Reklam

      TOLKİEN’İN DÜNYASI: BİR FİLMİ DEĞİL, İNSANI İZLEMEK

Yayınlama: 19.09.2026
A+
A-

 

 

 

Filmleri zaman öldürmek için izlersek hemen biter ve zihnimizde tükenme yolculuğuna çıkarlar. Yok, onları bir okul, bir dost, bir bilge gibi izler, dinler anlamaya çalışırsak; tam olarak bittikleri anda yeniden zihnimizde yaşamaya başlıyorlar.

 

Hobbit üçlemesini yeniden izlerken bende doğan, kökleşen duygu da tam olarak böyle bir şey. Ekranda neler yoktu ki; ejderhalar, cüceler, elfler ve ordular… Görsellik ise korkuyla karışık büyük bir imrenme içine davet ediyordu. Bütün bunların dışında arka planda tam olarak bir okul var. İnsanı insan olmaya davet eden ve hatırlatan bir okul…

 

Thorin Meşekalkan’ın son sözleri saatlerce izlenen, dinlenen, irdelenen okulun özeti gibiydi. Bir ömür boyunca uğruna mücadele ettiği o büyük, ihtişam hazine, ölüm döşeğinde anlamını yitirdi. O büyük ışıltılı görkem, hırs birden insan olmayı seçti. Bir dostluk çıktı ortaya. Bir özür, bir yanılmışlığın en temiz en saf halinin gündoğumu gibi…

 

Bu eserlerin yazarı Tolkien’in belki de güçlü ve merkezde olan felsefesi de budur: Servet, insanı zengin yapabilir; ama dostluk olmadan onu büyük yapamaz.

 

Filmin sonuna doğru duyulan o uzun bronz borunun sesi hâla kulaklarımda. Ve hemen ardından yükselen koronun sesi… O an sadece bir kral uğurlanmıyor, sanki zamanın kendisi dile geliyordu. O ses, bir yenilgiyi değil; onurlu bir hayatın ardından geriye kalan saygıyı, yerleşen kültürü anlatıyor ve aktarıyordu.

 

İyi ve derin sanatın bir özelliği de seyirciye ne düşüneceğini söylemez; onu düş gücüne, zihin gücüne; düşünmeye davet ediyor. Tolkien eserinde de tam olarak bunu yapmış. Sadece kahramanları, başarıyı göstermiyor; onların hırsını da, açgözlülüğüne de, sadakatini de, cesaretini de, merhametini de insan ruhunda ki yerini gösteriyor. Bunlar olmadan insanın bir iç olacağını adeta kazıyor, insan yolculuğundaki insanın zihnine…

 

Bugün, yani 21.yüzyılın ikinci çeyreği yaşanıyorken; çocuklarımızın, gençlerimizin sadece bilgiye değil, sağlam karakter örneklerine de ihtiyacı var. Hep olacak da. Sanıyorum Tolkien’in eserleri de bu yüzden hep güncel kalacak. Kısacası her çağın gençliğine okulunun sınıflarını açmaya devam edecek…

 

Dikkat ederseniz insanlık tarihi boyunca, özellikle son yüz yılda inanılmaz teknolojiler girdi insanın yaşamına. Bundan sonra da durmadan gireceği bellidir. Ama değişmeyen şeyler hep aynı: Dostluk, dürüstlük, fedakârlık ve vicdan…

 

Tolkien’in eserinden yola çıkarak yapılan bu filmleri sadece görsel bir şölen olarak da izlemem mümkündür. İzlenmeli de… Ama ikinci yol daha da değerli; okul ve eğitim yolu…

 

Belki de gerçek hazine, Erebor’un alıntıları değil; bir insanın dostunun elini son ana kadar bırakmamasıdır…

 

Bir insan yanlış yaptığında gerçekten, gönülden özür dileyebiliyorsa, arkasında servetten daha çok güzel hatıralar bırakmışsa; gerçek zenginlik budur. Yüzyıllardır anlatılan, okunan öyküler, masallar, dokunuşlar gibi…

 

Tolkien’in dünyası sır dışı masalları, öyküleri anlatıyor gibi görünse de, gerçeğin böyle olmadığını ikinciye ve ağır ağır izlediğimde bunu anlayabildim. İnsan olmanın, insan kalmanın ve bütün bunların her çağda tekrar öğrenilmesi gereken insan karakterine çok iyi gelecek davranışlar, hissiyatlar olduğunu gördüm…

 

Merak edenler, birkaç günü burada değerlendirmek isteyenler; hangi yaşta, hangi mertebede olursa olsunlar; Tolkien’in dünyasından alacakları bir zenginlik olacağına da yürekten inanıyorum.

 

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi