
( Büyükşehir Başkanı’nın Dikkatine! )
Tekirdağ’ın ismi, öncü bir şehir olacaksa neyle olacağını defalarca dile getiren yazarlarımız, düşünürlerimiz oldu. Hatta şu soruyu sordular; “ Tekirdağ tarım ve hayvancılık şehri midir? Sanayi şehri midir? Turizm şehri midir?”
Turizm şehri olmadığımızı tüm cihan biliyor. Tarım ve hayvancılık şehri olma özelliğimiz de sona ereceği bellidir. Geriye bir tek şey kalıyor; nehirlerimizi, doğamızı kirleten sanayi kuruluşları, sanayi şehri olma üstünlüğümüz ve bu sebeple düzensiz göç aldığımız herkes tarafından biliniyor…
Denizimizlerimiz, dağlarımız var, değerli ve güzel insanlarımız var ama bir türlü dışa açılamıyoruz; niçin? Balıktan, denizden, sosyal ve kültürel yaşamdan uzak bırakılırsa şehir halkı, sadece evlerin dizi izleme, kahvehanelerin oyun salonlarına terk edilirse bu insanlar, her türlü kıpırtıdan uzak kalırlar.
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı olan Candan Yüceer’den halkımız reform niteliğinde sürprizler bekliyor. Altyapı hizmetleri için, zor olanı Kadir Albayrak zamanında atlatan şehrimiz, belediye binası yanında Şehir Tiyatrolarını da öncü sayılacak ilkler arasına yazdırmış bulunuyor. Yeni seçilen çiçeği burnundaki başkanımız ne yapacak? Tamam, yarım kalan hizmetler, yatırımlar yapılacak! Ya reform niteliğinde, insanlarımızın büyük çoğunluğunu heyecanlandırıp umutlandıracak yatırımlar var mıdır?
Şimdilik yaprak kıpırdamıyor gibi görünüyor. Şehrin kalbine girecek, büyük heyecan yaratacak büyük projelerden konuşmuyor, haberdar olmuyoruz. Bolca kutlamalar, belli katılımın olduğu yerlerde fotoğraf vermeler ve boşa geçen zamanlar…
Bir fikir, bir dönüşüm ve belki de bir şehir reformu olacak düşüncemi şehir arşivine, kayıtlara girmesi için not düşüyorum. Tekirdağ Süleymanpaşa niçin Sanatçılar Mezarlığı ve Müzeleri ile öne çıkmasın?
Erkin Koray’ın mezarı Kanada’da, dünyanın bir ucunda Toronto şehrinde bulunuyor. Erkin Koray ile Tekirdağ’ın duygusal bağları, çok fazla anısı var. Doğru, istikrarlı ve sağlam girişimlerle kızı ikna edilip, ilk cesur ve değerli hamle Erkin Koray için yapılabilinir.
Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya, Paris Pere-Lachaise Mezarlığı’nda bulunuyor. Nazım Hikmet’in mezarı Moskova Novodeviç Mezarlığı’nda. Nazım Hikmet’i Türkiye’ye, Tekirdağ’a getirmek imkânsız gibi görünüyor…
Bizim şehirlerimizi yöneten başkanların, meclis üyelerinin niçin imkânsız görünen düşleri, projeleri de olmasın? Neden cesaretleri yok? Sadece sıradan açılışlarda, fotoğraf çekim sahalarında mı boy gösterecekler?
Bu şehir bir yerden başlayıp inanılmaz projelerle uyku, gaflet kabuğunu kırmalıdır. Bakın dünyanın canlı olma serüvenine? Kabuğunu kıra kıra yaşamı var etmiştir. Yata yata, uyuya uyuya değil…
Sanatçıların mezarlığı fikri bile bu şehre, ülkemize apayrı bir neşe, heyecan katar. Hadi diyelim ki bazı sanatçılarımızın mezarını şehrimize taşıyamadık. Ya müzelere yapacağınız yüksek kalitedeki bal mumu heykel ve öyküleri? Bunları da yapacak kudretiniz, cesaretiniz yok mu?
Şehrimiz dönüşüme, heyecana muhtaçtır sayın başkanlar! Denizinden, balığından, dağlarından uzak; bihaber bir insan topluluklarıyla sadece yeme-içme mekânlarını hizmet, sosyallik görmek; safdilliktir…