destekleyen devlet, bir kesimin değil; herkesin devletiydi, vs.

Ancak hiç mi kusuru yok bu devlete sahip olanların?

Başta geleni             “Türk’ün aklı sonradan gelir” anlamındaki cümleyle özetlenen kusurdur.

Nitekim bir olay karşısında ne yapacağını hemen düşünemez. Aradan zaman geçtikten sonra anlar ne yapmak gerektiğini ve biraz geç de olsa yapar onu.

O nedenle söylenmiş olsa gerek; “Sessiz atın tekmesi pek olur,” atasözü.

Tıpkı insan gibi, bir millet de zorluklarla pişer. Türk milleti hem de pek çok ateş çemberinden geçmiş, kudretini böyle kazanmıştır. İradesi, sabrı ve sebatı kuvvetlidir. Bu moral değerleri de o ateş çemberlerinden geçe geçe kazanmıştır.

Örneğin iradesinin çalınması karşısında bir süre sessiz ve sabırlı davransa da pes etmez. Vakti gelince başını kaldırmasını bilir.

YORUM ALANI

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.